omurga.gen.tr https://www.omurga.gen.tr Omurga, Omurga Hastalığı Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, omurga.gen.tr Wed, 18 Nov 2015 00:00:00 +0000 Sun, 08 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 Boyun Omurları https://www.omurga.gen.tr/boyun-omurlari.html Fri, 09 Nov 2018 15:57:52 +0000 Boyun omurları, bu uzuv boyun baş ile vücudu birbirine bağlamakla görevlidir. Başımızı destekleyerek dengeli bir pozisyonda tutar. Ayrıca başın aşağı-yukarı ve sağa-sola hareket etmesini sağlamaktadır. Bu baş hareketlerini Boyun omurları, bu uzuv boyun baş ile vücudu birbirine bağlamakla görevlidir. Başımızı destekleyerek dengeli bir pozisyonda tutar. Ayrıca başın aşağı-yukarı ve sağa-sola hareket etmesini sağlamaktadır. Bu baş hareketlerini boyunda bulunan omurlar sayesine yapılabilmektedir. Omurların bağlı olduğu iskelet kemiğine omurga adı verilmektedir. Omurga boyundan başlayarak kuyruk sokumuna kadar devam eden ve vücudumuzun iskelet sisteminin ayakta durmasını sağlayan bir kemik düzeneğidir. Hafif bir ''S'' şeklinde olan omurga, üst üste otuz üç omurgadan meydana gelmektedir. Bunlardan yedi tanesi de boyun omurlarıdır. Bu omurlardan iki tanesi farklılaşarak boynun kafatasına bağlanmasını sağlamaktadır. Boyun omurları arasında bulunan diskler asıl olarak omurların birbirine sürtmelerini engellemektir. Diskler jöle kıvamında bir yastıkçıktır. Disklerin görevi ise, üzerine düşen yük miktarını dengeli olarak alt seviyelerdeki omurlara iletmektir. Boyun omurları vücudumuzda bulunan hareketli omurlar içerisinde en küçükleridir.

Boyun omurlarını diğer omurlardan ayıran özellikler, boyun omurlarında enine çıkıntılarının içerisinde oluşan deliklerden vertebral damarların geçmesidir. Ayrıca boyun omurlarında  omur delikleri üçgen şeklinde ve tabanları önde olup enine çıkıntıların ucu ikiye çatallanmış ve iki tüberküllüdür. Bunlardan en öndeki tüberküle, tuberculum ventrale adı verilmektedir. Arka kısımda bulunan tüberküle ise, tuberculum dorsale denir.

Boyun omurları içerisinde ayrı ve özel karakter gösteren omurlar nelerdir

Birinci boyun omuru (atlas),
bu omura bu isimin verilmesinin en büyük sebebi baş yuvarlağını üzerinde taşıyor olmasıdır. Arka ve ön iki kemerle birbirine bağlanmış ve yan kitlelerden meydana gelmiştir. Atlas omuru, boyun omurları içerisinde en geniş olanıdır. Bu özelliğinin yanı sıra kemerlerle kitleler arasında kalan foramen vertebrae da diğer omurlardan daha büyük olmasıdır.

İkinci boyun omuru (eksen kemik), bu omur cismin üzerinde dikey bir çıkıntı olup, atlasın (birinci boyun omuru) ön kemerinin arka yüzündeki yüzey ile eklem yaparak, bu çıkıntıyı oluşturmaktadır. Bu çıkıntıya kemik dişi adı verilmektedir.

Altıncı boyun omuru, bu omurda enine çıkıntının ön tüberkülü, diğer omurlara göre daha çok çıkıntılı ve kalındır.

Yedinci boyun omuru, bu omur, boyun omurlarının en sonuncusudur. Göğüs omurlarına doğru bir geçit omuru görevini yapmaktadır.
]]>
Bel Kayması https://www.omurga.gen.tr/bel-kaymasi.html Fri, 09 Nov 2018 19:48:54 +0000 Bel kayması, bu hastalığı yaşayan insanların, nasıl bir sorunla karşı karşıya kaldıklarının farkında değiller. O yüzden bel kayması, fazla şikayetle kendini belli ettiren hastalık türlerinden değildir. Kalça üstünd Bel kayması, bu hastalığı yaşayan insanların, nasıl bir sorunla karşı karşıya kaldıklarının farkında değiller. O yüzden bel kayması, fazla şikayetle kendini belli ettiren hastalık türlerinden değildir. Kalça üstünde yer alan kısımlarda ağrılar meydana gelebilir. Bel kayması, omurgadaki kemiklerin birbirinin üstünde arka ve ön tarafa doğru kayması sonucunda ortaya çıkar. Bel kayması bu rahatsızlık halk arasındaki kullanılan ismidir. Kayan omur sonucu sinir sıkışmaları ortaya çıkmışsa, meydana geldiyse bacaktan topuğa kadar uzanan kısımda ağrı şikayetleri yaşamak olağandır. Karıncalanma, hissizlik ya da uyuşukluk gibi sıkıntılar varsa sinirler zarar görmüş olabilir. Uzun süre ayakta kalmakta bel kayması için son derece tetikleyici olabilir. Örnek verecek olursak, gündelik hayatta elimizde olmayan sebeplerden ötürü ayakta kalma durumu yaşıyoruz. Bu nedenden ötürü, akşam vakitlerinde ayak bölgelerinde kramplaşma meydana gelir ve bu belirtiler bel kaymasının tetikliyor olabilir.

Bel kayması belirtileri nelerdir

Bel kaymasının belirtilerini hakkında bilgi sahibi olursak, günlük hayatımızda yaşadığımız ve yaptığımız yanlış hareketler sonucunda bunu bertaraf edebiliriz. Öncelikli olarak bu ağrıların şiddeti öne doğru eğilme olunca artış yaşamaktadır. Arkaya doğru eğilirken ise azalmaktadır. Aynı şekilde bu hastalarda yürürken sürekli bel ağrısı görülebilir ve durmak zorunda kalınabilir. Çok uzun süre ayakta durmak veya akşamları bacaklarda oluşan krampları da bel kayması belirtileri arasında olduğunu bilerek gereken tedbirleri almak gerekir.

Bel kayması teşhis 

Bel kayması olan hastaların genel olarak şikayetleri arasında belde ve kalçada oluşan ağrılar söz konusudur. Öncelikli olarak bel kısımlarında bir ağrı hissedildiği zaman evde bilmeden ve yanlış yapılan egzersiz hareketleri omurgalarda ciddi hasarlar oluşturabilir. Bu hareketler yerine acil şekilde bir doktora görünmek gerekir. Bel kayması şüphesi oluştuğu zaman MR çektirerek ya da hareketli grafi ile teşhisi konulabilir. Öncelikle bu tip durumlarda yapılması gereken en önemli davranış doktora gitmek olacaktır. Farklı şekillerde pozisyonlarda çekilen MR sayesinde omurda kayma olup olmadığı ya da ne kadar kaydığı tespit edilebilir.

Bel kayması karşı cerrahi müdahale ne zaman gereklidir

Ameliyat süreci kararında omurga üzerinde yer alan kaymanın baskısı ve şiddeti cerrahi müdahale için önem taşır. Yakınılan şikayetler ve sızılara göre doktor cerrahi müdahale için gerekli dönem doğrultusunda mutlaka ihtar bulunacaktır. Fakat bilinmelidir ki, ameliyat son çaredir. Gerekli görülen diğer değişik yöntemlerin denenmesi ve sonuç alınamaması sonucunda cerrahi müdahaleye  gerekir. Örnek olarak, yürümede zorluk oluştuğunda, bağırsak kısımlarında işlevsel bozukluklarda ameliyat gerekebilir.   

Bel kayması cerrahi müdahale gerektirmeyecek durumlar

Bel kaymasının teşhisi konulmasının ardından hastalar ameliyat tedavisi yapılmadan önce medikal yani destekçi tedavi uygulanmaktadır. Burada ağrının şiddeti ve oluşan omurga kayması önem arz etmektedir. Doktor hastanın günlük olarak aktivitelerini azaltmasını isteyebilir. Gerektiği takdirde doktor bel korsesi de önerebilmektedir. Bel korsesi ağrının azalmasında, oluşan spazmın giderilmesine kadar yardımcı olmaktadır. Birde bel kısmına yapılan iğneler vardır, bunlara steroid enjeksiyon adı verilmektedir. Fakat iğneler kesin bir çözüm değildir. Sadece o ağrıları dindirmede azıcık olsa bir faydası dokunmuş olur. 

Bel kayması tedavisi

Bel kaymasının tedaviye ilk olarak belde zorlamaya sebep olan, omurga eklemlerinin kırılmasına veya çatlamasına sebep olan durumların ortadan kaldırılmasıyla ve belde zorlamaya yol açan hareketlerin kısıtlamasıyla başlanması gerekir. Bel kayması belirlenen herkesin ameliyata ihtiyacı yoktur. Şikâyetin şiddetli olup olmadığı ve kaymanın ileri seviyelerde olmadığı hastalar için ağrı kesici ilaç fizik tedavi, kilo vererek beldeki yükün az]]> Omurga Vidalama Ameliyatı https://www.omurga.gen.tr/omurga-vidalama-ameliyati.html Sat, 10 Nov 2018 02:29:37 +0000 Omurga Vidalama Ameliyatı: İnsan omurgası 33 tane omur ve daha çok sayıda kemikten meydana gelen çok eklemli ve sıkı bağ dokusundan oluşan bir sistemdir. Kafatası altından başlayarak leğen kemiğine ulaşan karışık mekanizmala Omurga Vidalama Ameliyatı: İnsan omurgası 33 tane omur ve daha çok sayıda kemikten meydana gelen çok eklemli ve sıkı bağ dokusundan oluşan bir sistemdir. Kafatası altından başlayarak leğen kemiğine ulaşan karışık mekanizmalara sahiptir. Kişinin dengede durması için özel bir dizilim sistemi ile çalışan omurga aynı zamanda içinden geçen omurilik ve buna bağlı sinirleri de koruma altına alır. Omurgada meydana gelen kırıklar, içinden geçen sinirlerin ve yakınında bulunan hayati damarların etkilenme tehlikesi sebebi ile diğer kemik kırıklarından farklı bir önemi vardır.


Hangi Durumlarda Vidalama Yöntemi Kullanılır 

Omurga sisteminde oluşan rahatsızlıklarda konservatif denen tutucu tedaviler uygulanır. Bu tedavilerden yarar görülememesi veya bu tedavilerin uygulanamadığı hastalıklarda cerrahi girişimler gerekebilir. Omurga cerrahisinde enstürmantasyon adı verilen vidalama yöntemi çok sık olarak kullanılmaktadır. Omurgaya vida takmak, kemiklerin birbirini taşıyamaz duruma gelmesi sonrasında bir destek olarak yapılmaktadır. Vidalama ameliyatı ile desteğini ve dengesini kaybetmiş omurgaya yeniden sağlam bir yapı kazandırmak amacı vardır. Günümüzde birçok hastalığın tedavisinde yapılmaktadır.
  • Özellikle yaşlılığa bağlı omurga şekil bozukluklarında 
  • Omurilik kanalındaki baskılarda
  •  Omurga tümörlerinde 
  • Çocukluk çağı ve gençlik dönemi omurga eğriliklerinde
  • Omurganın bazı gelişimsel hastalıklarında 
  • Travmaya bağlı kırılma ve çıkmalarda
Bu alanda her geçen gün hasta yararına olan gelişmeler ortaya çıkmaktadır. Vida teknolojisi gelişmesine bağlı olarak yapılabilir olan ameliyat sayısı da artmıştır. 

Omurga Vidalama Ameliyatı Tanı Nasıl Konulur. 

Ameliyat öncesinde iyi bir hazırlık için ayrıntılı tahliller yapılmalıdır. Bilgisayarlı tomografi BT görülemeyen kırıkları meydana çıkarabilir. Manyetik Rezonans görüntüleme ile MRI, omuriliğin ve yumuşak olan dokuların değerlendirilmesinde en iyi yöntemdir. Bu yumuşak doku yaralanmalarının MRI ile ortaya konması tedavi şeklinin belirlenmesinde çok büyük önem taşır. 

Omurga Vidalama Ameliyatı Vida Ameliyatı Nasıl Yapılır. 

Omurgaya vida konulması gereken yer anatomik kısma göre değişmekle birlikte 1 ve 2 mm. hassasiyet ile tespit edilir. Son zamanlarda otomobillerde kullanılan navigasyon sistemleri gibi bütün hedefleri ileri derecede hassasiyet ile gösterebilen sistemler vardır. Bununla birlikte ameliyat sırasında steril şartlarda tomografi çekme imkanı sağlar. Bu sistemler beraber senkronize biçimde çalışmaktadır. Ameliyat sırasında 1 ve 2 mm’lik hassasiyet isteyen vidaların %100'e varan oranda güvenlikte konulması sağlanmalıdır.  Halk arasında platin konulması olarak da bilinen ameliyatlarda, titanyum alaşımlı çok katı vidalar kullanıl. Şu anki cerrahi yöntemlerde güvenlik oranı 5 yıl öncesine göre dahi artmıştır. Son yıllarda vidalama hangi hastaya ne zaman ve ne kadar yapılmalıdır. Sorusu önem taşır. Bunun için ameliyattan önce iyi bir değerlendirme yapılmalıdır. Normal omurgada dahi hassasiyet gerektiren vidalama yöntemi, doğal anatomik yapı özelliğini yitirmemiş hastalarda zorluk derecesi çok daha da fazladır. Genellikle skolyoz ve olgun tip dejeneratif lomber omurga hastası olan kişilerde yapılması gereken işlem daha karışık hesaplamalar ve planlamalar gerektirmektedir. Fakat son yıllarda gelişen omurga stabilizasyon uygulamaları ile daha güvenilir ameliyatlar yapmak sağlanır. 
]]> Omurganın Görevleri https://www.omurga.gen.tr/omurganin-gorevleri.html Sat, 10 Nov 2018 12:07:36 +0000 Omurganın görevleri ; İnsan anatomisine bakıldığında genel itibariyle et kemik kas yağ kıkırdak gibi kısımlardan oluştuğu görülür. Bunlardan omurga, içinde omuriliği barındıran kemik yapıdır. Omurlar birbiriyle eklemlen Omurganın görevleri ; İnsan anatomisine bakıldığında genel itibariyle et kemik kas yağ kıkırdak gibi kısımlardan oluştuğu görülür. Bunlardan omurga, içinde omuriliği barındıran kemik yapıdır. Omurlar birbiriyle eklemlenerek kafatasından kuyruk sokumuna, oradan leğen kemiğine kadar uzanır. Hafif  ' S ' yi andıran eğikliktedir. Omurga boyun 7, sırt 12, bel 5, sağrı 5, kuyruk sokumu 4 olmak üzere 33 omurdan oluştuğu kabul edilir. Omurların içinde omurilik vardır.
Vücudumuzdaki bütün kemikler birbiriyle bağlantılıdır. Bunlar içinde omurga kafa ve sırt bölgesinde bedeni ayağa tutmaya yarar ve esnek hareket etmesini sağlar. Aynı zamanda organlarımızı korur ve içindeki omurilik ile sinir sisteminin iletimini sağlar. Bu nedenle omur veya omurilikte yaşanan bir travma kişinin felç olmasıyla sonuçlanabilir.
 
Omurganın görevlerini sıralayacak olursak:
  • Vücudun eğilebilmesini  sağlar.
  • Vücudu (baş,göğüs, karın) taşır ve ayakta tutar, destekler.
  • İskeletin gövde kısmında olduğu için omurga çok önemlidir.İç organları korur.
  • Omurga sayesinde bir çok hareket yapılabilir.
  • Omurga hayati önem taşıyan omuriliği muhafaza eder.
  • Sadece insanların değil hayvanların da omurları vardır.(insanlarınkine benzer veya farklı özelliklerde)
  • Başımızın hareketi de omurlar sayesinde olabilmektedir.
  • Omurlar yerine göre farklı şekil ve büyüklüktedir.
  • Bir omurga spinoz çıkıntı (tırnak gibi), lamina, pedikül, omurilik kanalı, transver çıkıntı, faset eklem yüzeyi, omur cismi kısımlarından oluşur. 
  • Omurlar iltihaplanabilir, romatizma olabilir, kireçleme olabilir, kalsiyum eksikliği nedeniyle aşınma gibi deformasyonlar yaşanabilir.
  • Bacaklar ve kollar arasında bağlantıyı sağlar.Hareket ve diğer fonksiyonları kol ve bacağa dağıtır.
  • İstemli ve istemsiz olarak beyinden aldığı emri gerçekleştirir.
]]>
Kifoz https://www.omurga.gen.tr/kifoz.html Sun, 11 Nov 2018 11:38:33 +0000 Kifoz, halk arasında kamburluk olarak bilinen bir hastalıktır. Omurganın öne doğru eğilmesi olarak tanımlanabilir. Kifoz hastalığı en çok sırt bölgesinde görülür. Hastaya yan profilden bakıldığında başı göv Kifoz, halk arasında kamburluk olarak bilinen bir hastalıktır. Omurganın öne doğru eğilmesi olarak tanımlanabilir. Kifoz hastalığı en çok sırt bölgesinde görülür. Hastaya yan profilden bakıldığında başı gövdesine göre daha öndedir. Sırt bölgesine yandan bakıldığında ise çıkıntı fark edilir. Bazı kifoz hastalarında bel çukurunda bir artma görülebilir. Fakat bu tür belirtiler birçok hastada elbise üzerinden fark edilmeyebilir.

Erken yaşta kifoz

Kifoz, nadir durumlarda anne karnında gelişim gösteren bebeklerde görülebilir. Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında bebekte omurga büyümesi sırasında oluşum gösterebilir. Omurgaların bazı nedenlere bağlı olarak deforme olması kamburluk yani kifoz başlangıcına yol açabilir.

Bebeklerde kifoz belirtileri

  • Eşit olmayan omuz, kol ve bacaklar
  • Anormal kol ve bacaklar
  • Gövdenin orantısız olması
  • Denge bozuklukları
  • Öne eğilme anında belli olan kamburluk

Bebeklerde bu tür belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir doktora başvurulmalıdır. Erken dönemde teşhis edilen ve gerekli tedavi başlanılan kifoz hastalığında, hastalığın seyri önlenebilir. Uygun tedavi yöntemleriyle omurga eğriliği düzeltilmeye çalışılır. Kifoz hastalığında erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Erken dönemde oluşan kifoz için en etkili tedavi yöntemi cerrahidir. Ameliyat sayesinde hastada oluşan omurga eğriliği normal boyutlara getirilebilir. Bebeklerde kifoz ameliyatı için 1 yaşını beklemek gerekir. 1 yaşını aşan bebeklerde kifoz ameliyatı yapılabilir.

Yetişkinlerde kifoz

Doğuştan var olan eğriliğin yıllar içinde ilerlemesiyle yetişkinlerde kifoz görülebilir. Erken dönemlerde fark edilen ve tedavisi yapılmayan kamburluk derecesi, yıllar içinde daha çok eğrilebilir. Yetişkinlerde görülen kifoz üç farklı tedavi yöntemiyle tedavi edilebilir. Kifoz derecesine göre doktor uygun tedavi yöntemine karar verir. Kifoz tedavi yöntemleri fizik tedavi, kifoz için korse ve kifoz ameliyatını içerir. Tercih edilecek tedavi yöntemi hastalığın derecesine bağlı olarak değişir. Kifoz 50-55 derece arasındaysa fizik tedavi, 55-70 derece arasında ise kifoz korsesi, 70 derece üzerinde olan kifoz içinse cerrahi uygulanır. Derece doktorun yapmış olduğu ayrıntılı muayene ile belirlenir.

Kifoz nedenleri nelerdir

Halk arasında kamburluk olarak tanımlanan kifoz hastalığı, doğuştan ya da sonradan gelişen bazı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Omurga 50-55 derece öne doğru eğilmişse tanı olarak kifoz konulabilir. Nedenleri;

  • Kemik erimesi
  • Omurga kırıkları
  • Omurganın çevresel etkenlere bağlı olarak dejenerasyon geçirmesi
  • Felç
  • İyi huylu tümörler
  • Tüberküloz ve omurga enfeksiyonları
  • Kanser türleri
  • Omurga etrafında oluşan iltihaplar olarak sıralanabilir.

Kifoz ameliyatı nasıl yapılır

Kifoz ameliyatında omurgada var olan eğrilik ense kökünden başlayarak bel kıvrımı altına kadar birbiriyle birleştirilir. Birleştirilen omurgalar blok olacak şekilde düzenlenir. Bu yöntemle uygulanan düzelmenin kalıcılığı sağlanır. Ufak çocuklarda tüm omurgalar iç içe geçirilecek şekilde 2 farklı çubuk kullanılır. Çocuklar gelişimini tamamlayana kadar 6 ay arayla bölgeye yerleştirilen çubuklar uzatılır.

Kifoz ameliyatından sonra hasta 1 gün yoğun bakımda tutulur. 1 gün sonra normal servise alınır ve bölgeye her gün düzenli olarak pansuman yapılır. Ameliyat sonrası hastanın ağrılarını gidermek için ağrı kesici verilir. Hap ve enjeksiyonla ağrılar kontrol altına alınır. Hasta 5 gün hastanede gözetim altında tutulduktan sonra taburcu edilir. Dikişlerin alınması 20 günü bulabilir. Bu süre içinde bölgenin suya temas etmemesi gerekir. Dikişlerin alınmasını takip eden bir hafta sonunda hasta banyo yapabilir

]]>
Omurga Kasları https://www.omurga.gen.tr/omurga-kaslari.html Mon, 12 Nov 2018 10:24:30 +0000 Omurga Kasları, birçok kemiğin birbirine eklenmesiyle meydana gelen kemik dizilerinden oluşur. Omurların bulunduğu noktada kanal vardır ve bunun ortasından omurilik geçer. Düşme, çarpma, vurma, ani darbelerle omurga kasları zarar Omurga Kasları, birçok kemiğin birbirine eklenmesiyle meydana gelen kemik dizilerinden oluşur. Omurların bulunduğu noktada kanal vardır ve bunun ortasından omurilik geçer. Düşme, çarpma, vurma, ani darbelerle omurga kasları zarar görür. Bunun sonucunda kasların çevrelediği alanda ağrı oluşumu başlar.

Omurga kasları sorunları

Omurgaların parçalarına ait omurlar arasında şekil ve ebat bakımından farklılıklar vardır. Yeni doğan bebeklerde omurların benzer özellikte olması olağandır. Gelişme sırasında gitgide artan ağırlık, hareket, gövdede oluşan farklılıklar, omurgaların çeşitli kısımlarına yapışan kasların tesirleri bütünüyle aynı olmadığı için omurga kaslarında genel olarak şekil farklılıkları oluşmasını sağlar.

Omurganın ön cepheden ve arka taraftan bakılmasıyla yana doğru eğiklik görülmesi olası bir durumdur. Söz konusu bu duruma tıpta skolyoz adı verilir. Omurgalar kasların tutulmasını sağlamaktadır. Böylece omurganın belli bir durumda kalması kaslar ve bağlar aracılığıyla kolaylaşır. Kaslar gövdenin dik durmasını ve desteklenmesini sağlar.

Omurga kaslarının zarar görmemesi için ani hareketlerden uzak durulmalıdır. Kaslar arasındaki kan dolaşımı sağlanmalıdır. Her türlü canlıya ait omurga kasları kendine has özelliğe sahiptir. Olası bir kas rahatsızlığı veya tehlikeyle karşılaşıldığında sorunlu bölgeye buz kompleksi yapılması gerginleşen kasların ağrılarını dindirmek için ideal bir çözüm yoludur. Omurga kaslarının gerginleşmesi ilaç tedavisiyle de en aza indirgenebilir. Eczanelerden temin edilen omurga kas gevşetici merhemleri ile oluşan problem ortadan kaldırılabilir.

]]>
Spondiloz https://www.omurga.gen.tr/spondiloz.html Mon, 12 Nov 2018 17:37:54 +0000 Spondiloz; yaşlanma, aşırı yüklenme ya da omurga yaralanmalarının sonucu gelişen kronik dejeneratif-distrofik sürecidir. Spondiloz kelime anlamı ile vertebraların parsiyel olarak yapışması ya da kaynamasıdır. Spondiloz boynunu Spondiloz; yaşlanma, aşırı yüklenme ya da omurga yaralanmalarının sonucu gelişen kronik dejeneratif-distrofik sürecidir. Spondiloz kelime anlamı ile vertebraların parsiyel olarak yapışması ya da kaynamasıdır. Spondiloz boynunuzdaki diskleri etkiler ve yaşa bağlı yıpranma ve yırtılmalar için kullanılır. Bu değişimler daha sonra boyun kemiklerinizi birbirine bağlayan eklemlerde servikal osteoartrit gelişmesinde görülür. Spondiloz en çok 55 yaşın üstündeki kişilerde görülür ve yaşa bağlı olarak ilerler. 

Spondiloz belirtileri: 

Genel olarak boynu etkiler ve ağrı ya da tutulma ile görülebilir. Bunlara ek olarak aşağıdaki belirtiler de görülebilir.
  • Omuz, göğüs ve kol ağrısı
  • Kol, el, bacak ya da ayakta karıncalanma hissi
  • Kol, el, bacak ya da ayakta uyuşma or güçsüzlük hissi
  • Yürümede zorluk
  • Koordinasyon bozukluğu ya da normal olmayan refleksler
  • Mesane ya da bağırsakta kontrol kaybı
Yukarıdaki belirtilere aşağıdaki belirtiler eklenir ise spondiloz için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
  • 48 saat ya da daha uzun süren yüksek ateş
  • Dinlenirken bile geçmeyen ağrı
  • Diz altında uyuşma ve kuvvetsizliğin eşlik ettiği ağrı ve bunun en azından altı hafta sürmesi
  • Konuşmada ve düşünmede zorluk, denge ve görme problemleri
Spondiloz için yapılması gereken testler:
  • Boyun esnekliği değerlendirmesi: Spondilozda boyun hareket kabiliyeti sınırlıdır. Doktor muayene sırasında başınızı 2 omuza değdirir ve boynunuzu bir yandan diğer yana çevirterek kontrol eder.
  • Nörolojik muayene: Spondiloz nedeni ile sinirlerde ve omurilikte herhangi bir basınç oluşup oluşmadığını değerlendirmek için reflekslerinizi kontrol eder.
  • Boyun ve omurilik röntgeni: Filmi inceleyerek kemik ve servikal spondiloz nedeni ile oluşmuş olabilecek anormallikler tespit edilir
  • Bilgisayarlı tomografi ya da manyetik rezonans görüntüleme: Bu yöntem ile röntgenden daha ayrıntılı görüntülere ulaşılarak boyun omurlarında oluşan hasarın derecesi belirlenir. 
  • Miyelogram: Omurga kanalına enjekte edilen boya ile çekilen röntgende omurganın çeşitli bölgeleri daha iyi görüntülenir.
  • Sinir bağlantı muayenesi: Elektrotlar sorun olduğu düşünülen bölgedeki sinirlerin üzerindeki tene yapıştırılır ve sinir sinyallerinin hızı ve gücü sinire verilen küçük elektrik şoku ile test edilir.
Spondiloz için tedavi:

Tedavi süreci spondilo'un derecesine göre değişir mesela basit durumlarda boyunluk takmak, iltihap kurutucu ilaçlar ile ağrıyı azaltmak gibi ya da fizik tedavi sürecine başlamak gibi. Ancak daha ciddi durumlarda askı yöntemi uygulamak, özel egzersizler, kas gevşeticiler, disk ve sinir çevresine kortikosteroit ilaç enjekte etmek gibi. Eğer spondiloz daha ciddi aşamada ise doktor ameliyat ile müdahale etmek isteyebilir ki bir çok insan risklerden dolayı ameliyatı mümkün olduğu kadar ertelemektedir.

]]>
Omurga Ameliyatı Sonrası https://www.omurga.gen.tr/omurga-ameliyati-sonrasi.html Tue, 13 Nov 2018 02:47:59 +0000 Omurga Ameliyatı Sonrası, bir hafta kadar geçtikten sonra hafif derece egzersizler yapılabilir. 2 kiloyu geçmemek şartı ile ağırlık kaldırılabilir. Ameliyat sonrasında hastalar beslenmelerine dikkat etmelidir. İyi bir Omurga Ameliyatı Sonrası, bir hafta kadar geçtikten sonra hafif derece egzersizler yapılabilir. 2 kiloyu geçmemek şartı ile ağırlık kaldırılabilir. Ameliyat sonrasında hastalar beslenmelerine dikkat etmelidir. İyi bir beslenme programı seçilmeli ve uygulamalıdır. Dengeli beslenmeye özen göstermelidir.

Omurga Ameliyatı Sonrasında Yapılması Gereken Hareketler

Yapılacak egzersizler omurga için önemli ve gereklidir. Bu nedenle hastaların ameliyat sonrası yürüyüş yapmaları şarttır. Günlük yürüyüş miktarı 1,5 kilometrenin altında olmamalıdır. Düz ve eğimli olmayan bir yollarda yürüyüş yapılmalıdır. Bunun dışında hastalar yüzme, bisiklete binme gibi egzersizleri yapabilir. Ancak bu tür egzersizleri yaparken hastalar kendilerini çok fazla zorlamamaları yerinde bir davranış olur.

Omurga Ameliyatı Sonrası Beslenme

Ameliyat sonrası hastaların dengeli beslenmeleri gerektiğinden bahsetmiştik. Bu kişiler vitamin desteği almalıdırlar. Bol bol meyve tüketmeleri, kemik ve et suyu tüketmeleri yerinde bir davranış olacaktır. Bu hastaların bol su tüketmesi de yerinde bir davranış olacaktır. Sigara içmemelidir. Eğer hasta sigara içiyorsa bırakması yerinde bir davranış olacaktır.

Omurga Ameliyatı Sonrası Zamanlama

Omurga Ameliyatı Sonrası, ilk hafta hastaların şikâyetleri devam ettiği takdirde doktorlarına başvurmalıdırlar. Ameliyattan bir hafta geçtikten sonra arabayla yolculuk yapabilirler. Kısa yürüyüşlere çıkabilirler. Merdiven çıkabilir ancak çok yorucu eylemlerden kaçınılmalıdır. Gün içerisinde zaman zaman istirahat etmelidirler. Yalnız ev işleri yapmaları tavsiye edilmez. Bağ ve bahçe işleri de yapmamalıdırlar.

Omurga Ameliyatı Sonrası, ikinci hafta yatarken boyunluk takılmamalıdır. Bunun dışındaki zamanlarda boyunluk takılmalıdır.  Bu hafta içerinde ilk haftaya göre yürüme mesafeleri arttırılabilir. Kısa süreli araba yolculuğu yapılabilir. Ancak bu süre 30 dakikayı geçmemelidir. Bunları yaparken hasta ağrı olup olmadığına dikkat etmelidir.

Omurga Ameliyatı Sonrası, Üçüncü hafta 1,5 km yürüyüş yapılabilir. Araba kullanılabilir bu süre çok fazla uzun süreli olmamalıdır. Hastalar artık ev işleri yapabilirler. Ancak bu hastaların yatak konusunda seçimlerine dikkat etmelidirler. Yaylı yatak yerine yataklarının sert olmasını tercih etmelidir. Hastalar ameliyat sonrasında dik bir sandalyeye oturtulmalı bu süre her gün biraz daha uzatılmalıdır. Hasta alaturka tuvalet kullanmamalıdır. Hastalar taburcu olduktan bir hafta sonra banyo yapabilirler. Kesinlikle alkol ve sigara kullanmamalıdır. Cinsel yaşam 1,5 ay kadar ertelenmelidir. Gerekmedikçe 1,5 ay süreyle araba kullanmamaları yerinde bir hareket olacaktır. Bu süre içerisinde doktorun vermiş olduğu ilaçlar kullanılmalı, yaşanacak herhangi bir olumsuzlukta hemen doktora başvurulmalıdır. 

]]>
L1 Omurga Kırığı https://www.omurga.gen.tr/l1-omurga-kirigi.html Tue, 13 Nov 2018 09:53:54 +0000 L1 Omurga kırığı kol ve bacaklara giden sinir uçlarına gelmesi halinde felç yaşanmasına neden olan ciddi bir sorundur. Kırığın meydana geldiği yer ve şiddetine göre değerlendirme yapılır. Genellikle düşmesi ka L1 Omurga kırığı kol ve bacaklara giden sinir uçlarına gelmesi halinde felç yaşanmasına neden olan ciddi bir sorundur. Kırığın meydana geldiği yer ve şiddetine göre değerlendirme yapılır. Genellikle düşmesi kaza, çarpma gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkan L1 omurga kırığı hafif yaralanmalarda çabuk tedavi edilmesine rağmen şiddetli ve derin kırıklarda ise aylarca tedavi süresi sürebilir. Yaşanan deformeler sonucunda felç ya da sakatlık gibi bir sorun görülmese bile ilerleyen yaşlarda omurganın eğrileşerek kamburlaşma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Vücudun dik durmasını sağlayan omuriliği oluşturan eklemler, yumuşak doku bağları ve birbirine bağlı olan 33 tane omurdan oluşur. Bedenin eğilme, bükülme ve istenilen hareketi kolayca yapabilmesini sağlayan omurga kırıklarının oluşması halinde yaşanan ilk sıkıntı hareket edememek olacaktır.

L1 Omurga Kırığı Nerelerde Olur

Omurganın en hareketli bölgesi olan sırt ve bel bölgesinde %70 oranında kırık görülmektedir. Özellikle sporcuların daha sık yaşadığı bu sorunda yanlış ve ani hareketlerin yapılması sonucunda boyun omurlarında da kırıklar meydana gelmektedir. Ayrıca yaşlılığa başlı olarak kemik erimesi ile zayıflayan omurlar düşme ya da çarpma gibi durumlar sonucunda kolayca kırılabilir. Günümüzde omurga kırıklarına neden olan en önemli iki faktör arasında trafik kazaları ve spor kazalarıdır.

Omurga Kırığı Çeşitleri Nelerdir

Kırık, çıkık ve kırıklı-çıkık olmak üzere 3 farklı türü olan omurga kırığı boyun, sırt ve bel ağrılarının şiddetli hissedilmesi tanısı konulur. Bir ya da birden fazla omurun üzerine kaldırabileceğinden fazla yükün yüklenmesi halinde oluşan kırıklara çökme ya da patlama kırığı denilir. Omurlarda bulunan kırıklar omuriliği ve sinirleri zedelediği taktirde felç meydana gelir.  Omurga çıkıkları ise omurga kırığına göre daha ciddi sonuçlar doğurur. Genellikle cerrahi tedavi uygulanması gereken çıkıklarda omurları birbirine bağlayan eklem, yumuşak doku bağlarının kopması ile oluşur.

Belirtileri Nelerdir

Genellikle erkeklerde ve 18-25 yaş arası gençlerde daha sık görülen bu rahatsızlığın başlıca belirtileri arasında bel ve sırtta görülen şiddetli ağrı, kol ve bacaklarda uyuşma, hissizlik idrar kaçırma ve güçsüzlük yer alır.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir

Omurgada oluşan tahribatın önlenerek işlevini görecek hale getirilmesi için çeşitli tedavi yöntemleri uygulanır. L1 omurga kırığında ilk amaç kişinin tam ya da kısmi felç geçirmesi ve kamburlaşmasını önlemektir. Kamburlaşmayı önlemek amacıyla korse ve alçı tedavisi yaklaşık 3 ay süreyle uygulanır. Ayrıca kırığın türüne göre enstrümentasyon, füzyon, vertebroplasti ve kifoplasti gibi farklı yöntemler de uygulanabilir.

]]>
Omurilik https://www.omurga.gen.tr/omurilik.html Tue, 13 Nov 2018 10:59:38 +0000 Omurilik: İnsan  vücut sistemini oluşturan her yapının, vücut sistemleri içerisinde ayrı ayrı vazifeleri bulunmaktadır. Bu yapılardan bazıları ise, vücudun kilit noktalarını meydana getirmektedir. İnsan vüc
Omurilik: İnsan  vücut sistemini oluşturan her yapının, vücut sistemleri içerisinde ayrı ayrı vazifeleri bulunmaktadır. Bu yapılardan bazıları ise, vücudun kilit noktalarını meydana getirmektedir. İnsan vücudunda böyle bir öneme sahip olan yapılardan birisi ise, omurilik ismi verilen ve merkezi sinir sistemi içerisinde yer alan omurga kanalında bulunan bir yapıdır. Bu sistem, yaklaşık olarak 1 cm kalınlığa ve 40 cm de uzunluğa sahiptir. Omurilik, beynin bir uzantısını oluşturmaktadır ve meninks adındaki bir zarla kaplanmış durumdadır. Omurilik yapısını  daha detaylı bir şekilde incelendiğinde ise bu yapının yan taraflarındaki ön ve arka kökte bulunan sinirler, birleşir ve spinal ismi verilen omurlar arasında bulunan deliklerden 31 çift olarak çıkmaktadırlar. Ön kök yapısında bulunan sinirler kas ve diğer organlara hareket emri veren lifler, arka kök yapısında bulunan sinirlerde ise dokunma, temas ve ağrı gibi hisleri barındıran lifler bulunmaktadır. Bu kökler, omuriliğin temel yapısı ve işlevleri bakımından oldukça önem taşımaktadır. Omurilikte bulunan arka köklerde yer alan şişlikler, omurganın yanlarına sinir sistemi türlerinden birisi olan sempatik sinir sisteminin düğümlerini meydana getirmektedir. 

Omuriliğin yapısı nasıldır: 

Omurga sisteminden daha kısa bir yapıdadır. Bu özellik ise omurilikte bulunan alt segmentlerden ayrılan sinirlerin, omurlar arası delikten çıkmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle omuriliğin alt kısmında at kuyruğuna benzer bir lif demeti meydana gelmektedir. Bu lif demeti belden omurilik sıvısı alma işlemi sırasında iğnenin spinal sinirleri zedelememesi için, seçilebilecek en uygun bölge özelliğini barındırmaktadır.Canlılarda bulunan  omurilik organı, gelişmişliğe bakılmadan en ilkel omurgalı hayvanlarda dahi bulunan, canlıların  bilinçsiz olarak hareketlerini sağlayan bir organdır. Yine omurilik organının yapısı incelendiği zaman, bu organın enlemesine kesitinde kelebeğe benzer gri bir bölge yer alır ve bu bölgenin çevresi beyaz bir maddeyle örtülmüş bir haldedir. Bu  yerlerde çeşitli renklerde çeşitli sinir hücreleri yer almaktadır. Bu yönden bakıldığı zaman motor ve duygu sinir hücreleri gri maddede bulunurken motor ve sinir hücrelerinin akson ismi verilen uzantıları beyaz maddede yer almaktadır. Akson ismindeki uzantıların vazifesi ise, nöronların karşılıklı olarak iletimini ve nöron hareketleri arasındaki uyum görevini sağlamaktır. 

Omuriliğin vücuttaki görevi: 

Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan ve doğuştan var olan ya da sonradan kazanılan refleks adı verilen hareketler, omurilik organıyla ilgilidir. Etraftan adı reseptör olan hücrelerle bir çeşit uyarımlar alınır. Bu uyarımlar, duyu sinirleri yolu ile omurilikteki arka köke ulaşır ve ön köklerden sinirlerin getirdiği bu uyarılara cevap olarak, vücutta bulunan hareket organına iletilmesi için motor emirler iletilir. Ve böylece refleks adı verilen hareketler meydana gelmektedir. Bu olay saliseler içinde oluşan bir eylemdir. Bu eylem, günlük hayattaki hareketlerin büyük bölümünü kapsar ve bu reflekslerin bir çoğu fark edilemez. Vücudun en önemli organlar arasında yer alan omurilik organı, beynin devamı konumundadır ve sempatik sinir sistemini meydana getirmektedir. Refleksin de ana sebebi olan bu organ, zarar gördüğü zaman oldukça kalıcı ve ciddi hasarlar ortaya çıkmaktadır.
]]>
Omurga Görevi https://www.omurga.gen.tr/omurga-gorevi.html Tue, 13 Nov 2018 17:49:17 +0000 Omurga Görevi, omurga insanların ve bazı pirimatların vücudunda baş kısmın altından başlayarak kuyruk sokumuna kadar uzanan kısıma denilmektedir. Ancak bazı hayvanların kuyruk ucuna kadar birbiri ile ekli olan omurlardan meydana Omurga Görevi, omurga insanların ve bazı pirimatların vücudunda baş kısmın altından başlayarak kuyruk sokumuna kadar uzanan kısıma denilmektedir. Ancak bazı hayvanların kuyruk ucuna kadar birbiri ile ekli olan omurlardan meydana gelen kemik dizisine omurga denilmektedir. İnsanlarda bulunan omurga kemikleri 33 adettir ve her birisine omur denilmektedir. Bu omurların 7 tanesi insanların boyun kısmında, 12 tanesi sırt bölgesinde, 5 tanesi bel kısmında, 5 tanesi sağrıda ve 4 tanesi de kuyruk sokumunda bulunmaktadır. Ancak kuyruk sokumu ve sağrıda mevcut olan omurlar kendi biçimlerini kaybettikleri için birbiri ile kaynaşmışlardır. Omurlar özellikle insanların vücutlarının daha kolay bükülerek şekle girmesini sağlayacak olan destekleyici yapı gibi birbirine çok sıkı bir şekilde bağlıdır. Her bir omurda genellikle kalın bir kısım ve üç çıkıntı vardır, ortasında da yuvarlak bir delik bulunmaktadır. Omurgadaki bu kalın kısıma "omur cismi" ortadaki boş çıkıntıya ise, "dikensi çıkıntı" denmektedir. Bu omurlar insanların sırtında zincir halkası gibi kemik çıkıntıları oluşturmaktadır. Her iki yan kısımda ise, "yan çıkıntılar" mevcut olmaktadır. 

Omurga Görevi Nedir Omurga özellikle insanların baş, gövde, karın ve göğüs boşluğunda mevcut olan yaşamsal organların ağırlığını kolaylıkla taşıyabilmek ve bunlara daha sağlam bir şekilde destek olmaktadır. Omurganın en önemli görevlerinden biriside insanların başı ile gövdesinin daha rahat hareket etmesinde büyük rol oynamaktadır. Ayrıca omurganın diğer bir görevi de omurga kanalının içerisinde bulunan çok önemli olan omuriliğe emniyetli bir kılıf şeklinde koruma altına almasıdır. Omurga özellikle insanların vücudunun daha dik durmasını sağlamaktadır. Tam olarak gelişimini tamamlamış her insanda omurga kolaylıkla S şeklinde kıvrıldığı için bu eğrilik insanın hem yaylanma hem de rahat bir şekilde dengede kalmasına yardımcı olmaktadır. Omurga yalnızca omur kemiklerini birbiri ile bağlayan veya buradaki sinirlere köprü görevi yapan bir kemik yapısı değildir. Çünkü omurganın görevi hayati öneme sahip olan organların bulundukları yerde bağlanmalarında çok büyük bir katkı sağlanmaktadır. Omurganın görevi omurgadaki farklı parçalara ait olan omurların arasında hem şekil hem de büyüklük açısından bir takım farklılıklar göstermekle birlikte ortak ve benzer özellikle mevcut olmaktadır. Omurların benzerliği genellikle yeni doğan bebeklerde daha fazla bulunmaktadır. 
]]>
Lordoz https://www.omurga.gen.tr/lordoz.html Wed, 14 Nov 2018 12:59:41 +0000 Lordoz, bel bölgesinde omurganın aşırı bir eğriliği olduğu bir durumdur. Omurga sırt, boyun ve bel kısmından kafanın ağırlığını desteklemek ve şok darbelerini nötralize etmek için doğal olarak kıvrımlara sahiptir. Lordo Lordoz, bel bölgesinde omurganın aşırı bir eğriliği olduğu bir durumdur. Omurga sırt, boyun ve bel kısmından kafanın ağırlığını desteklemek ve şok darbelerini nötralize etmek için doğal olarak kıvrımlara sahiptir. Lordoz bel yani lumber bölgedeki doğal kavis normalin üstünde olduğu zaman oluşmaktadır. Bu durum omurgada aşırı basınca neden olup ağrıya yol açmaktadır. Lordozu olan kişilerde genelde bel bölgesinde gözle görünür bir kavis vardır. Kendilerine yandan bakıldığında bel, belirli bir c şekli yapar. Ayrıca lordozu olan kişiler kalçalarını ve midelerini dışarıya doğru çıkarıyor gibi görünmektedir. Lordozu kontrol etmenin en kolay yolu sert bir zemin üzerine sırt üstü yatmaktır. Elinizi sıkı bir şekilde belinizin altına kaydırabilmeniz gerekir. Eğer ki lordozunuz varsa eliniz ile beliniz arasında ekstra olarak bir boşluk olacaktır.

Lordoz çıkış nedeni, lordoz genellikle çocuklukta herhangi bir bilinen neden olmadan başlar. Bu olaya benign jüvenil lordoz denmektedir. Ancak lordoz her yaştaki kişileri etkileyebilir. Lordozun diğer olası nedenleri arasında; kötü postür, obezite, osteoporoz (kemiklerin zamanla zayıflaması), diskit (vertebralar arasındaki disklerin bozukluğu), kifoz (sırt bölgesinde aşırı derecede dışarı eğim), akondroplazi (bir cücelik tipi) ve spondilolistezis (bir vertebranın sonraki vertebraya göre geri veya ileri doğru kaydığı bir durum) sayılabilmektedir.

Lordoz tedavisi gerektiren durumlar,
lordotik eğri öne doğru eğildiğinizde kendi başına düzelebiliyorsa (eğri esnekse) tedavi edilmeniz gerekmez. Fakat öne doğru eğildiğinizde lordotik eğri devam ediyorsa (eğri esnek değilse) tedavi olmalısınız. Ayrıca ağrı, kas spazmları, karıncalanma ya da uyuşma, mesane veya bağırsakla ilgili problemler yaşarsanız tedavi olmalısınız. Hareketliliğimiz, esnekliğimiz ve aktivitelerimizin çoğu omurgamızın sağlığına bağlıdır. Eğriliği düzeltmek için tedavi olmak ileri zamanlarda artrit ve kronik bel ağrısı gibi komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilmektedir.

Lordoz tedavisi, lordoz tedavisi eğrinin şiddetine ve başka belirtilerin varlığına bağlı olacaktır. Ağrı ve şişliği azaltmak için ilaç kullanımı, fizik tedavi (merkez kaslarda gücü arttırmaya yardımcı olur), yoga (güç esneklik, vücut farkındalığı ve hareket aralığını arttırmak için), kilo kaybı, ateller (gençler ve çocuklarda) ve cerrahi (şiddetli vakalarda) tedavi seçenekleri arasındadır.
]]>
Omurga Fıtığı https://www.omurga.gen.tr/omurga-fitigi.html Wed, 14 Nov 2018 15:28:02 +0000 Omurga Fıtığı, Belinizde, bulunan omurgaların içindeki kıkırdak yapının zedelenmesi ve omuriliğe bağlı sinirleri sıkıştırması olayına omurga fıtığı denilmektedir. Öncelikle şiddetli bir bel ağrısı hi Omurga Fıtığı, Belinizde, bulunan omurgaların içindeki kıkırdak yapının zedelenmesi ve omuriliğe bağlı sinirleri sıkıştırması olayına omurga fıtığı denilmektedir. Öncelikle şiddetli bir bel ağrısı hissi ve ayaklara doğru ilerleyen ağrı şeklinde ortaya çıkar. Hastaların dinlenme ve ağrı kesicileri almasına rağmen acısının dinmemesi ve hatta günlük hayatlarını da olumsuz yönde etkilemesi sonucunda cerrahi operasyonlar böyle hastalara önerilmektedir. Bu gibi operasyonlar tıp alanında hala geliştirilmeye devam edilmektedir. Gelişen bu imkanlardan faydalanabilmek için erken teşhisle beraber tedavinin başlatılması gerekmektedir.

Belirtileri, Omurilik kanalının daralması dediğimiz anlamı, erken gelişen bir evre değildir. Bu nedenle ilk zamanlarda şikayetlere ve bulgu tespitlerine ilk evrelerde neden olamayabilir. Daha sonraki aşamalarda hastaların sosyal hayatlarını olumsuz hale getirebilmektedir. Bu gibi hastaların hareketlerinde gözle bariz bir şekilde görülecek kadar kısıtlanmalar getirebilir. Belde, sırtta ve ayaklarda güçten düşme gibi sorunlar olur. En belirgin belirtisi olarak bir süre yürüdükten sonra bacak kısmında beliren kasılma ve kramp hissidir. Bu şikayetler görüldüğü zaman hastalar dinlenme moduna geçtiklerinde bu şikayetleri ortadan kalktığı görülür. Tekrar aktiviteye geçtiklerinde aynı şikayetler tekrar ortaya çıkar. Omurga fıtığı bulunan hastalar yatakta sırtüstü yatmakta zorluklar yaşayabilirler. Daha sonraki aşamalarda öne meyilli yürüme biçimler ortaya çıkar. Hastanın bu ani tepkileri vermesinin nedeni omurilik kanalını isteyerek geniş bir hale getirmek istemesidir. 

Teşhis yöntemleri, EMG yani elektromiyografi olarak bilinmekte olan radyolojik operasyonla omurilikten çıkan baskıdan hangi sinir kökünün etkilendiğine hemen teşhis konulur.

Omurga Fıtığı Nasıl Tedavi  Edilir, Bazı hastalarda bu rahatsızlık ileri bir hal  kazandığı için cerrahi işlemden önce  dinlenme, ağrı kesiciler, fizik tedavi gibi seçenekler tercih edilmektedir. Narkotik ağrı kesicilere kadar ilerlemiş ağrı kesicilerden yardım alınabilir. Diğer bir yöntemse cerrahi işlemdir. Bu işlemde amaç omurilik kesesi ve içinde yer alan sinirlere yaptığı baskıyı ortadan kaldırmaktadır. Bu ameliyatı lomber dekompresyon operasyonu denilmektedir.

Ameliyat sonrası

  • Eve giderken hastanın araçta oturarak dönmesinde bir sakınca yoktur.
  • İlk zamanlarda merdivenlerden çıkarken dikkat edilmelidir ve basamaklara tek tek basılmalıdır.
  • Sandalyeden destek alarak yemek yenmelidir.
  • Oturup kalkarken ani hareketleri yapmaktan kaçınmalıdır.
  • Kanepe ve koltuk gibi araçlarda yatılmamalıdır. Konforlu bir yatakta yatılmalıdır.
  • Eğer ilaçların kullanım  süresi sona ermişse tekrar kullanmamalıdır. Ağrılar yeniden başlamış ise tekrar doktoru ile görüşmesi gerekmektedir.
  • Tuvalet ihtiyacını karşılamak için klozet lavabolar tercih etmelidir.
  • Ayakkabılarını oturarak giymesi gerekir. Topuklu ve ya topuksuz ayakkabılar kullanılmamalıdır.
  • Masa başı bir işte çalışıyorsanız bir ay sonra tekrar çalışmaya başlayabilirsiniz.
  • ilk 45 gün ağır şeyler kaldırmamak gerekir.

 

]]>
Omurga Disk Kayması https://www.omurga.gen.tr/omurga-disk-kaymasi.html Wed, 14 Nov 2018 17:52:06 +0000 Omurga disk kayması, omurlar yani omurga kemikleri arasında bulunan kauçuk özelliğindeki maddenin etkilendiği toplumda yaygın görülen bir sorundur. Buna kol ve bacaklarda oluşan sinir hasarı, güçsüzlük, uyuşma gibi vücudun olu Omurga disk kayması, omurlar yani omurga kemikleri arasında bulunan kauçuk özelliğindeki maddenin etkilendiği toplumda yaygın görülen bir sorundur. Buna kol ve bacaklarda oluşan sinir hasarı, güçsüzlük, uyuşma gibi vücudun olumsuz etkilenmesine neden olan durumlar yol açabilir. Omurga disk kayması bazen herhangi bir belirti göstermeden oluşur ve tedavi gerektirmez. Bazen de tedavide cerrahi girişime ihtiyaç olabilir. Bu sorun nedeniyle ağrı çeken kişiler evde uyguladıkları çözümlerle rahatlayabilir. Ancak bunları doktoruna danışarak yapmak daha doğrudur.

Omurga disk kayması belirtileri

Omurga disk kayması yaygın görülen belirtileri
  • Eğer disk kayması sinire denk gelirse hastalarda bel ağrısı ortaya çıkabilir. Sinir bölgelerinde uyuşma ve güçsüzlük sorunu ortaya çıkabilir.
  • Sırtta alt kısımda ya da belde disk kayması olursa, bu kalça sinirindeki basınç yüzünden ağrıya neden olabilir.
  • Kaburganın altında omurga disk kayması olursa, bel kemiklerinde olursa uyluk bölgesinde ağrı olabilir
  • Boyunda disk kayması yani servikal bölgedeki kayma omuzlarda, kollarda, göğüste ağrı yapar
  • Omurgada etkilene bölgeye bağlı olarak kas spazmı ve kas ağrıları oluşabilir.
Bacaklardaki belirtiler
  • Aniden başlayan ve giderek artan bacak ağrısı
  • Aralıklı ya da sürekli bacak ağrıları
  • Hapşırma, öksürme, herhangi bir zorlanma sırasındaki şiddetli ağrı
  • Uzun süre ayakta kalmak, oturmak, eğilmek ya da dönük durmak gibi durumlarda oluşan ağrılar
  • Yürüme, uzanma ya da diskteki basıncı azaltarak kemiklerin rahatlamasını sağlayan duruş şeklinin ağrıyı azaltması, yok etmesi
Sinirle ilgili belirtiler
  • Diz arkasından ya da kalçadan itibaren ayak, ayak bileği ve uyluğa kadar uzanan uyuşukluk, hissizlik, karıncalanma etkisi
  • Uylukta ağrı olması
  • Bacağın birinde ya da ikisinde güçsüzlük olması
  • Bağırsağın ya da mesanenin kontrolünü kaybetme
Omurga disk kayması komplikasyonları nelerdir

Omurilik uzun bir sinir hattıyla omurganın altına kadar uzanır. Eğer omurgada disk kayması sonucu sinirlerde sıkışma olursa, acilen tedaviye gerek vardır. Bunların sonucunda çeşitli komplikasyonlar oluşabilir. Bunların en önemlileri hissedilen ağrının, uyuşma ve güçsüzlüğün artması ve kişinin günlük işlerini yapamayacak duruma gelmesi, sırtta uyuşma, rektum çevresinde, bacak arkasında, iç uylukta hissizliğin artması, mesane boş olmamasına rağmen idrara çıkmakta zorlanma, mesane sorunları, bağırsak işlevlerinde kayıp gibi problemlerdir.

Omurga disk kayması nedenleri 

Hastalarda görülen en yaygın nedenler sırtın altında baskıyı arttıran, zorlayan hapşırma, ani hareketler disk kaymasına yol açabilir. Ayrıca kaldırma gerektiren sürekli yapılan aktiviteler, sportif egzersizler omurgayı zora sokabilir. Bunun dışında omurga disk kayması için risk oluşturan etkenler vardır. Bunlar;
  • Sırtın sıkça bükülmesi, eğilmesi
  • Uzun süre oturma
  • Ağır eşya kaldırma, çekme
  • Uzun süre ağır egzersizler yapma, ağır fiziki aktivite
  • Sigara içme, aşırı kilo ve obezite
  • Uzun süre hareketsizlikten sonra yorucu işleri yapma
  • Düzenli egzersiz yapmama
Omurga disk kayması için evde tedavi yöntemleri

Disk kayması sorunu zaman içinde iyileşme gösterebilir. İyileşmeyen omurga disk kayması vakalarında yaklaşık % 10 kadarlık kısmı cerrahi gerektirir. Hastalar disk kayması sonucunda oluşan ağrıları hafifletmek için evde bazı önerileri uygulayabilir. Bunların arasında baş ve dizlerin altına yastık koyarak rahatlama, yan yatarak dinlenme önemlidir. Ancak dinlenme süresi uzun tutulmamalıdır. Ağrı olan bölgeye 15 dakika ısıtılmış yastık koymak, ılık duş almak ağrıyı hafifletir. Hastaların yaşam tarzını değiştirmesi de faydalı etkiler yapar. Fazla kilolar]]> Omurga Tutulması https://www.omurga.gen.tr/omurga-tutulmasi.html Thu, 15 Nov 2018 07:40:22 +0000 Omurga tutulması, her an her insanın başına gelebilir. Hızlıca yürürken ya da ağır bir şeyi kaldırırken omurga bölgesinde ani bir tutulma ya da spazm hissedebilirsiniz. Bu tutulma sonrası düzgün bir şekilde ayağa kalka Omurga tutulması, her an her insanın başına gelebilir. Hızlıca yürürken ya da ağır bir şeyi kaldırırken omurga bölgesinde ani bir tutulma ya da spazm hissedebilirsiniz. Bu tutulma sonrası düzgün bir şekilde ayağa kalkamayabilirsiniz. Omurgada tutulma önemsiz bir kasılma ya da bir omurga sakatlığından kaynaklanabilir. Ama ikisi de genelde aynı belirtileri açığa çıkarmaktadır. Bu nedenle tam olarak ne olduğunu tarif etmek biraz zordur.

Omurga tutulması sebepleri

Bel fıtığı; Omurgalarımızın arka kısmında küçük kaşık benzeri bloklar yastık gibi etki göstererek, omurga kolonumuzun maruz kaldığı günlük şokları absorbe etmektedir. Yaşlanma ve sakatlık bu disklerin birbirinden ayrılmasına sebep olabilir ve omurgamızdaki sinirlere baskı yaparak şiddetli ağrılara ve tutulmalara sebep olur.

Kireçlenme; Kemiklerde kireçlenme çok sık bir biçimde omurgayı etkileyebilir ve ağrılı bir şekilde spinal stenoz da denilen omurga kanalının daralmasına sebep olabilir.

Siyatik ağrı; Bacaklardan aşağıya doğru giden siyatik sinirde hissedilir ve omurga disklerine yapılan baskı sonucu ortaya çıkar.

Duygusal stres; Stres altında olduğumuz vakitlerde farkında olmadan omurga bölgemize daha fazla yük bindirmeye meyilli hale gelmekteyiz. Bu da zaman zaman ani omurga tutulmalarına, hatta ara ara nükseden bel ağrılarına sebep olabilir.

Günlük alışkanlıklar; Her gün yaptığımız küçük şeyler omurga bölgemizde tutulmalara ve ağrılara sebep olabilmektedir. Bu günlük alışkanlıkların bazıları bunlardır

  • Uzun süre araba sürmek
  • Yüksek topuklu ayakkabılar giymek
  • Sırtta ağır yük bindirmek
  • Uzun süre oturmak 

Omurga tutulması tedavileri

Omurga tutulmasının tedavisinde birçok tedavi ve önlemler mevcuttur fakat ameliyat seçeneği en son seçeneklerimiz arasındadır. Sebebi ise omurganın yapısı çok karmaşıktır ve üzerinden geçen sinir sayısı fazladır. Bu sebeple omurga tutulmalarında ve ağrılarında omurga ameliyatı riskli bir prosedürdür ve başarı şansı % 45 civarıdır. Birçok doktor bıçak altına yatmadan önce omurga ağrıları ve tutulmaları azaltmada %85 başarı sağlayan diğer yaklaşımları önermektedir. Bu yaklaşımlar şunlardır.

Karın bölgesini güçlendirme; Karın kısmındaki kasları güçlendirmek omurga kaslarının kendi görevini görmesini ve omurganız üzerindeki baskının azalmasını sağlamaktadır. Belinizi zorlamamak şartıyla mekik hareketleriyle karın bölgenizi güçlendirebilirsiniz.

İlaç kullanmak; Reçetesiz satılan iltihap sökücü ilaçlar ve reçeteli satılan kas gevşeticiler omurganızdaki iltihabı azaltır ve ağrıyı azaltarak spazmı dindirir.

Epidural enjeksiyonlar; Hekiminiz doğrudan omurganıza güçlü ilaçlar enjekte edebilir. Buda iltihabı çok etkili ve hızlı bir şekilde yok etmeyi sağlar.

Ameliyat; genelde son tercih olarak kullanılmakla beraber diğer tedavi yöntemlerinin sonuçsuz kaldığı durumlarda uygulanmaktadır. Ameliyat omurgada eğilme olduğu zamanlarda, spinal sinirleri saran boşluğun daralması durumunda, sinirlerde iltihap olduğunda veya disklerde bozulma olduğunda yapılmaktadır.

]]>
Omurga Kemiği Ağrısı https://www.omurga.gen.tr/omurga-kemigi-agrisi.html Thu, 15 Nov 2018 08:02:59 +0000 Omurga Kemiği Ağrısı: Kişilerin hareketlerini kısıtlayan, ayakta durmayı zorlaştıran, yürümeyi engelleyen, hatta oturmayı bile zorlaştıran insanların genelinde yaygın olarak görülen bir şikayettir. Çoğu zaman ağrı ki Omurga Kemiği Ağrısı: Kişilerin hareketlerini kısıtlayan, ayakta durmayı zorlaştıran, yürümeyi engelleyen, hatta oturmayı bile zorlaştıran insanların genelinde yaygın olarak görülen bir şikayettir. Çoğu zaman ağrı kişiden kişiye değişkenlik ve farklılık göstermektedir. Yalnızca ağrıdan yola çıkılarak da bel kemik ağrısının sebebini öğrenmek güçtür. İyi bir beyin cerrahi uzmanı omurga kemik ağrısının neden kaynaklandığını teşhis edebilir.

Omurga Kemiği Ağrısı Nedenleri:
  •  Kas Kökenli Ağrılar: Omurga kemiği ağrısının çoğu kas kökenli olup normalde alışık olmadığımız kadar ağrı meydana getirebilir. Omurga kemiği ağrısı günlük hareketlerinizi etkilemektedir. Bu ağrılar istirahat ettikten sonra geçmektedir. Bunların haricinde  cereyan da kalma, mevsim değişikleri, yaz aylarında klima çarpmaları gibi faktörler omurga kemiği ağrınızı şiddetlendirebilir. Zayıf karın kasları da bel kemiği ağrısı meydana getirir. Zayıf olan karın kaslarının tembelliğini üstlenmek için omurga kemiği daha çok yük aldığından bele fazladan yük binmektedir. Bu sebeple karın kaslarını güçlendirmek omurga kemiğini rahatlatmak açısından çok önemlidir.
  • Duruş Pozisyonları: Hareketsiz bir şekilde uzun süre bir yerde oturmak bel ağrısının oluşmasına sebep olur. Özelikle  masa başında çalışan kişilerin uzun süre oturdukları için bu şikayetleri oldukça fazla artmaktadır. Hareketsizliğin yanında bir de kambur bir biçimde oturulduğu zaman şikayette daha fazla artarak kötüye gitmektedir. Kambur oturulduğu zaman beldeki kaslarda gevşeme meydana gelir ve bu gevşeme kişinin omurlarının yeteri kadar destek almadığını gösterir. Bu durumlarda disk kaymaları meydana geldiği gibi omurlardaki yıpranma süreci de artar.
  • Bel Fıtığı: Omurga kemiği ağrısının diğer bir sebebi de bel fıtığıdır. Bazı kazalar, insanların alışık olmadığı ağırlıktaki yük kaldırmaları,  bel fıtığına sebep olur. Fıtık bölgedeki sinirleri sıkıştırdığı için bel kemiği ağrısına sebep olur. 
  • Fazla Kilolar: Fazla kiloları olan kişinin bel kemiğine gereğinden daha çok yük bindiğinden bek kemiği ağrısına sebep olmaktadır.
  • Osteoporoz: Kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz aslında omurga kemiği ağrısına ve kemiklerin yoğunluklarını kaybetmesine ve zayıflamasına sebep olmaktadır.
  • Bel Kayması: Bel kayması olan kişiler yürüdükleri vakit bel ve bacak ağrıları nedeni ile durma ihtiyacı duyarlar. Bu şekilde oluşan ağrıların yanı sıra bacaklarında uyuşma, yanma ve kramp meydana gelir. Ayakta durmak bel kemiği ağrısını daha da çoğaltır. 
  • Kireçlenme: Kişilerde yaşın ilerlemesine bağlı olarak meydana gelen kireçlenme  zamanla omurga kemiği ağrılarına sebep olur. 
  • Omurga kırığı: Omurga kırığı bel kemiği ağrısının diğer nedenleri arasındadır. Omurga kırıkları daha çok kazalar ve düşme gibi istenmeyen olaylar neticesinde meydana gelir. Bel kemiği ağrısına kasılmalar, kol ve bacak uyuşması, hissizlik ve tuvaletini tutamama gibi rahatsızlıklar da eklenebilir. 
Omurga kemiği ağrısı tedavisi uzman bir beyin cerrahi ve fizik tedavi uzmanı tarafından rahatlıkla tedavi edilebilir. Bel ağrısı şikayetine göre korse giyme ve uygulanacak olan fizik tedavi ve cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir. 
]]>
Omurga Egzersizleri https://www.omurga.gen.tr/omurga-egzersizleri.html Fri, 16 Nov 2018 00:16:41 +0000 Omurga Egzersizleri, özellikle omurganın sağlığı için yapılan bu egzersiz hareketleri eklemlerdeki hareket yoğunluğunu artırırken, aynı zamanda kaslarda meydana gelebilecek bir takım sorunları da büyük ölçüde engellemektedi Omurga Egzersizleri, özellikle omurganın sağlığı için yapılan bu egzersiz hareketleri eklemlerdeki hareket yoğunluğunu artırırken, aynı zamanda kaslarda meydana gelebilecek bir takım sorunları da büyük ölçüde engellemektedir. Ayrıca omurga egzersizi iskelet sisteminin yapısının daha sağlıklı bir şekilde çalışmasında çok faydalıdır. Omurga egzersizi yalnızca omurga sağlığı açısından değil, aynı zamanda sırt bölgesindeki duruş bozukluğunda ve fiziksel yapı bakımından büyük önem taşımaktadır. Omurga egzersizi eğer bir hastalık sebebi ile uygulanacaksa mutlaka hekim kontrolünde ve kişinin rahatsızlığına uygun olan egzersiz programı uygulanmalıdır. Burada önemli olan rahatsızlığın giderilmesi için bir egzersiz programı hazırlanmalıdır. Yapılacak olan omurga egzersizinin sıklığı, sayısı, uygulama zamanı, yoğunluğu ve ne şekilde yapılacağı mutlaka belirlenmelidir. Düzenli bir egzersiz programı uygulayan kişi öncelikle ısınmalı, hareketleri yavaş ve kontrollü bir biçimde devam ettirmeli, ardından yoğunluğunu arttırabilir. Omurga egzersizini yapmak için illa spor merkezine gidilmesi şart değildir. Evde istediğiniz gibi kontrollü olarak omurga egzersiz hareketleri kolaylıkla yapabilirsiniz. 

Omurga Egzersizleri 1. Hareket, öncelikle düz sert bir zemine sırt üstü olacak şekilde yere uzanın. Ardından iki bacağınızı karnınıza doğru çekin ve her iki eliniz ile birer bacağınızın diz kapağından kavrayın. Daha sonra karnınızı gerecek şekilde gerdirerek çekin. Bu pozisyonda yaklaşık olarak 20 saniye bekledikten sonra bacaklarınızı serbest bırakın ve düz olarak uzatın. Bu egzersiz hareketini en az 10 defa olacak şekilde kendinizi çok zorlamadan uygulayabilirsiniz. 

Omurga Egzersizleri 2. Hareket, bu hareketi yapmadan önce bacak arası mesafesi omuz hizası ile aynı olacak şekilde açın. Daha sonra dizlerinizi bükmeden belinizi zorlamadan mümkün mertebe öne doğru parmaklarınızı yere değecek kadar eğilmeye çalışın. İlk başta öne eğilmeniz zor olursa kademe kademe kendinizi zorlamadan eğilebilirsiniz. Diğer hareket gibi 20 saniye bekleyin ve yavaş bir şekilde eski duruş pozisyonunu alın.

Omurga Egzersizleri 3. Hareket, yere dizlerinizin zerinde oturun, ayak topuklarınızı kalçanıza dayayın. Ardından ayak topuklarınızı kalçanızdan hareket ettirmeden iki kolunuzu öne doğru uzatarak vücudunuzu gerdirin. Bu hareket özellikle sırt bölgesinin esneyerek rahatlamasını sağlar. Bu egzersiz pozisyonunda 20 saniye kalın ve dinlendikten sonra tekrarlayın. 

Omurga Egzersizleri 4. Hareket, yine aynı şekilde dizlerinizin üzerine oturun ve ayaklarınızın topuklarını kalçanızdan hareket ettirmeden önce sağ tarafa doğru olacak şekilde bir yay çizelim. Bu pozisyonda 20 saniye kalın ve ardından sol tarafa yine bir yay çizme hareketi tekrarlayın. 

Omurga Egzersizi 5. Hareket, ayakta dik bir pozisyonda durun, daha sonra sağ bacağınızı ön tarafa doğru adım atın. Sol bacağınızı kırmadan dik tutun ve ön taraftaki bacağınıza bütün ağırlığınızı verin. Bu şekilde 10-15 saniye bekledikten sonra diğer bacağınız ile bu omurga egzersiz hareketini yineleyin. 
]]>
Omurga Kırığı Ameliyatı https://www.omurga.gen.tr/omurga-kirigi-ameliyati.html Sat, 17 Nov 2018 00:15:50 +0000 Omurga Kırığı Ameliyatı: İnsan omurgası 33 tane omur kemiğinden meydana gelmektedir. Bu kemiklerin her biri bağlar, eklemler ve disk ismi verilen omurlar arasındaki yastıkçıklar ile birbirlerine  bağlanmıştır. Omurga, insan Omurga Kırığı Ameliyatı: İnsan omurgası 33 tane omur kemiğinden meydana gelmektedir. Bu kemiklerin her biri bağlar, eklemler ve disk ismi verilen omurlar arasındaki yastıkçıklar ile birbirlerine  bağlanmıştır. Omurga, insanların dik olarak ayakta durmamasını, oturup kalkmasını sağlamanın yanında, içinden geçen omurilik ve buna bağlı sinirleri de korumakla yükümlüdür. Omurgada meydana gelen kırıklar gerek içinde bulunan sinir yapılarının etkilenmesi gerekse etraftaki hayati damar ve organların hasar alma riski bulunması sebebi ile diğer kemik kırıklarından farklı bir öneme sahiptir. Omurga kırıkları çoğunlukla yüksek enerjili travmalara bağlı olarak gelişir. Trafik kazaları omurga kırıkları açısından en sık sebeplerden biri olarak gösterilmektedir. Bunun haricinde düşmeler, ateşli silah yaralanmaları ve spor kazaları omurga kırıklarının başlıca sebepleri arasındadır. Osteoporozu olan yaşlılarda ve omurga tümörü bulunan hastalarda ise bu hastalıkların etkilemesi sonucu omurga kemikleri zayıflaması nedeni ile hafif düşmeler gibi düşük enerjili travmalar neticesinde bile ciddi kırıklar meydana gelebilir. Kırıkların % 5-10'u boyun omurlarında meydana gelirken, %70'i sırt ve bel omurlarında ve geri kalan kırıklarda daha aşağı bölgelerde meydana gelir. En çok yaralanma, sırt ve bel omurlarının birleştiği omurganın en hareketli bölgesinde görülmektedir. 

Omurga kırığı ameliyatı: Kişide meydana gelen yaralanma eğer dengesiz bir kırığa veya kırıklı çıkığa sebep olmuş, omurilik hasarı oluşturmuş veya oluşturma tehlikesi taşıyorsa, tedavide cerrahi metotlar tercih edilir.  Yapılan cerrahi tedavide, omurların sağlamlığının tekrar elde edilmesi çoğunlukla arka bölümden uygulanan vida ve çubuklarla elde edilir. Bu çubukların takılması, uygun olan hastalarda kapalı yöntemlerle de yapılabilmekte böylece ameliyat sonrasında ağrı ve hastanede kalma süresi çok fazla azalmaktadır. Sinir hasarı veya yaralanma tehlikesi varsa dekompresyon adı verilen rahatlatma işlemi de cerrahi operasyon sırasında tedaviye ilave edilebilir.
]]>
İnsan Omurgası https://www.omurga.gen.tr/insan-omurgasi.html Sat, 17 Nov 2018 02:49:01 +0000 İnsan omurgası: vücudun en önemli sistemlerinden birisidir. Zira omurgalar iskelet yapısının temel direğidir. Çok önemli görevleri vardır ve en küçük bir hasarın neticesi çok ağır sonuçlara sebep olabilir. Özellikle beyni İnsan omurgası: vücudun en önemli sistemlerinden birisidir. Zira omurgalar iskelet yapısının temel direğidir. Çok önemli görevleri vardır ve en küçük bir hasarın neticesi çok ağır sonuçlara sebep olabilir. Özellikle beynin vücudu yönlendirmek için kullandığı sinirler buradan geçmektedir. Bu sinirlerin göreceği zararlar felçlik le sonuçlanabilir. İnsan omurgasının diğer bir görevi ise insan vücudunun dik bir şekilde durmasını sağlamak ve dengeli hareket edebilmesine yardımcı olmaktır. Bunların dışında biyolojik olarak ta çok önemli görevleri yerine getirir. 
Ortalama bir insanın omurgası 65-70 santim boyunda olmaktadır. Omurga omur adı verilen birbirine geçmiş disk biçimindeki kemiklerin birleşmesinden oluşmuştur. Bu yapının içinde esnek olan kıkırdaklar mevcutturlar. Ayrıca sürekli hareket eden kemiklerin birbirini aşındırmaması için içerisinde bulunan özel kaygan bir doku bulunmaktadır. Bu sayede sorunsuz bir şekilde uzun yıllar hareket edilmektedir.

İnsan omurgası biyolojik yapısı ve bölümleri:
  • Omurga sisteminin genel olarak 2 çeşit işlevi bulunmaktadır. Bunlar omurganın koruyucu işlevi ve hareket işlevidir. İnsan vücudunun bedensel hareketlerinin %70' lik kısmını gerçekleştirmektedir. 
  • Omurga sisteminde toplamda 23 adet disk bulunmaktadır. Disklerin görevi vücuda gelecek basıncı azaltarak, omurga sistemine dengeli bir şekilde dağılımını sağlamaktır.
  • Omurga kemiğinin en önemli kısımlarından bir tanesi de omuriliktir. Omurilik omurga kemiğinin beyin sapı ile (kafa tasının) birleşim kısmından başlayarak, bel kısmına kadar yaklaşık olarak 45 santimetrelik bir bölümü içermektedir. Beyine giden sinirler bu yapının içerisindedir, bu çok önemli sinirleri koruyucu bir kalkan olmak omurga kemiğinin bir başka görevidir.  
  • İnsan omurgasının tamamı 33 önemli parçadan oluşmaktadır. Omurga kemiğinin yapısında 7 tane boyunda, 12 tane sırt kısmında, 5 tane belde, 5 tanesi kalçada ve 4 tanesi de kuyruk sokumunda bulunmaktadır.

Omurga sistemindeki omurun parçaları:
  • Omur cismi.
  • Lamina.
  • Pedikül.
  • Faset çıkıntılar.
  • Sipinoz çıkıntı.
  • Trasvers çıkıntı.
Her omur gurubunun kendine göre görevleri vardır, bu omurlardan kısaca bahsedelim.
  • Boyun omurları: Boyun omurlarının görevi, insan başını taşımak ve baş hareketlerini sağlamaktır.
  • Sırt omurları: Sırt omurları kaburga ile birleşmişlerdir. Bu birleşme sayesinde önemli olan kalp ve ciğerler gibi organlarımızı dışarıdan gelen tehditlere karşı korumaktadırlar. 
  • Bel omurları: Ağırlık taşıyan omurgadır. Vücudumuzun büyük bir kısmının yükünü taşımaktadırlar. Ayrıca bel hareketlerini yapmamızı sağlamaktadırlar. 
  • Sakral omurlar: Leğen kemiği oluşumunu sağlarlar. bu şekilde iç organlarımızı korurlarken, kadın üreme organını da koruyarak doğum kanalını oluşturmaktadırlar.
Sonuç olarak insan omurgası mükemmel bir yapıdadır. İnsan yaşamını sürdürebilmek için birçok faaliyeti biz hiç farkında olmadan yerine getirmektedirler. Bizlerde bu omurga sistemi dışarıdan gelecek tehlikelere karşı korumaya çok özen göstermek zorundayız.

]]>
Omurga İncinmesi https://www.omurga.gen.tr/omurga-incinmesi.html Sat, 17 Nov 2018 15:37:47 +0000 Omurga incinmesi, Hiç ummadığımız zamanlarda, beklenmedik bir darbe ile omurga da incinme meydana gelebilir. Bu zedelenme ile birlikte vücudun bütün düzeni birdenbire bozulur. Omurga kemikleri omuriliği koruma altına almaktadır. B Omurga incinmesi, Hiç ummadığımız zamanlarda, beklenmedik bir darbe ile omurga da incinme meydana gelebilir. Bu zedelenme ile birlikte vücudun bütün düzeni birdenbire bozulur. Omurga kemikleri omuriliği koruma altına almaktadır. Burada oluşabilecek bir darbe omurga kemiklerinin zarar görmesi omurilikte de kalıcı hasarların meydana gelmesine neden olabilmektedir.

Omurga incinmesi sonucu oluşan rahatsızlıklar

Bel ağrısı; Günümüzde en çok karşılaşılan rahatsızlıklardan biridir. Bel bölgesi omurganın en alt bölümünü oluşturur. Buradaki omurların hasar görmesi, incinmesi ve disk kayması ile bel ağrısı meydana gelir. Bel ağrısı gündelik hayatı olumsuz yönde etkileyen çok ciddi bir rahatsızlıktır. Aniden hareket etme, yanlış duruş pozisyonları, aniden ağır bir şey kaldırma gibi durumlarda meydana gelir.Ayrıca stres de en büyük etkenlerden biridir. Bel ağrılarının tedavileri de epeyce uzun sürmektedir. Genelde bel ağrıları için uzun yatak istirahatleri önerilir. Fakat bu rahatsızlığın daha fazla sürede iyileşmesine neden olacağı için hastaya uygun egzersizlerin verilip yapmaması gereken şeyler hakkında bilgilendirilmesi gerekir. Ayrıca meslek hayatındaki mutsuzluğunda kişiler üzerinde uzun süren bel ağrılarına neden olduğu gözlemlenmiştir.
Ayrıca bel ağrısı olan kişiler doktora danışmadan bel korsesi kullanmamaları gerekir.

Bel fıtığı; Bel bölümünde bulunan disklerin dış kısmını kaplayan kılıfın yırtılması sonucu ortasında bulunan çekirdeğin dışa doğru çıkarak fıtık haline gelip baskı yapması sonucu meydana gelir. Bazı durumlarda da omurlar arasında bulunan eklemlerin kireçlenmesi sonucunda omurganın sıkışması da bel fıtığına yol açabilmektedir. Aniden çok ağır bir şey kaldırmakla yada çok ani yapılan bir hareketle meydana gelir. 

Boyun ağrısı; Omurganın en hareketli bölümüdür. Omurga kanalının içinden geçen bütün sinirleri korur. Bu tip rahatsızlıklarda hastaların kesinlikle istirahat kullanması ve boyunluk takması gerekir. Fizik tedavi önerilir. Bu tip hastalarda bazı durumlar da doktor antidepresan tedavisini de ek olarak kullanılır.

Omurga incinmesi rahatsızlıklarında bazı doktorlar kortizon tedavisini önerirler. Fakat Kortizon iki ucu keskin bir bıçak gibidir. Tedavi uygulanırken çok dikkatli bir şeklide kullanılması gerekir. Bu yüzden çok gerekmedikçe kullanılmaması gerekir. Şeker hastalarının ve kemik erimesi olan kişilerde kullanılması kesinlikle sakıncalıdır.



]]>
Omurga Kemiği https://www.omurga.gen.tr/omurga-kemigi.html Sat, 17 Nov 2018 21:29:03 +0000 Omurga kemiği,  vücudumuzun iskelet sisteminin en önemli parçasıdır omurga. Omurga kemiklerinin üst üste sıralanması ile omurga sistemi oluşur. Omurga sisteminde otuz üç tane omurga vardır. Omurga sistemi vücuda gerekli desteğ Omurga kemiği,  vücudumuzun iskelet sisteminin en önemli parçasıdır omurga. Omurga kemiklerinin üst üste sıralanması ile omurga sistemi oluşur. Omurga sisteminde otuz üç tane omurga vardır. Omurga sistemi vücuda gerekli desteği sağlar. Başımızda göğsümüzde ve karnımızda bulunan organları taşır. Özellikle baş ve gövdenin hareket etmesinde çok etkilidir. Dışarıdan alınacak herhangi bir darbeye karşı organlarımızı korur. Belimizde bulunan omurga kemiklerinde çok önemli diskler bulunur. Omur kemiklerini birbirine bağlayan disklerdir. Omur kemiklerini bağlayan bu disklerin görevi vücuda alınan şiddetli bir basınç ve darbe sonucu omurlara esneklik sağlayarak bu basıncı dağıtmaktır. Omurga sisteminde toplamda yirmi üç tane disk bulunur. 

Omurga Kemiği
Omurga kemiği, omurga sistemi ana parçalardan oluşur. Bunlar, omur cismi, lamina, pedikül, faset çıkıntılar, spinoz çıkıntı, transvers çıkıntıdır. Bunların her birinin kendine özel işlev ve görevleri vardır. 

Omurganın görevleri,
  • Başlıca görevi omuriliği korumaktır. Omurilik vücudumuzun sinir dağıtım merkezidir. Beyinden gelen sinir uçları omurilik üzerinden omurgaya geçmektedir. Buradan da omurga ile tüm vücuda yayılır. 
  • Vücudun dik durmasını sağlar, gövde kısmımızın dik durması ve kaburgalarımızın ölçülü durmasını sağlar. 
  • Kaburga ve iç organların bağlanma yerlerini oluşturur. 
]]>
Omurga Diskleri https://www.omurga.gen.tr/omurga-diskleri.html Sun, 18 Nov 2018 21:00:15 +0000 Omurga Diskleri, İskelet sistemimizde omurga diskleri çok önemli görevler üstlenir. 23 adet kemik bulunan omurga sistemimizde, bu kemiklerin üst üste dizilimiyle oluşan sıralı yapıdır. Bunlara  omurga diskleri denir. Omurga diskl Omurga Diskleri, İskelet sistemimizde omurga diskleri çok önemli görevler üstlenir. 23 adet kemik bulunan omurga sistemimizde, bu kemiklerin üst üste dizilimiyle oluşan sıralı yapıdır. Bunlara  omurga diskleri denir. Omurga disklerinin asli görevi vücudun beyinden aldığı komutları diğer organlara dağıtmasıdır . 

Bunu şöyle açıklayabiliriz: Omurga diskleri baş, göğüs, diğer bölgelerimizin ve organlarımızın işleyişini sağlar. Baş ve gövdenin hareketinde omurga diskleri baş rol oynar. Omurga diskleri omurga sisteminin işleyişini üstlenir. Bu işleyiş iki türlü olur. 

Omurganın Koruyucu İşlevi, Omurga diskleri arasında bulunan omuriliği korur. Bazı sebeplerden dolayı oluşan darbelerin sinir köklerine zarar vermesini engeller. 

Omurganın Hareket İşleyişi, Omurga disklerinin sayesinde beyinden gelen komutla hareket halinde bulunmaktır. Vücudun işleyişinde son derece etkindir. Zarar görmesi halinde ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verir. Vücudumuzda omurga sistemiyle işlevi için diskler bulunmaktadır. Omur kemiklerini birbirlerine bağlayan kas ve disklerdir. Bu disklerin en önemli görevi, herhangi bir sebeple oluşan basınç durumunda bu darbeyi azaltarak omurga sistemine zarar gelmesini engelleyip, dengeli bir şekilde bütün disklere dağıtmaktır. Bu sayede diskler arasında esneme meydana gelir. Çünkü diskler esnek bir yapıya sahiptirler. Asıl görevleri omur kemiklerindeki yükü taşımak değildir. İnsanların kendilerini zorlayacak şekilde hareket etmeleri bu disk kuşağının zarar görmesine sebebiyet verebilir. Örneğin ağır yük kaldırınca, aşırı yorulunca ve ani hareket sonucu diskler zarar görür bununla birlikte bel fıtığı gibi hastalıklara sebebiyet verir. İnsan bedeni bu diskler olmadan ayakta duramaz, hareket edemez, beyinden gelen komutları uygulayamaz. Bu sebeple omurga diskleri insan bedeninin işleyişi için etkin rol oynar. Omurga diskleri 4 bölümden oluşur .

Omurga Diskleri
Boyun Diskleri: Başımızın yükünü taşıma görevi boyun omurlarına aittir. Ayrıca boyun omurları sayesinde baş hareketleri sağlanır. Boyun omurlarının zarar görmesi halinde ağrılı süreçler başlar. Bu ağrılar ilerlemeden tedavi edilmesi şarttır. İhmal edilmesi halinde büyük sıkıntılar verirken ciddi problemlere sebep olabilir. Bunların başında boyun fıtığı, boyun düzleşmesi gibi hastalıklar gelir.

Sırt Diskleri: Bu diskler kaburgalar ile birleşir. Ayrıca önemli organlarımızın tehlikelerden korunmasında baş rol oynar. Kalp ciğer gibi organlar bu sistem tarafından korunur. Bu disklerin hasar görmesi halinde ciddi rahatsızlıklar oluşur .

Bel Diskleri: İnsan bedeninde asıl yükü taşıyan bel disklerdir. Ayrıca vücuda esneklik katarak hareketlerimizi kolaylaştırır bu disklerin zarar görmesi halinde ciddi sıkıntılara yol açar. Örneğin bel fıtığı bu hastalığın başında gelir. Kişinin yanlış harekette bulunması aşırı terleme halinde ani hareketiyle bu rahatsızlık meydana gelebilir. Çok ağır yükler kaldırmak ta bu hastalığı tetikler. Tedavisi oldukça zordur. Sıkıntılı ve ağrılı bir süreçtir. Hastalık ilerlemeden müdahale edilirse, fizik tedavi ile düzelme şansı bulunur. Fakat ilerlemesi halinde tedavisi ameliyat olmaktır. 

Sakral Diskler: Bu diskler leğen kemiği ile birleşir. İç organlarımızın korunmasına yardım eder. Omurga diskleri mükemmel bir yapıya sahipken insan vücudu için son derece önem teşkil eder. Hayatımıza devam etmemiz için bu disklerin zarar görmemesi gerekir. İskelet yapısının işleyişinde etkin rol oynar. 
]]>
Omurga Kireçlenmesi https://www.omurga.gen.tr/omurga-kireclenmesi.html Mon, 19 Nov 2018 13:41:13 +0000 Omurga Kireçlenmesi, Belde omurga kaslarının daralması yani zayıflaması ani hareketler nedeni ile ağrı ve hareket edemez hale gelmesi omurga kireçlenmesidir. Yaşam kalitesini bozan günlük yaşantıyı olumsuz yönde etkileyen mo Omurga Kireçlenmesi, Belde omurga kaslarının daralması yani zayıflaması ani hareketler nedeni ile ağrı ve hareket edemez hale gelmesi omurga kireçlenmesidir. Yaşam kalitesini bozan günlük yaşantıyı olumsuz yönde etkileyen moral yönünden negatif enerji saçan bu hastalık Lomber spinal  stenoz olarak adlandırılır. Omurga kireçlenmesi dirsek ve boyun da olduğu gibi bel omuriliklerinde de sağlık açısından olumsuzluklara neden olur. Bel bölgelerinde 5 adet omur kasları bulunur bu kaslar ağır yük taşımaya ve ani hareketler yapıldığında zarar görmemesini sağlar. Ama bu kaslar sık hareket etmekten ve ağır kaldırmaktan hasar görür ise ani hareketlerimiz azalabilir. Hatanın bu yönden şikayetleri bel ağrısı ayaklarda uyuşma  halsizlik gibi rahatsızlıklardır. Bu sebepten dolayı ortaya çıkan kramp ve kasılmalar hareketlerinizi oldukça zorlaştırır. Bu hastalığın tanısını koymak için radyolojik yani röntgen gibi yöntemlere başvurulması gerekir.

Omurga Kireçlenmesi

Omurga Kireçlenmesinde bazı bölgelerin hiç ısınmadığı hissedilir. Ayrıcı tanıda romatizmal hastalıklar, omurga kemiklerinin yada omuriliğin kistleri, tümörleri, enfeksiyonları en çok karışan durumlardır. Rahatsızlık yaşandığında acilen doktora başvurulamıyor ise bunun için evde sürekli kas gevşetici merhem bulundurulmalı ve uygulamalıdır. Daha eskilerde bu rahatsızlıkların ameliyat riski felç olmak gibi çok yüksekti ancak şu zamanda bu risk oldukça fazla azalmıştır. Tedavi süresince yatak istirahati ve ağrı kesici kullanımı gerekmektedir. Ameliyat sonrasındaki en önemli noktalar, eğer kişi kilolu ise acilen kilo vermesi ve egzersiz verildiğinde düzenli olarak yapılmasıdır. Hasta yürümede ve ayakta kalmada zorluk yaşar bunun için yukarıda da belirttiğimiz gibi ağrı kesici kullanılmalıdır fakat hastalık ilerlemiş ise ilaç ve istirahat bile fayda etmez yada çok az fayda eder.

]]>
Omurga Bozuklukları https://www.omurga.gen.tr/omurga-bozukluklari.html Mon, 19 Nov 2018 19:07:54 +0000 Omurga Bozuklukları ; Omurga yani diğer adıyla, kolumla vertebralis omurlardan oluşmakta olup içerisin de omuriliği barındıran kemik yapıya verilen isimdir. Omurga yaklaşık 70 cm uzunluğundadır. Omurilik ise 40-45 cm arasında de Omurga Bozuklukları ; Omurga yani diğer adıyla, kolumla vertebralis omurlardan oluşmakta olup içerisin de omuriliği barındıran kemik yapıya verilen isimdir. Omurga yaklaşık 70 cm uzunluğundadır. Omurilik ise 40-45 cm arasında değişmektedir. Yani omurilik omurgada daha kısadır.

Omurga kemik, kıkırdak veya ikisinden oluşmakta olup islkeletin en önemli merkezidir. Sırt boyunca uzanmakta olup vücuda destek sağlamaktadır. Omurga hem vücudun dik durmasını sağlarken, içindeki kanaldan geçmekte olan kemik zinciri omuriliği korumaktadır. Omurilik beyinin kökünden başlayıp kuyruk sokumuna kadar eder. Yani beyin ile organlar arasındaki iletişimi sağlayan sistemdir. Orgamların ve beynin bütün hareketleri omurilik tarafından yaptırılmaktadır. Ayrıca tek olarak bütün refleksleri de kontrol etmektedir. Omurga sistemi 33 kemikten oluşmaktadır. Omurgaların her birine omur adı verilmektedir. Bazı şekil farklılıkları olsa da anatomik yapıları aynıdır. Bu anatomik özellikleri bulunan omurilik  bir hastalık ya da travmanın sebebiyet vermesi ile  baskıya uğrarsa yani basınca maruz kalırsa işlevini yitirebilir. Özellikle kaza gibi durumlarda omurlardan herhangi birisi bile zarar görse, omurilik felci ortaya çıkabilmektedir. Bir daha yenilenmez ve canlanmaz. Bunun dışında omurga bozuklukları da kişide oldukça fazla sıkıntılar yaratabilmektedir.

Omurga Bozuklukları
Sırt ve bel bölgesini meydana getiren omurgalarda ki eğriliklere skolyoz adı verilmektedir. Sağlıklı bir omurga ön ve arkadan bakıldığında düz bir şekildedir. Yandan bakıldığında ise, boyun ve bel kısmının çukurluğuna uyumlu olarak eşlik eden hafif bir sırt çıkıntısı bulunmaktadır. Skolyozda temel olarak ön ve arkadan bakıldığında, omurgada sağa veya sola doğru eğrilikle varsa tedavi ettirilmektedir. Omurga bozuklukları ciddi kalp hastalıkları yaratabilmektedir. Uzmana görünmek şarttır.
    ]]>
    Omurga Ağrısına Ne İyi Gelir https://www.omurga.gen.tr/omurga-agrisina-ne-iyi-gelir.html Tue, 20 Nov 2018 16:59:42 +0000 Omurga Ağrısına Ne İyi Gelir, Omurga esnek ve sağlam yapısı ile vücut dengemizi koruyan rahat hareket etmemize imkan sağlayan bir yapısı bulunmaktadır.  Omurga rahat hareket etmemizi sağladığı gibi ağır yükleri kaldırmam Omurga Ağrısına Ne İyi Gelir, Omurga esnek ve sağlam yapısı ile vücut dengemizi koruyan rahat hareket etmemize imkan sağlayan bir yapısı bulunmaktadır.  Omurga rahat hareket etmemizi sağladığı gibi ağır yükleri kaldırmamızı ve vücudumuza devamlı destek sağlayan bir yapısı bulunmaktadır. Omurga esnek yapısı ile birçok hareketin yapılmasını sağladığı gibi aşırı yük ve dengesiz hareketler sonucunda zarar görebilmektedir. Sağlam ve dayanıklı oluşu nedeniyle fazla yük taşındığında ya da ani ve dengesiz hareketlere karşı hassastır ve kırılgan bir yapıdadır. Bireyler gün içerisinde dengesiz ve bilinçsiz hareketleri nedeniyle çok sık omurga rahatsızlığı yaşamaktadır. Hemen hemen insanların yüzde 80'i omurga rahatsızlıklarından dolayı şikayet etmektedir. Omurga ağrılarına dikkat edilmelidir. İlk başlarda hafif ağrılarla başlayan omurga ağrıları ilerleyen dönemlerde kronik ağrılara doğru ilerleyerek büyük sorunlara neden olabilir. 

    Omurga Ağrılarının Nedenler: Omurga ağrıları genellikle insanların yanlış hareketlerinden dolayı ortaya çıkmaktadır. Özellikle meslek hastalıklarının yüzde 30 ile yüzde 40' ı omurga ağrılarına neden olmaktadır. Genellik ağır yük kaldırma işlerinde çalışan inşaat, nakliyecilik ve ormancılık gibi alanlarda çalışan kişilerde omurga ağrıları daha fazla görülmektedir. Aynı zamanda bütün gün masa başında oturmak zorunda kalan ve oturma şekline dikkat etmeyen kişilerde de omurga ağrıları çok sık görülmektedir. Omurga ağrısı yaşayan kişilerin sadece yüzde 6' sında kronik ağrılara rastlanmaktadır. Omurga ağrıları insanlara yaşatmış olduğu acının yanı sıra iş gücü kaybına da neden olmaktadır. Aynı zamanda sosyal kayıplara da neden olmaktadır. 

    Omurga Ağrısına Ne İyi Gelir
    Omurga Ağrısına Ne İyi Gelir:

    Omurga ağrısı için öncelikle alanında uzman olan bir doktora gidilmelidir. Böylelikle ağrının nedenleri kesin olarak öğrenilmeli ve ağrının nedenine göre tedavi yöntemi belirlenmelidir.  Ani hareketlerden dolayı kas incinmelerinden kaynaklanan omurga ağrıları bazı egzersiz hareketleri ile tedavi edilebilir. Fakat ağrılar uzun süre devam eder ise mutlaka tıbbi yöntemlere başvurulmalıdır. Doktora gidilerek kan tahlili ve ultrason sonuçları ile ağrının nedenleri araştırılmalı ve ona göre ilaç  tedavisine başlanılmalıdır. Omurga ağrıları insanların günlük işlerini aksatmakta ve yaşam kalitesini düşürmektedir. 

    Omurga ağrısı için özellikle B12 vitamini iyi gelmektedir. B12 vitamini vücudun kas sistemini güçlendirmekte ve sinirler etrafında koruyucu tabakayı sağlamlaştırmaktadır. Ayrıca omurga ağrılarına kapsaisin kremi de iyi gelmektedir. Bu kremi masaj yaparak kullanılırsa o bölgedeki kasları rahatlatarak ağrıyı hafifletir. Ani ve ters hareketten dolayı yaşanan omurga ağrıları da çok yaşanmaktadır. Eğer ani hareket omurga ağrısına neden olduysa mutlaka istirahat etmeniz gerekmektedir.  Ayrıca masaj eğitimi almış kişilerden sırt masajı ile de takviyede bulunabilirsiniz.  Kronikleşen omurga ağrıları yaşayan kişilerde duruş ve yatış pozisyonlarına dikkat etmelidirler.  Kronik omurga ağrısı yaşayan kişiler yüz üst yatmaları gerekmektedir. Yüz üstü yatmaktan sıkılan kişiler ise yan yatıp bacaklarının arasına minder koyarak yatabilirler. Bu yatış biçimi sırt bölgesini rahatlatır ve sırt bölgesinde yaşanan basıncı azaltarak kişinin rahatlamasını sağlar. 

    Günlük yaşamında sürekli oturarak çalışmak zorunda kalan kişiler de oturma biçimlerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Otururken dik pozisyonda oturmalı ve beli ve sırtı destekleyecek minderler kullanmalıdır.  Ayrıca omurga ağrılarına gün içerisinde düzenli olarak yapılan tempolu yürüyüşlerde iyi gelmektedir. Yürüyüşlerin yanı sıra egzersiz hareketleri de iyi, gelmektedir. Bu yöntemlerin hepsi doktora danışılarak yapılmalıdır. Doktor kontrolü dışında yapılan ağrılar olumsuz sonuçlara neden olabilir.]]> Çocuklarda Omurga Eğriliği https://www.omurga.gen.tr/cocuklarda-omurga-egriligi.html Wed, 21 Nov 2018 16:39:40 +0000 Çocuklarda omurga eğriliği, Ülkemizde çocukların nüfusu gitgide artış göstermektedir. Onların sağlığı ve yaşamı son derece önemlidir. Solunum güçlüğünden depresyona kadar pek çok ciddi  sağlık sorunlarına neden olan Çocuklarda omurga eğriliği, Ülkemizde çocukların nüfusu gitgide artış göstermektedir. Onların sağlığı ve yaşamı son derece önemlidir. Solunum güçlüğünden depresyona kadar pek çok ciddi  sağlık sorunlarına neden olan omurga eğriliği, özellikle  gelişme  çağındaki çocukları tehdit altına alıyor. Ülkemizde bu rahatsızlığın  önlenmesi açısından çocukluk döneminde ki bu teorilerinin mutlaka kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu tür rahatsızlıklar tramvay, doğumsal, gelişim bozuklukları sonrasında ise genetik olarak aileden de  gelebilmektedir. Genellikle bu rahatsızlığı olan çocukların, sırtın  bir bölümünde kabarıklık, kalçaların aynı seviyede durmaması gibi bulgular aile reisleri tarafından fark edilmelidir. Hafif dereceli omurga iliklerinde kişiye herhangi bir rahatsızlık vermeyebilir. Fakat İlerleyen dönemlerde geçmeyen bel ve sırt ağrıları solunum yetmezliği çeşitli enfeksiyonlar ve kalpte ritim bozuklukları görülebilmektedir. Çocuklarda omurga eğriliği erken zamanda teşhisi ve tedavisi önemlidir.

    Çocuk öne eğildiğinde  omurgadaki  eğrilik fark edilir. Böyle çocuklar genellikle sağlıklıdır. Fakat çok ileri eğrilikleri durumlarda kalp, akciğer gibi iç organ baskısı ile ilgili sorunlar oluşturabilmektedir. Çocuğun  gelişim süreci mutlaka takip edilmelidir. Omurga silindir yapıda olup, kıkırdak yapılarla birleşmesinden oluşur. Omurga vücudu dik tutan bir destek, omuriliği koruyan bir yapıdır. Omurganın  boyun ve bel bölgesi oldukça hareketli durumdadır. Omur kemiklerinin mükemmel bir şekilde birbirine eklem ve bağlarla birleşmesinden oluşan omurga, yandan kendini belirli normal seyirde gösterir. Boyun ve bel bölgesinde içeri doğru girintili çıkıntılı durumundadır. Onun için omurganın 1 bölümünü sağa veya sola doğru eğiklik yapması, bir bozukluktur. Bu bozukluğu ancak anneler ve babalar takip edebilir.

    Çocuklarda Omurga Eğriliği
    Omurga eğriliği genellikle kız çocuklarında daha fazla görülür. Ağır vakalarda eğilmeler, ergenlikte çok hızlı ilerler omurga eğrilikleri  daha  sonra da ortaya çıkabilmektedir. Yetişkinlerde sırt kaslarının dengesizliği, aşırı şişmanlık, kemik erimesi gibi. Bu durumlardan bazılarıdır. Çoğu  zaman eşi çalışmayan kaslar, düz kaslarından dengesizliğe neden olur. Ve omurgada eğrilik başlar. Hafif omurga eğriliklerin de sadece gözlem altında tutulabilir, erişkin veya çocuk zaman içerisinde  takip edilir. Kötü gidişli vakalarda ise eğrilik ve omurgada dönmenin artması ile göğüs boşluğunun zamanla çok daralır. Akciğere  giden hava ise azalır. Yaş ilerledikçe ve çocuk büyüdükçe akciğerde sık sık problemler ortaya çıkar. Bu problemlerden dolayı ya korse uygulaması olur, ya da ameliyat yapılması gerekmektedir. Yüzme, sırt kaslarını en aktif çalıştıran spordur. Çocuk yaşlarda gövdeyi şeklini veren temel yapı omurgadır. Çocuğun  gelişimi sırasında, oturma eğitimi birçok aile tarafından önem verilmelidir. Özellikle okul çocuklarında, sırada veya sandalyede, oturma sırasında oturulması örgütlenmelidir. 
    ]]>
    Omurga Ameliyatı https://www.omurga.gen.tr/omurga-ameliyati.html Thu, 22 Nov 2018 06:48:04 +0000 Omurga ameliyatı, omurga hastalıkları, son zamanlarda sık rastlanan ve hayat kalitesini düşüren hastalıkların tedavisi için geliştirilen bir tedavi yoludur. Bilhassa akciğer sorunları meydana gelen veya ileri yaşta meydana g Omurga ameliyatı, omurga hastalıkları, son zamanlarda sık rastlanan ve hayat kalitesini düşüren hastalıkların tedavisi için geliştirilen bir tedavi yoludur. Bilhassa akciğer sorunları meydana gelen veya ileri yaşta meydana gelen hastalar amaçlı bu operasyonlar korkutucu olabiliyor. Son zamanlarda, "Spinal Anestezi" ile başka bir deyişle hasta uyanıkken gerçekleştirilen omurga ameliyatları yardımıyla hastanın hem bir iyileşme sürecini azaltıyor hem bir de ameliyat esnasında ve ardından hastalara konfor sağlıyor.
    Platin takma yöntemi uygulanan metotlardan biridir. Bu konuda bazı endişeler vardır. Bunlardan bazıları için burada cevaplar bulabilirsiniz.

    Platinler vücuda zararlı mıdır. MR çektirirken sorun olabilir mi 

    Platin değil esasında titanyum ağırlıklı, bedende hiç yan tesir yaratmayan ve bir müebbet kalabilen gerekli malzemeler kullanılır ve şunlar MR uyumludur. Ağırlıkları 100-150 gramı geçmez.
     
    Platin ameliyatlarından sebep vatandaşlar çekiniyorlar 

    Çünkü ehil ellerde yapılmadıklarında vahim neticeler yaratabilir. Omurlara sevk edilen her vidanın dikey ve yatay planlarda değerlendirilmiş açıları vardır. Bu açılara uyulmazsa hudut dokusu zedelenebilir ve hasta girdiğinden berbat bir nörolojik tabloyla başka bir deyişle felçle çıkabilir. Bu ameliyatları şüphesiz bu işin uzmanları yapmalıdır
     
    Kimler yapar bu ameliyatları 

    Bu iş beyin ve hudut cerrahisinin işidir. Ortopedistlerden de uygulayanlar var ama ortopedistler fazladan fazla skolyoz cerrahisine çaba vermektedirler.
     
    Kaç saat sürer, hasta kaç gün içerinde ayağa kalkar 

    3-4 saatlik ameliyatlardır. Sırtından platin konulmuşsa sonrası gün yürür. bir haftada güzelce dolanır duruma gelmektedir. Taraftan açılıp omurların önünden platin takılmışsa (ki bu daha kolay değildir, anterior yaklaşım denir) 4-5 gün içerisinde yürür ve 10 gün içerisinde dolanır duruma gelmektedir zira sağından solundan önce 3 gün drenleri olacaktır.
     Omurga Ameliyatı
    Bu ameliyatla tamamiyle normal yaşama dönebilir mi 

    Hastaların futbol oynamasını beklemiyoruz  ama bu bireyler isterlerse koşturabilir, eğilebilir veya zıplayabilir. Başka Bir Deyişle hareketler hiçbir vakit kısıtlanmamaktadır. Üstelik öncekinden de dayanıklı olmaktadır.
     
    Platinler çıkarılıyor mu 

    Çıkarmaya sebep bulunmaz. Zira vücuda zararı yok. Ortaya Çıkarmak takmaktan daha kolay değil bir operasyonu gerektirir. Şayet çubuklardan bir tanesi baht yapıtı kırılmış ve bu kırılma etine batıp acıtıyorsa çıkarılabilir. Vida kırılması vida boynundan olabilir zarar veren değildir. Sanıldığının aksine sinirden uzak kemik giriş yerindedir..Zaten kaynama çoktan olmuşsa yerinde bırakılmalıdır. İlk 3 maaş dönemde kırılmışsa sistemdeki misyonuna göre bırakılır veya değiştirilir.. Platinleri takmadaki emel, kırık veya çökük omur konan kemik parçalarıyla kaynayıncaya civarı geçecek 3-4 maaş zamanda omurganın yükünü taşımak başka bir deyişle ona mekanik dayanak olmaktır. Bir defa kaynama olunca esasen yük kemiğe binecektir, platinler 2. tasarıda süs olarak da kalacaktır.

    Felçli bir hasta kişiye 4 sene sonra bile   yine platin protez operasyonu yapmayı düşünür müsünüz. Yararı olabilir mu 

    Eğer MR görüntülerinde omurilik ve sinirlere halen basan mühim miktarda kemik dokusu varsa şüphesiz düşünürüm zira bu kemikler kaldırıldıktan sonra bası kalkacağı amaçlı hastanın  iyileşme zamanı hızlanacaktır. Bu hastaları bir nevi dar kanal hastası benzeri ele almak gerekli. Burada yapılmış olan ameliyat ölmüş liflere karşı değildir. Sıkışıklıktan ötürü halen ölmemiş umut vadeden ama devre harici kalmış sinirleri rahatlatmaya yöneliktir.
     
    Lomber Omurga https://www.omurga.gen.tr/lomber-omurga.html Fri, 23 Nov 2018 02:35:29 +0000 Lomber omurga, omur denilen dizi halinde birbiriyle bağlantılı kemikten oluşmaktadır. Kemikler iç kısmından omuriliğin geçtiği omurların arasındaki spinal kanalı çevrelemektedir. Spinal kanalın sınırları arasında omurların Lomber omurga, omur denilen dizi halinde birbiriyle bağlantılı kemikten oluşmaktadır. Kemikler iç kısmından omuriliğin geçtiği omurların arasındaki spinal kanalı çevrelemektedir. Spinal kanalın sınırları arasında omurların arasında bulunan intervertebral diskler, bağ dokuları ve faset eklemleri bulunur. Yaşın ilerlemesiyle omurların arasındaki disklerde süngerimsi yapı özelliklerini kaybeder ve içerdikleri su oranı azalır. Bununla birlikte disk yüksekliği azalır, sertleşen disk omurilik kanalına doğru bombeleşmeye başlar. Bacaklara duyu ve güç veren sinirleri omurilik taşır. Kıkırdak dokunun kaybolması yani artrit nedeniyle omurgadaki faset eklemlerdeki kemik ve bağlar kalınlaşır ve omurilik kanalına baskı yapabilir. Bu değişim lomber omurga omurilik kanalının daralmasına yol açar. Bu spinal stenoz ya da dar kanal olarak tanımlanır. Lomber omurganın yandan ve ortadan kesidi incelenirse, dar kanalın neden olduğu omurilik basısı ile dejenere olan fıtıklaşmış diskin daralttığı kanal görülebilir. 

    Omurganın bel kısmı tıpta lumbar bölge olarak tanımlanır. Belin ön kısmı antreior lumbar bölge, arkası postreior lumbar olarak adlandırılır. Lomber omurgayı oluşturan yapılar ve yapıların çalışma sistemi bilinirse, omurganın işlevi daha kolay anlaşılabilir. Bu yapılar kemikler ve eklemler, sinirler, kaslar, bağ ve destek dokular ile omurga segmentlerinden oluşur.

    Lomber omurga darlığı

    Dar kanal pek çok kişide herhangi bir şikayete neden olmaz. Bazılarında ise, sırt ve bacaklarda ağrıya, his kaybına ya da bacak kramplarına yol açabilir. Nadir olarak bağırsak ve mesane kontrolünün kaybına neden olabilir. Uzun süre ayakta kalma ve oturmayla yakınmalar şiddetlenir. Bu belirtiler zamanla düzelebilir, farklı şiddette yakınmalar olabilir. Otururken ya da öne eğilirken omurilik kanalının çapı artacağı için, yakınmalar azalır, kaybolabilir. En fazla yürüyüşten sonra bacaklarda güçsüzlük, his değişimi, karıncalanma gibi belirtiler ortaya çıkar. Oturduktan, öne eğildikten sonra kişide bir rahatlama olur ve yürümeye devam edebilir. Bu belirli mesafelerde aynı şekilde tekrar eder.

    Lomber Omurga
    Lomber omurga yapıları

    Kemikler ve eklemler: Omurga vertebra denilen 24 omurun birbiri üstüne dizilmesiyle oluşur. Ayakta durmayı sağlayan en önemli vücut yapısı omurgadır. Önden ve arkadan bakıldığında düz görünen omurga, yandan bakıldığında üç tane doğal yaylanmaya sahiptir. Boyun ile beldeki lordoz yaylanma içe doğru, göğüsteki dışa doğru yaylanmaya ise kifoz denir. Lomber omurgalar L1, L2, L3, L4, L5 olarak tanımlanır. Alttaki L5 omuru sakrum denilen kuyruk sokumu kemiğiyle eklem yapmaktadır. Üçgen olan sakrum 5 kemiğin birleşimiyle oluşur. L5 omuru ile eklem yapan üst kısım S1 olarak tanımlanır. İnsanların bazılarında bel bölgesinde altıncı bir omur bulunabilir. Bu herhangi bir soruna neden olmaz.

    Her omurda farklı kemik kısımları olur. Silindirik şekildeki omurun ana kısmı omurun gövdesini oluşturur. Lumbar alandaki omurlar, diğer omurga bölümlerine göre daha kalın ve uzun olur. Çünkü bel bölgesi vücutta daha fazla yük taşıyan bir alandır. Omur gövdelerini saran kemik halka bulunmaktadır. Kemik halka iki tane kalın kemik sapla birlikte omurun gövdesine bağlanır. Pedikül denen bu sapların her iki tanesi geriye doğru kemik halka oluşturacak şekilde devam edip ortada birleşir. Lamina denilen kemik halkalar omurun arkasında orta tarafta birleşir ve geriye doğru çıkıntı yapar. Dışarıdan belimize dokunursak, spinoz proses denilen kemik çıkıntısını hissederiz. Omur gövdesi ile kemik halkalar omurilik ile sinirleri koruyan bir etkendir. Omur yanlarında bulunan biri yukarıya, diğeri aşağıya giden iki kemik çıkıntı olur. Yukarı giden çıkıntı üstteki omurdan aşağıya inen çıkıntı ile birleşip, omurganın iki tarafında uzanan eklemleri meydana getirir. Bunlar faset eklem olarak tanımlanır. Her omu]]> Baş Ve Omurga Yaralanmaları https://www.omurga.gen.tr/bas-ve-omurga-yaralanmalari.html Fri, 23 Nov 2018 22:30:24 +0000 Baş ve Omurga Yaralanmaları, Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir sistemi etkilenebilir. Bel kemiğinde ki yaralanmalar da omurgada ani sıkışma yada ayrılma meydana gelebilir. Bun Baş ve Omurga Yaralanmaları, Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir sistemi etkilenebilir. Bel kemiğinde ki yaralanmalar da omurgada ani sıkışma yada ayrılma meydana gelebilir. Bunun sonucun da sinir sistemi etkilenerek olumsuz sonuçlar elde edilir. Trafik kazalarında ölümlerin %80 i bu tür yaralanmalardan kaynaklanmaktadır.

    Baş Yaralanmaları Çeşitleri Nelerdir

    • Saçlı Derilerde Yaralanmalar, Saç derisi kafatası üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucunda kolaylıkla ayrılabilir. Bunun sonucun da ise kanama çok fazla olabilir. Bu tür durumlar da öncelikle kanama durdurulmalı.
    • Kafatası Kırıkları, Bu tür yaralanmalarda kırıklardan ziyade beyin zedelenmesi daha önemlidir. Beyin hasarının da olup olmadığına mutlaka bakılmalıdır.
    • Yüz Yaralanmaları, Çene, ağız ve burun yaralanmaları meydana gelebilir ve bunun sonucunda  solunum yolu ciddi şekilde etkilenebilir ve duyu organları da zarar görebilir.
    • Omurga (bel kemiği) Yaralanmaları, En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir. Bu tür yaralanmalar çok ağrılıdır. Genelde kazalar da en çok boyun etkilenir.
    • Açık Yaralanmalar, Kanamanın söz konusu olduğu yaralanmalara açık yaralanma denir.
    • Kapalı Yaralanmalar, Vurma, çarpma. düşme veya darbe alma sonucu kanamanın olmaması gibi yaralanmalar da kapalı yaralanma olarak geçer.

    Baş Ve Omurga YaralanmalarıBaş ve Omurga Yaralanmalarının Nedenleri Nelerdir

    • Yüksek yerden düşme
    • Baş ve gövde yaralanması
    • Otomobil ve motosiklet kazaları
    • Spor ve iş kazaları
    • Yıkıntı altında kalma

    Baş ve Omurga Yaralanmalarında Belirtiler Nelerdir

    • Bilinç düzeyinde değişmeler, hafıza değişiklikleri veya hafıza kaybı
    • Başta, boyunda ve sırtta ağrı
    • Elde ve parmaklar da karıncalanma yada his kaybı
    • Vücudun herhangi bir yerinde tam yada kısmen hareket kaybı
    • Baş yada bel kemiğinde şekil bozukluğu
    • Burun ve kulaktan beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi
    • Baş, boyun ve sırtta dışarıdan kan gelmesi
    • Sarsıntı ve denge kaybı
    • Kulak ve göz çevresinde morluk
    • Kusma

    Baş ve Omurga Yaralanmalarında İlk Yardım

    • Hemen 112 aranarak tıbbi yardım istenir
    • Bilinç kontrolü
    • Yaşam bulguları değerlendirilir
    • Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır
    • Herhangi bir dış tehlike mevcutsa düz pozisyonda sürüklenir
    • Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır ve yardım geldiğinde de bu eksen bozulmamalıdır.
    • Taşınma ve sevk sırasında hasta sarsılmamalıdır
    • ilk yardım ekibi gelene kadar hasta üzerinde yapılan işlemler kayıt alınmalı ve gelen ekibe bildirilmelidir
    • Asla hasta yalnız bırakılmamalıdır
    ]]>
    Omurga Çıkıntısı https://www.omurga.gen.tr/omurga-cikintisi.html Sat, 24 Nov 2018 05:12:39 +0000 Omurga çıkıntısı, genellikle bluğ çağındaki çocukların omurgalarının standart görünümden farklı hal almasıdır. Sağlıklı bir insanda omurga görünümü önden ya da arkadan bakıldığında düz olmalıdır. Omurgan Omurga çıkıntısı, genellikle bluğ çağındaki çocukların omurgalarının standart görünümden farklı hal almasıdır. Sağlıklı bir insanda omurga görünümü önden ya da arkadan bakıldığında düz olmalıdır. Omurganın göğüs hizasına gelen kısmında arkaya doğru çıkıntı (kifoz), bel bölgesinde ise öne doğru çıkıntı (lordoz) vardır. Omurga çıkıntısı olarak tabir edilen durum ise omurganın bahsedilen görünüm tablosundan ayrılarak sağa ya da sola yönelmesidir. Skolyoz adı verilen bu rahatsızlık, vücuda belli kısıtlamalar ve aksaklıklar getirse de çoğunlukla kendi başına bir hastalık değildir. Omurilikte oluşan bu görünüm sapması, doktorlar tarafından genellikle daha ciddi bir hastalığın belirtisi olarak yorumlanır. Olası ciddi bir hastalığı ve aynı zamanda söz konusu hastalığın belirtisi olan skolyozu tedavi edebilmek için erken teşhis önemlidir.

    Omurga çıkıntısı, sağ kaburgaların dışarıya çıkıntılı olmasına neden olur. Ayrıca sağ taraftaki kürek kemiğinde gözle görülür biçimde çıkıntı bulunur. Omurganın eğik bir yapıya sahip olması, çocuğun sürekli bir tarafa eğilerek durmasına neden olur. Bu duruş sırasında omuzlarından bir tanesi diğerine göre daha yüksekte durur. Skolyozun ortaya çıkardığı görüntü farklılıklarından birisi de kalça kemiği uyuşmazlığıdır. Omurga çıkıntısı, çocuğun kalça kemiklerinin simetrik bir yapıya sahip olmasını engeller. Kemiklerin birisi diğerinden daha yukarıda durur. Ayrıca belirleyici olabilecek başka bir faklılık da kaburgalarda mevcuttur. Skolyoz olan bir çocuk öne doğru eğildiğinde kaburga kemiklerinin normalden daha belirgin biçimde ortaya çıktığı görülür.

    Hastalığın tedavisi için izlenebilecek yöntemleri genellemek çok zordur. Çünkü oldukça özgün bir yapı olan omurga üzerindeki bu sapmalar da özgün bir şekilde gerçekleşmekte ve her hastada farklılık gösterebilmektedir. Hastalığın tedavisinde çıkıntının açılarının ne düzeyde olduğu ya da hangi yöne doğru sapma olduğu gibi birçok bulgu değerlendirilmelidir.
    Omurga Çıkıntısı 
    Omurga çıkıntısı çocukluk döneminde fark edilmiş hastalarda fizik tedavi hareketleri ilk seçenektir. 10 yaş altındaki çocuklarda akciğer gelişiminin tamamlanma süreci, omurga ameliyatı ile sekteye uğratılmamalıdır. Çocuğun hastane ya da fizik tedavi merkezinde düzenli olarak kontrole gitmesi ve istenilen hareketleri periyodik olarak tekrarlaması istenir. Ancak erken yaşlarda sürekli uygulanan bu takvimi çocuğa dayatmak, ileride sıkılmasına ve hareketlerin asıl uygulanması gereken fiziksel gelişimin fazla olduğu dönemlerde bunları yapmak istememesine neden olabilir. Fizik tedavi sürecine ne zaman başlanacağına, doktorun muayenesi sonrası hareketlerin en etkili olabileceği dönemi teşhis etmesi ile karar verilmelidir. 

    Omurga çıkıntısını düzeltebilmek için uygulanan diğer bir yöntem ise korsedir. Korsenin kemik ve kas yapısını rahata alıştırarak bunların güçsüzleşmesine sebep olduğu bilinmektedir. Ancak hastanın da onayı ile bu risk alınabilir ve omurganın düzelmesi sağlanabilir. Ameliyat seçeneğine göre daha rahat bir yöntem olsa da iyileşme sağlamak için korsenin günde 20 - 22 saat takılması gerekliliği bu seçeneğin dezavantajıdır. 

    Son tercih edilen yöntem ise ameliyattır. Omurganın sinir sisteminde aldığı rol, buraya yapılacak müdahaleleri çok daha hayati kılmaktadır. Bu nedenle tedavi için göze alınacak risk oranı daha fazladır. Ancak uzman ve becerikli bir cerrah tarafından gerçekleştirildiği takdirde iyileşme sağlanması mümkündür.

    Omurga çıkıntısı hakkında dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, bu rahatsızlığı bozuk duruş ile karıştırmamak gerektiğidir. Omurgada oluşan bir bozukluk vücutta farklı bölgelere sıçrayarak büyük sorunlara neden olabilir. Ancak duruş bozukluğu, belli başlı fiziksel programlar ile tedavi edilebilir ve herhangi bir hayati tehlikesi yoktur. 
    ]]> Omurga Travmaları https://www.omurga.gen.tr/omurga-travmalari.html Sat, 24 Nov 2018 11:32:31 +0000 Omurga Travmaları, (faset sendromu) Yaşlanma, küçük travmalar yada aşırı yüklenmenin eklemlerimiz de oluşturduğu boyun, sırt ve bel ağrıları, omurga alan daralmasının habercisi olabilir. Omurgayı oluşturan yapılar arası Omurga Travmaları, (faset sendromu) Yaşlanma, küçük travmalar yada aşırı yüklenmenin eklemlerimiz de oluşturduğu boyun, sırt ve bel ağrıları, omurga alan daralmasının habercisi olabilir. Omurgayı oluşturan yapılar arasında yer alan eklem grubu (faset eklemi) üzerini kapatan kıkırdak, çeşitli nedenlerle zaman içerisinde özelliğini yitirebilir. Bu durum omurga travmalarına neden olabilir. Faset sendromu, gün boyu tüm ağrılarımızı taşıyarak bizi ayakta tutan omurgamız  önlem almadığımız dikkat etmediğimiz zaman boyun, sırt ve bel ağrılarına neden olabiliyor. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen ve omurgamızın hareketli olmasını sağlayan eklemlerde faset sendromu ortaya çıkıyor. Faset eklemi hem omuriliğin içinde yer aldığı kanala hemde omurilikten bacaklara ve kollara doğru giden sinirlerin çıktığı kanala oldukça yakındır. Bu nedenle bu bozulmalar söz konusu kanallarım bozulmasına neden olabilir.

    Eğer ana kanalda bir daralma ortaya çıkarsa daha ağır durumlarla karşılaşılabilir. Ağır sporlar ve bu sebeple meydana gelen küçük travmaların birikimi, bel fıtığı ve disk problemlerinin ortaya çıktığı faset sendromuna neden olabilir. Bel fıtığı nasıl belden çıkıp sinirlerin geçtiği kanalları daraltıyorsa faset sendromu da ileri ki yaşlarda kanallara yakınlığından dolayı fıtık gibi o kanalı daraltarak şikayetleri de beraberinde getiriyor.Eklemlerde ki kıkırdağın özelliklerini yitirmesi faset sendromunun en belirgin özelliği baş ağrıları olarak ortaya çıkar. Genellikle hastaların bellerini geriye alarak geriye doğru kıvırması ağrıyı artırması faset sendromunun belirgin göstergesidir.

    Omurga Travmaları

    Bel geriye doğru kıvrıldığında faset eklemini ve eklemi oluşturan iki dudak birbirine yaklaşıyor ve üet üste biniyor. Bu durum eklem ara mesafesinin daralmasına neden oluyor. Bel geriye alındığında yüklenme artığı için ağrıda artıyor. Faset sendromunun diğer bir göstergesi de hareketsiz kalmaya bağlı tutukluluk olarak kendini gösterir. Bu durumları az indirmek için hareketliği artırmak gerekiyor. Hareketliği artırmak adına hastaya egzersiz önerile bilir. Belirli aralıklarla spor yapmak tedavinin asıl yöntemidir. Özellikle pilates sayesinde omurga ve çevresindeki yapılar güçlendirebilir.Bu travmalardan  ilk aşamada genellikle ilaç tedavisi ve uygun egzersizler uygulanarak tedavi edilebilir bir aşamadır.

    ]]>
    Omurga Tüberkülozu https://www.omurga.gen.tr/omurga-tuberkulozu.html Sun, 25 Nov 2018 03:05:23 +0000 Omurga tüberkülozu,  tübeküloz spondilit olarak da bilinen bu rahatsızlık, veremden ötürü belkemiğinin yani omurganın bükülmesi ve omur cisimlerinin yassılaşmasıdır. Omurga tüberkülozu akciğer dışında en çok iskelet Omurga tüberkülozu,  tübeküloz spondilit olarak da bilinen bu rahatsızlık, veremden ötürü belkemiğinin yani omurganın bükülmesi ve omur cisimlerinin yassılaşmasıdır. Omurga tüberkülozu akciğer dışında en çok iskelet sisteminde görülen bir tür enfeksiyondur. Torakolumbal bölge başta olmak üzere tüm omurgayı etkiler. Vücutta sıklıkla etkilenen kemikler ise kalça ve diz kemikleridir.  Koch basilinin eklemlere yerleşmesi ile meydana gelir. Koch basili verem mikrobuna verilen isimdir. Enfeksiyon vertebra (omurga) ön kısmında intervertebral diske yakın olarak başlar. Sonrasında hastalık en yakın omurgaya atlar ve omurgada eğriliğe neden olur.

    Omurga tüberkülozu, en çok 10-30 yaşları arasında görülür ve kemiklerin sürekli basınç aldığı bölgelerde meydana gelir. Bu basil,  kan dolaşımı kemiklere ulaşır ve bu yüzden hastalık belirti vermeden geçmiş olsa bile eklem ve kemikler ile iç organları etkileyen verem enfeksiyonunun sekonder yayılma odağı olurlar.

    Belirtileri

    Omurga tüberkülozu hastalarının sırt ağrıları, gece terlemesi, ateş, kilo kaybı ve anoreksiya gibi şikayetleri vardır. Bel kemiklerinde, bacaklarda karıncalanma, ardından uyuşma ve zayıflığa neden olan bir kütle oluşabilir. Genellikle hastalıktan kaynaklanan ağrı, hastanın dik ve tutulmuş halde yürümesine neden olur. Bazı vakalarda omurga tüberkülozu hastalığı, kamburluk sinirlere zarar verir ve bunun  sonucu kişide felç görülmesine neden olabilir. Bu duruma ise Pott felci denilmektedir. Hastalıklı omurgada harabiyet ve çökme, disk aralığında daralma, kifoz (kamburluk), omurgada apse gibi radyolojik bulguları vardır. 

    Tedavisi

    Geçmiş yıllarda omurga tüberkülozu tedavisi, gelişmiş hastaneler de uzun süreli tedavi ve işlem gerektiren hastalıklar içerisindeydi. Hastalar uzun yıllar boyu alçıya alınır ve eklemlerin donmasının gelişmesi sağlanırdı ve eklem başlarının kaynaması iyileşme olarak görülürdü.

    Omurga Tüberkülozu

    Streptomisin ve başka bazı ilaçların bulunması ile birlikte bu uzun süreli tedavi yöntemi tamamen değişmiştir. Günümüzde omurga tüberkülozu çoklu antibiyotik ile tedavi edilebilmektedir. Tedavi süresi en az 6-9 ay boyunca devam eder lakin bazı durumlar da hastalığın devamını önlemek adına bu tedavi ömür boyu da devam edebilir. Bu hastalığın tedavisinde dağ yada deniz havasında uzun süre iklim tedavisiyle birlikte kalsiyum gibi birkaç çeşit vitamin tedavisi ile durumun düzelmesinde oldukça etkilidir.

    Ortopedik tedavisi ise, başlangıç aşamasına geri dönüşümü olmayan eklem hareketlerini ve basıncı ortadan kaldırmayı amaçlar. Bunun için kapalı yada kapaklı açık alçılı aygıtlar kullanılır. Bunların temel mantığı ise hastayı bacaklarına yük vermeden ayakta tutmaktır. Ankiloz oluşmasını önlemek ve eklem hareketlerini korumak için, iltihaplı eklemin hareketsiz kalmasının önüne geçilmelidir.

    Cerrahi girişimlerin genelinde, verem odağı erken aşamada açılarak irin ve ölü doku parçacıları boşaltılır, bırakılan yapay drenler aracılığı ile ilaçların doğrudan hastalıklı dokuya etki etmesi sağlanır. Bu sırada da ilaçlar da sistematik olarak kullanılırlar. Böylece iyileşme süreci hızlandırılır ve sonraki aşamalar da önlenmesi oldukça zor olan yayılma engellenmiş olur. Daha sonrasında ise eklemlerin uygun konumda kaynaşması sağlanır.

    Sağlıklı ve sağlıkla kalın.. 

    ]]>
    T12 Omurga Çökmesi Kırığı https://www.omurga.gen.tr/t12-omurga-cokmesi-kirigi.html Sun, 25 Nov 2018 18:02:04 +0000 T12 omurga çökmesi kırığı, omurga çökmesi sonucunda oluşan kırıkların yaklaşık % 5-10 kadarı boyun omurlarında, % 70 kadarı bel ve sırt omurlarında, kalan kısmı ise aşağı kısımlarda meydana gelir. En fazla sorun sırt T12 omurga çökmesi kırığı, omurga çökmesi sonucunda oluşan kırıkların yaklaşık % 5-10 kadarı boyun omurlarında, % 70 kadarı bel ve sırt omurlarında, kalan kısmı ise aşağı kısımlarda meydana gelir. En fazla sorun sırt ve bel omurlarının birleşim yeri olan T12 sırt omuru ile 1. bel omurudur. Bu bölge omurganın en fazla hareketli olan kısmıdır.

    Normalde bir kemiğin üzerine kaldırabileceğinden daha fazla yük bindiğinde, kemiğin kırılması kaçınılmazdır. Omurgada en fazla görülen kırık türü omurun ön bölümünün çöktüğü, çökme kırıklarıdır. Omurganın üzerine binen yükün daha şiddetli olması halinde, omurun ortası ve arkasının da kırılması söz konusu olabilir. Kırılan parçalar omurilik kanalına ilerleyerek omuriliğin zedelenmesine yol açabilir. Omurga kırıkları genellikle tek bir omurda meydana gelir. Sadece % 20-30 kadar ardışık olan ya da olmayan omurlarda kırık meydana gelebilir. T12 omurga çökmesi kırığı omurganın en hareketli bölümünde olması nedeniyle oldukça rahatsızlık veren ve acilen tedavi edilmesi gereken bir sorundur.

    T12 omurga çökmesi kırığı bulguları nelerdir

    T12 omuru kırıklarının erken aşamadaki bulguları kırığın şiddetine göre farklılık gösterir. Sırt ve bel bölgesinde, boyunda ağrı ile kas spazmı en belirgin belirtilerdir. Eğer omurilik yaralanması da oluşursa, kol ve bacaklarda his kaybı, uyuşukluk, güç kaybı, abdest ve idrar kaçırma, yapamama gibi farklı yakınmalar gelişebilir. Geç dönemde sinir yaralanması bulunmayan hastalarda tedavinin gerektiği gibi uygulanamaması halinde, omurgada kamburluk meydana gelmesi ve dolayısıyla şiddetli ağrı çekilmesi kaçınılmaz olur. Eğer sinir yaralanması varsa, bu durumda felç ve beraberindeki sorunlar yaşanır.

    T12 Omurga Çökmesi Kırığı
    T12 omurga çökmesi kırığı nedenleri

    Bu tür çökme kırıkları genellikle yüksek enerjideki travmalardan kaynaklanır. En büyük sorumlusu ise, trafik kazalarıdır. Ayrıca düşme, daha çok yüksekten düşme, spor yaralanmaları, ateşli silah yaralanması gibi etkenlerde T12 omurga çökmesi kırıklarına yol açabilir. Eğer osteoporoz rahatsızlığı bulunan kişilerde bu sorun yaşanıyorsa, bu kemiklerdeki zayıflamadan kaynaklanır. Bir öksürük, hapşırık bile buna neden olabilir. Genellikle 18-50 yaşlar arasındaki kişilerde etkili olur. Erkeklerde kadınlarla kıyaslandığında, 4 kat fazla omurga kırığı riski taşır.

    T12 omurga çökmesi kırığı tanısı

    Omurgada meydana gelen yaralanmanın ardından hemen hastaneye gidilmelidir. Ancak nakil sırasında prosedürlere uyulmalı, hasta doğru şekilde taşınmalıdır. Bunu işin uzmanları yapmalıdır. En uygun pozisyonda hasta hastaneye ulaştırılmalıdır. Acilde hastanın muayenesi yapılır ve tanı için bazı tetkikler uygulanır. Bu tetkikler arasında direkt radyografi, bilgisayarlı tomografi, MR bulunur.

    T12 omurga çökmesi kırığı tedavisi

    Tedavide amaç omurganın bütünlüğünün korunması, ağrının giderilmesi ve kırığın restore edilmesidir. Kırığın zamanla kamburluğa neden olmaması, ilerleyerek omuriliğe zarar vermemesi hedeflenir. Kırık nedeniyle oluşan kemik basısı ve omurilik sıkışması düzeltilmeye çalışılır. Tedavinin erken dönemde uygulanması, kısmi felcin oluştuğu hastalarda iyileşmeye yardımcı olur. Tedavide korse ya da alçı tedavisi uygulanabilir. Öncelikle kırığın iyileşmesi amacıyla doğru tespit yapılmalıdır. Korse ve alçının kullanım süresi genellikle 3 aydır. T12 omurunun tespit edilmesi ve dondurulmasıyla uygulanan enstrümentasyon ve füzyon tedavisi de uygulanabilir. Bazı çökme kırıklarında ise, vertebroplasti tedavisi uygulanabilir. Bu tedavide lokal anesteziyle ciltte açılan kesiden girilerek, T12 omurga çökmesi kırığı geniş iğnelerle düzeltilmeye çalışılır.
    ]]>
    Omurga İltihaplanması https://www.omurga.gen.tr/omurga-iltihaplanmasi.html Mon, 26 Nov 2018 01:11:25 +0000 Omurga İltihaplanması, Diskit, spondilit, epidural abse ve spondilodiskit şeklinde ortaya çıkan hastalık grubudur. Enfeksiyon almaya müsait olan insanlar genellikle sigara kullananlar, beslenme düzensizliği olanlar, bağışıkl Omurga İltihaplanması, Diskit, spondilit, epidural abse ve spondilodiskit şeklinde ortaya çıkan hastalık grubudur. Enfeksiyon almaya müsait olan insanlar genellikle sigara kullananlar, beslenme düzensizliği olanlar, bağışıklık sistemi bozukluğuna yol açan AIDS ve benzeri hastalığı olanlar, şeker hastaları olanlar, uyuşturucu ve alkol kullananlar büyük risk altındadır. Omurga ameliyatlarından sonra da enfeksiyon oluşumu gözlenmektedir. 
    Omurga kanalında bulunan  omuriliğin hayati önemi oldukça fazladır bu nedenle kronik hastalıklar, enfeksiyonlar, damarsal problemler nedeni ile omurilik işlevini yerine getiremez bunun sonucunda  omurga iltihapları ortaya çıkar.

    Omurga İltihabına Neden Olan Faktörler

    Omurga iltihapları genellikle vücudun herhangi bir yerinde oluşan enfeksiyondan özellikle de ani başlayan grip enfeksiyonları, kızamık virüsü suçiçeği virüsü,  kuduz virüsü ve bazı bakteriyel hastalıklar, idrar yolu enfeksiyonu, akciğer enfeksiyonu gibi sistematik  dolaşıma karışan bakterilerin  önce beyine sonra beyin zarı ile birlikte omuriliğe ulaşması sonucu omurga iltihabi ortaya çıkmaktadır. Omurga iltihaplanması sadece bakterilerle değil bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda da çok çabuk ortaya çıkar. Kanser veya tümör nedeni ile hastaların bağışıklık sistemi oldukça zayıf olduğu için omurga iltihabi oluşması da  kolay olur bu hastalarda. Ayrıca dolaşım bozukluğu olan hastalarda da sıklıkla görülmektedir. Bunların yanı sıra gelişi güzel ihtiyaç dışında antibiyotik kullanımı, uçuk virüsü, genital bölge virüsleri, mantar hastalığı olanlarda da omurga iltihabı ortaya çıkabilir.

    Omurga İltihaplanması
    Omurga iltihaplanmasının ( Enfeksiyonun ) Teşhisi

    İlk önce bütün hastalıklarda olduğu gibi  hasta olan kişinin çok iyi dinlenmesi gerekmektedir. Hastanın şikayeti ve hikayesi önemlidir. Hastanın şikayetine göre uygun bir yol uzman doktor tarafından çizilir.Hastalığın ne zaman başladığı, nereden hangi bölgeye yayıldığı, hastanın kullandığı ilaçlar ,kronik bir hastalığının olup olmadı veya başka bir rahatsızlığı var mı bunlar öğrenilir ve ameliyat geçmişi  varsa bunun sorgusu yapılır. Sonra hastanın hikayesine göre bazı tetkikler istenir. Bunlar bilgisayarlı tomografi (BT), kemikle ilgili problemlerde sintigrafi testi, röntgen filmi, kan tahlilleri ve dopler testi gibi tetkikler istenebilir. Omurilik iltihabi kesinleşmiş olan hastadan omurilik sıvısı alınması ve bu sıvının laboratuvara gönderilmesi gerekmektedir.

    Omurga İltihaplanmasının Tedavisi 

    Teşhis konulduktan sonra hızlı davranılması gerekmektedir. Hemen bağışıklık sistemini güçlendirecek bir yol izlenmesi gerekir. Viral ise antiviral, bakteriyel ise antibakteriyel ilaç tedavisi ile müdahale edilir.
    ]]>
    Bel Omurga Ağrısı https://www.omurga.gen.tr/bel-omurga-agrisi.html Mon, 26 Nov 2018 12:26:21 +0000 Omurga Bel Ağrısı, Bel ağrısı, yanma, batma, acıma, ağrı ve sert şekilde hissedilebilir. Bazı zamanlarda çok şiddetli bazı zamanlarda ise az ağrı yaşanır. Kim zamanda inişli çıkışlıdır ani hareketlerde vaya da uzandı Omurga Bel Ağrısı, Bel ağrısı, yanma, batma, acıma, ağrı ve sert şekilde hissedilebilir. Bazı zamanlarda çok şiddetli bazı zamanlarda ise az ağrı yaşanır. Kim zamanda inişli çıkışlıdır ani hareketlerde vaya da uzandığınız ve oturduğunuz yerden kalkmak acı verebilir. Bel ağrıları omurga kemiğinin zedelenmesinden, kasların zorlanmasından meydana gelir. Bu rahatsızlık hangi bölümden kaynaklanırsa kaynaklansın dokular yer değiştirir ve ağrıyan bölgeye baskı yapar bu şiddetli ağrılar bacak bölgelerinde uyuşma ve alta kaçırmaya neden olabilir. Aynı zamanda yaşanılan stres tüm hastalıkları olumsuz yönde etkilediği gibi bel ağrısını da tetikler.

    Omurga Bel Ağrısının Sebepleri Nelerdir

    Bel Fıtığı,  ani hareketlerle, uzun süreli belden eğilerek çalışmakla, sürekli yaşanılan streslerle, fazla doğum yapmakla oluşan dokuların kalıcı olarak yer değiştirmesiyle oluşan belde çıkan fıtığın yapısına göre şiddetli ağrılar olur ve bu ağrı dediğim gibi yapıya göre bacağa veya bele vurur. Yürümeyi, oturup kalkmayı, ağır kaldırmayı zorlaştırır.

    Bel Omurga Ağrısı
    Yaralanmalar, Omurga kırıklarında korse, alçı, çeşitli çimentolama teknikleri ile kemik güçlendirme yapılabileceği gibi açık veya kapalı cerrahi de yapılabilir. Yaşı küçük kişilerde genellikle ateşli yaralamalar, yüksekten düşme, trafik kazaları gibi ağır yaşanan olaylarda ortaya çıkar fakat yaşı ilerlemiş insanların kemikleri daha kırılgan olduğu için bu insanlarda küçük bir hasarda bile ortaya çıkabilir. Bu yaralanma veya kazalarda direk olarak omurganın ön kısmı hasar alır. Omurga üzerine binen yük daha fazla ise, omurları bir arada tutan yumuşak dokuların da etkilenmesi ile kırıklı çıkıklar meydana gelebilir.
    ]]>
    Omurga Kayması https://www.omurga.gen.tr/omurga-kaymasi.html Tue, 27 Nov 2018 02:39:29 +0000 Omurga kayması, vücut için hayati önem taşıyan omurga yapısında farklı nedenlerden dolayı kayma oluşması ve kemiklerin birbiri üzerine binmesidir. Omurga kemiklerinin arasındaki ritmik düzenin bozulmasının çeşitli nedenleri Omurga kayması, vücut için hayati önem taşıyan omurga yapısında farklı nedenlerden dolayı kayma oluşması ve kemiklerin birbiri üzerine binmesidir. Omurga kemiklerinin arasındaki ritmik düzenin bozulmasının çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenler, omurgada oluşan kaymanın ne büyüklükte ve hangi yöne doğru gerçekleşeceğine de etki ederler. Omurga yapısının sağlıklı bir insan vücudundaki dizilimi he bir kemiğin alttaki kemiğe tam olarak simetrik biçimde eşit olduğu bir yapıya sahiptir. Bu düzenin sürekliliğini sağlamak için ise birbirinden farklı birçok bağ yapısı omurilik kemikleri arasında köprü olarak görev yapar. Fazla sayıdaki bu köprüleri devre dışı bırakan ve omurga kaymasına neden olan faktörler ise genellikle ameliyat sonrası ortaya çıkan kaymalar, doğum esnasında omurilikte oluşan eksiklik ve aksaklıklar sonucu ortaya çıkan kaymalar, son olarak da yaşlılık döneminde vücutta ortaya çıkan dejenerasyonlar sonucu oluşan kaymalardır. 

    Omurga kayması vakalarında genellikle omurga kemiklerinin üstte olanlarının alt kemiğin önüne doğru kaydığı durumlar yaygındır. Bu tür kaymalara spondilolistezis adı verilir. Nadiren de olsa görülen omurga kemiğinin arkasına doğru gerçekleşen kaymalara ise retrolistezis adı verilmektedir. Bu iki kayma çeşidinin görülme sıklıkları farklı olsa da vücutta yarattıkları risk seviyesi aynı düzeydedir. Omurgada oluşan herhangi bir eğrilik durumunda ortaya çıkan aksaklığın yönü fark etmeksizin omurga içerisinde bulunan omurilik sıkışacaktır. Bu ise vücudun işlevlerini yerine getirmesini hem kısıtlayacak hem de hasta için oldukça ağrılı bir dönemin başlamasına neden olacaktır. Omurga kayması durumunda ortaya çıkan belirtiler genellikle her iki bacakta hissedilen uyuşukluk, ağrı ve yanma gibi şikayetlerdir. 

    Omurga KaymasıOmurga Kayması Tedavisi

    Omurga kaymasının vücutta ne kadar ilerlemiş olduğu tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde etkili bir faktördür. Kaymanın giderilmesi ve omurgadaki kaymış kemiğin destek üniteleri ile desteklenmesi için genellikle ameliyat yoluna gidilir. Hastalığın erken fark edilmesi ve ameliyatın doğru zamanda yapılmış olması hastalığın kişiye verebileceği zararların büyük ölçüde azalmasına neden olur. Müdahalede geç kalınmış vakalarda vücudun felç kalma olasılığı oldukça yüksek seviyededir. 

    Tedavi için ameliyat olması gereken hastalar, yürüme mesafesi 500 metreden aşağıya düşmüş ve bu mesafeden sonra bacaklarında ağrı olsun ya da olmasın yürümeye devam edemeyen grupları içerir. Ayrıca ayaklarda omurga kaymasına bağlı kalıcı ya da kısmi felç bulunan hastalar da ameliyat ile tedavi edilmelidir. Yapılan ameliyatlar hastanın omurga kemiğinde oluşan kaymanın kapsadığı ve aksattığı kemiklere göre farklı yönelim metotlarını kapsar. Kemikler arasında dar alanda baskı yapan kemikler öncelikli hedeftir. Düzenli kemik yapısının çeşitli bölgelerinde ortaya çıkarak diğer kemiklere baskı yapıp işlevlerini bozan bu kemikleri kaldırmak tedavi için ilk adımdır. Söz konusu kemiklerden arındırılan bölgelerde boşluklar oluştuğu için omurga kemikleri boş alana doğru eğilip bu defa da ters yöne doğru kayma gerçekleştirebilir. Böylesi bir durumun önüne geçmek için kemiklere destek olması ve omurgadaki kaymayı aşamalı olarak düzeltmesi için boşalan kemiklerin arasına titanyum vida rod sistemi uygulanır. Bu sistem ile omurga kemikleri birbirlerine olması gerektiği biçimde tutturulur. Ameliyat sonrası kemiklerin düzelme durumu mr testleri ile düzenli olarak kontrol edilir. Uzman cerrah, omurga kaymasının düzelme grafiğine göre çeşitli ayarlamalar ve ek tedaviler önerebilir.

    Omurganın vücut için oldukça hassa bir bölge olması nedeniyle bu bölgeye gerçekleştirilecek en küçük yanlış müdahale dahi hastada ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle tedavi sürecinde tercih edilecek beyin cerrahının tecrübesine ve geçmişte yaptığı ameliyatlar]]> Omurga Romatizması https://www.omurga.gen.tr/omurga-romatizmasi.html Tue, 27 Nov 2018 03:56:32 +0000 Omurga romatizması, omurga bölgesini etkileyen ağrılı bir hastalıktır. Hastalık ilerleme eğilimli ve kronik olarak devam edebilir. Omurga romatizması ankilozan spondilit olarak tanımlanmaktadır. Eklemlerde ve eklem çe Omurga romatizması, omurga bölgesini etkileyen ağrılı bir hastalıktır. Hastalık ilerleme eğilimli ve kronik olarak devam edebilir. Omurga romatizması ankilozan spondilit olarak tanımlanmaktadır. Eklemlerde ve eklem çevresinde bulunan adalelerde iltihap ile oluşmaya başlar. Erkeklere göre kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. Oluşum gösterme yaşları 20-25 yaş aralığıdır. Ancak bu yaş haricinde her yaş grubunda hissedilebilir.

    Omurga romatizması neden olur

    Omurga romatizmasının neden kaynaklandığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak yapılan araştırmalara göre omurga romatizmasının %96'lık bir kısmı genetik olarak gerçekleşmektedir. HLA-B27 olarak tanımlanan gen bağışıklık sistemini olumsuz etkilemekte ve omurgayı tahrip etmektedir. Başka bir neden ise alerjik reaksiyonlar olarak düşünülmektedir. Alerjik bünyeye sahip olan kişilerde vücuda dışarıdan alınan bazı gıdalara karşı bağışıklık sistemninin vermiş olduğu bir tepki olarak omurga romatizması yaşanabilmektedir. Bağışıklık sistemi bazı bölge, doku ve organları yabancı olarak algılayarak bu alanlarda bulunan dokulara istemsiz olarak zarar verebilir. HLA-B27 geni taşıyan her kişide omurga romatizması gelişecek diye de bir şey söz konusu değildir. Bazı durumlarda ise ishal ve idrar yolu enfeksiyonlarının da omurga romatizmasına yol açtığı düşünülmektedir.

    Omurga Romatizması

    Omurga romatizması bazı hastalıklar ile ilişki içinde olabilir. Bu hastalıklar;

    • Bağırsak iltihabı
    • Sedef hastalığı
    • Viral ve bakteriyel enfeksiyon türleri, bu rahatsızlıklar omurga romatizması ile birlikte görülebileceği gibi daha öncesinde de oluşum gösterebilir.

    Omurga romatizması belirtileri

    • Omurga romatizmasına maruz kaldıktan belli bir süre sonra yavaş yavaş ilerleme eğilimli bel ağrısı
    • Sabahları uyanıldığında yaşanan sertlik ve ağrı. Sertlik ve ağrı hissi gün ilerledikçe yavaş yavaş ortadan kalkabilir.
    • Ağrı, sertlik ve bel ağrısı gibi şikayetlerin üç ay gibi kısa bir süre içinde şiddetlenmesi
    • Egzersiz yapıldığında şikayetlerde azalma, dinlenme anında şikayetlerin artması
    • Devamlı seyreden halsizlik ve yorgunluk
    • Geceleri ve sabahları ağrının daha şiddetli olması
    • Yaşanan ağrıların başlangıcında yaşanan kilo kaybı
    • Bacak ve baldırda devamlı yer değiştiren ağrı hissi
    • Topuklarda ağrı
    • Ayak bileği ve diz eklemlerinde şişlik, ağrı ve hareket kısıtlanması
    • Göz iltihabı, gözlerde kızarıklık, ağrı ve bulanık görme
    • Aort kapak yetmezliği, ritim bozukluğu
    • Kronik ishal, kalın bağırsakta kolit
    • Göğüs kafesinde hareket azlığı
    • Akciğer kapasitesinde sınırlanma ve beraberinde solunum sıkıntısı
    • Topuk ağrısı, göğüs ağrısı

    Omurga romatizması nasıl teşhis edilir

    Omurga romatizması teşhisi çok zor değildir. Teşhis için hastalıktan şüphelenme en önemli basamaktır. Henüz 20'li yaşlarda sabah şikayetleri ve şiddetli bel ağrısı yaşanıyorsa omurga romatizması için mutlaka bir doktora başvurularak araştırma yapılması gerekir. Bu tarz şikayetlere maruz kalan kişiler daha çok ortopedi, beyin cerrahi gibi bölümlere başvurduğunda tanı için gecikmeler yaşanabilmektedir. Hastalık için romatoloji bölümüne başvurulmalıdır. Tanı için röntgen, MR, bilgisayarlı tomografi, kan tahlilleri ve genetik yatkınlık molekülleri kullanılır. Ayrıca B27'de araştırılır.

    Omurga romatizması tedavisi

    Omurga romatizması tedavisinde tüm şikayetleri yok edecek bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. En çok egzersiz tedavisi önerilerek vücudun esnek kalması sağlanmaktadır. Omurga romatizması için tamamen düzeltici bir tedavi henüz geliştirilmemiştir. Hastalık ölüm riski yaratan bir hastalık değildir. Hastalığın en ciddi yan etkisi vücut hareketliliğini kısıtlamasıdır. Hastalık her vücutta aynı etkiye neden olmaz. Bazı vakalarda yaşanan ağrı daha şiddetli]]> Omurga Kaç Kemikten Oluşur https://www.omurga.gen.tr/omurga-kac-kemikten-olusur.html Tue, 27 Nov 2018 22:21:11 +0000 Omurga Kaç Kemikten Oluşur ; Omurga yani diğer adıyla, columna vertebralis, omurlardan oluşmakta olup, içinde omuriliği barındıran kemik yapıya verilen isimdir.Omurga 70 cm uzunluğunda olmaktadır. içindeki omurilik il Omurga Kaç Kemikten Oluşur ; Omurga yani diğer adıyla, columna vertebralis, omurlardan oluşmakta olup, içinde omuriliği barındıran kemik yapıya verilen isimdir.

    Omurga 70 cm uzunluğunda olmaktadır. içindeki omurilik ile 43-45 cm arasında değerlendirilmiştir; yani omurilik, omurgaya göre daha kısadır. Omurga, kemikten, kıkırdaktan ya da her ikisinden oluşan iskeletin en önemli bölümü ve temek noktasıdır. Bütün sırt boyunca uzanır ve ve destek sağlar. Omurgalılarda, Omurilik Beyin sapından başlayarak, omurga içerisinde, ikinci bel omuruna kadar uzanan ve bundan sonra bağdokusu,bir kordon şeklindeki sistemle devam eden merkezi sinir sisteminin en önemli parçasıdır.

    Beyin gibi omurilik de zarlar tarafından çevrelenmiştir. Bu zarlar, beyin zarlarının devamı olarak bulunmaktadır. Pia ve arachnoidea zarları arasında, beyin omurilik sıvısı vardır. Omurgayı meydana getiren her bir birime de omur adı verilmektedir. Omurga, değişik sayıda ve yapılışta omurlardan meydana gelmektedir. İnsanların ve hayvanların bel çatısını, duruşunu, destek yapısını meydana getiren temel sistem omurgadır. Kaslar omurgaya tutulur, iç organların muhafazasını sağlamaktadır. İskelet; kireç şeklinde kalsiyum, silis, kıkırdak veya kemikten meydana gelmiştir. Hareketli veya bazen hareketsiz olabilir. 

    Omurga Kaç Kemikten Oluşur

    Omurgayı oluşturan 33-34 tane kemik bulunmaktadır.. Omurgada 7 adet boyun omuru bulunurken, 12 tane sırt omuru, 5 adet bel omuru ,5 sakral omur, 4 de koksal vertebra bulunmaktadır. Bu 33 vertebranın ilk 24 adeti birbirine eklemler ile bağlanmaktadır. Bunlara presakral vertebralar adı verilmektedir. Omurlar vücûdun eğilip doğrulmasını sağlayacak destekleyici bir yapı şeklinde, birbirine sıkıca bağlı şekildedirler. Omurga sütunu çok kuvvetli bir destek olmasına rağmen, aynı zamanda esnek bir yapısıda vardır. Bütün omurgalılarda, iskeletin esas bölümü omurgadır.

    İlkel balıklarda omurga kıkırdak hâlinde bulunmaktadır. Meselâ bağabalıkları bu şekildedir. Köpekbalıkları ve mersin balıklarında ise omurgaların yarısı kıkırdak, yarısı kemiktir.

    Omurgalılarda, omurlar arasında eklemler oluşmuştur. Bu nedenle omurganın çeşitli yönlerde hareketi mümkündür. Omurgadaki kemik sayısı yetişkinlerde 33-34 tane olmasına karşın, ergenlik çağındaki kişilerde 26 tane olarak gözlemlenmiştir. Ayrıca omurga, Vücudun ağırlığının toplanmış olduğu gövdemizi rahatlatarak, buradaki ağırlığın bir kısmını alarak bacaklara aktarır. Omurga sistemi ayrıca dışarıdan gelebilecek bütün tehlikelere karşı iç organları korumaktadır.

    ]]>
    Omurga Platin Ameliyatı https://www.omurga.gen.tr/omurga-platin-ameliyati.html Wed, 28 Nov 2018 10:56:59 +0000 Omurga platin ameliyatı beyin ve sinir cerrahi uzmanları tarafından yapılan düzeltme amaçlı operasyonlardır. Tümör, bel kayması, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak meydana gelen omurga çökmelerinde ya da dar kanal nedeniyle Omurga platin ameliyatı beyin ve sinir cerrahi uzmanları tarafından yapılan düzeltme amaçlı operasyonlardır. Tümör, bel kayması, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak meydana gelen omurga çökmelerinde ya da dar kanal nedeniyle gerçekleştirilmektedir. Söz konusu ameliyatın, insan vücudunun işlevlerini kontrol eden bir mekanizma üzerinde gerçekleştirilecek olması, ameliyat olması gereken hastaların kafasında birçok soru ve endişenin oluşmasına yol açmaktadır. 

    Vücuda Yerleştirilen Platinler Zararlı Mıdır

    Omurga platin ameliyatı hakkında endişe duyulan başlıca konulardan birisi vücuda yerleştirilen platinlerin insan sağlığına zararlı olup olmadığıdır. Hastaların vücutlarında uzun bir süre kalacak olan yabancı cisim için bu gibi endişeler duyması gayet normaldir. Ancak bu endişeler çoğu zaman yersizdir. Çünkü platin yerleştirme ameliyatı öncesi hastaların platine uyumluluk durumu çeşitli testlerle öğrenilir. Ayrıca platin olarak kullanılan destek ünitesi, titanyum ağırlıklı ve vücutta bir ömür boyu dursa dahi herhangi bir yan etkiye sebep olmayacak malzemelerden oluşur. Bu malzemeler mr testleri için uyumludur, herhangi bir yanlış saptamaya neden olmaz.

    Omurga Platin Ameliyatı Sonrası Normale Dönme Süresi Kaç Gündür

    Ameliyatlar genellikle 3 - 4 saat sürmektedir. Hastanın sırt tarafından yerleştirilen platin ameliyatı daha kolaydır. Herhangi olumsuz bir komplikasyon oluşmazsa hasta ertesi gün ayağa kalkabilir. Hareketlerinde tamamen normalleşmenin başlaması 1 hafta sürebilir. Omurganın önünden platin yerleştirilen operasyonlar ise daha zordur. Yandan açılarak platin yerleştirildiği için daha geniş bir ameliyat bölgesi söz konusudur. İlk 3 - gün sağ ve sol yanlarda drenler olur. 4- 5 gün içerisinde toparlanma başlar. 10 güne büyük ölçüde iyileşme gözlenir. 

    Omurga Platin Ameliyatı
    Ameliyat Sonrası İyileşme Oranı Ne Seviyede Olur

    Omurga platin ameliyatının vücutta mucizevi bir doping etkisi yapmasını beklemek gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Hastaların aşırı dirençli egzersizlere katılması, çok seri hareketler yapması beklenmez. Ancak standart sevide koşabilir, zıplayabilir, eskisine göre daha hareketli bir yapıya bürünebilir. Üstelik hareketleri sırasında ağrı sızı olmaz.

    İlerleyen Zamanlarda Platinleri Çıkarmak Gerekir Mi

    Platinlerin omurgaya yerleştirilmesinin amacı omurgaya binen yükü belli bir süre platine bindirerek omurganın düz biçimde kalmasını sağlamaktır. Bu amaca ulaşılması için gereken süre genellikle omurga platin ameliyatının yapıldığı tarihten itibaren 3- 4 aylık süreçtir. Omurganın istenilen süre zarfında düz bir şekilde kalması ideal görünümüne kavuşmasını ve kemikler arasındaki kaymanın düzelmesini sağlar. Düzelme sağlandıktan sonra ise platinler geçici olarak aldıkları vücut yükünü tekrar omurgaya bırakır. Böylelikle işlevlerini kaybederler. Ancak işlevsiz bir halde omurga üzerinde bulunmalarında sakınca yoktur. Omurganın hareketlerini kısıtlamaz ya da öncekinin aksine farklı yönde bir kaymaya neden olmazlar. Ayrıca platinleri çıkarmak için gerçekleştirilen ameliyatlar, onların yerleştirildiği ameliyatlardan daha zor ve sancılıdır. Ancak her şeye rağmen platinlerin çıkarılmasının gerekliliği için ameliyat hekiminin görüşü önemlidir.

    Omurga Platin Ameliyatı Hastalıkların Hangi Evrelerinde Uygulanırsa Etkili Olur

    Omurga platin ameliyatı, iyileştirme alanı geniş olan bir ameliyattır. Öyle ki felç olan hastalara dahi uygulanabilir. Hastalığın bu kadar ilerlemiş olduğu vakalarda ameliyat yoluna gitme kanaati cerraha bağlıdır. Bazı cerrahlar denemeye değer olduğunu düşünürken bazıları istedikleri tetkikler sonucunda denemenin ancak hastayı yormaya neden olaca]]> Omurga Hastalıkları https://www.omurga.gen.tr/omurga-hastaliklari.html Wed, 28 Nov 2018 19:41:11 +0000 Omurga, vücudumuzun orta hattında bulunan, vücudun dengesini korusına ve hareket etmesine yardımcı olan, birçok kasa tutunma yeri oluşturan kemik yapılardır. Sıralı bir sütun halindedir. Yedi adet servikal (boyun) bölge, on iki a Omurga, vücudumuzun orta hattında bulunan, vücudun dengesini korusına ve hareket etmesine yardımcı olan, birçok kasa tutunma yeri oluşturan kemik yapılardır. Sıralı bir sütun halindedir. Yedi adet servikal (boyun) bölge, on iki adet torakal (sırt) bölge, beş adet lumbal (bel) bölge, beş adet sakral bölge ve dört adet koksigeal (kuruk sokumu) bölge olmak üzere toplam otuz üç adettir. Omurga, tıp dilinde aynı zamanda vertebra olarak da adlandırılır. 

    Vertebraların kısaca anatomik yapılarından bahsedecek olursak:

    Tipik bir omura; corpus (gövde) vertebra ve arcus (yay) vertebra denilen iki bölümden oluşur. İkisi arasında kalan deliğe foramen (delik) vertebrale denir. Vertebralar üst üste geldiğinde, bu delikler canalis (kanal) vertebrayı oluştururlar. Bu kanaldan bizim için cçok önemli olan bir yapı, medulla spinalis ve zarları geçer. Medulla spinalis omur iliktir. İki vertebra corpusu arasında ise diskler bulunmaktadır. Bu diskler omurgaların birbirine sürtünmesini engeller, omurgalara binen yükü dengeli bir şekilde absorbe eder. Disk iki yapıdan oluşmaktadır; annulus fibrozus ve nükleus pulpozus. Annulus fibrozus, nükleus pulpozusun etrafını çevreleyen bir yapıdır. Bu yapı herhangi bir nedenle zarar gördüğü zaman halk arasında çok yaygın olan ve bilinen fıtıklar meydana gelmektedir.

    Omurga Hastalıkları
    Omurga hastalıkları nelerden oluşmaktadır
    • Enfeksiyonlar: Enfeksiyonlar kemiklerden en çok omurgayı tutma eğilimindedir. Kemik enfeksiyonları oldukça uzun süre tedavi isteyen bir hastalık grubudur. Omurga enfeksiyonları kendisini birçok değişik şekillerde gösterebilmektedir. Brucella tipik olarak omurga tutulumuna neden olmaktadır. Hastanın verdiği hikayede dalgalı ateş ve antibiyotiklere cevapsızlık önemlidir. Hikayesinde çoğu zaman çiğ süt içme veya ev yapımı peynir yeme mevcuttur.
    • Lomber disk hastalığı: Üç kategoriye ayrılmaktadır; dejeneratif disk hastalıkları, internal disk bozulması ve disk herniasyonudur (fıtıklaşma). İnternal disk bozulmasında, diskin iç yapısı bozuktur ancak dış yapısı normaldir. Disk herniasyonu ise halk arasında bildiğimiz fıtıklaşmadır. Fıtıkların yüzde doksan beşinden fazlası L4 - L5 ve L5 - S1 düzeylerinde ortaya çıkar. Posterolateral disk herniasyonları en sık olanlardır. Çünkü annulus fibrozus bu bölgede en zayıftır. 
    • Skolyoz: Skolyoz, omurgaya önden bakıldığı zaman omurganın şeklinde eğrilik olmasıdır. Belirli bir dereceye kadar kabul edilebilir durumdadır. Ancak sınırı geçtiği zaman müdahale edilmesi gerekir. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilmektedir.
    • Kifoz: Kifoz halk arasında kamburluk olarak bilinmektedir. Belirli bir dereceye kadar kabul edilebilir durumdadır. Ancak sınırı geçtiği zaman müdahale edilmesi gerekir. Solunumu sıkıntıya sokacak kadar artış gösterebilir. Bu durumda cerrahi endikasyon doğmuş olur. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da oluşabilmektedir.
    • Apseler: En sık akciğer tüberkülozuna sekonder olarak gelişmektedir. Tüberküloz apseleri omurgayı tutmayı çok severler. Kan yolu ile gelen tüberküloz basilleri en sık vertebralarda metafiz ve epifize yerleşirler. Apse eklemlere yayıldığı takdirde  alttaki eklem kıkırdağında ve subkondral kemikte yıkıma yol açar. Vertebrada tutulum yapan tüberküloz apsesinin özel bir adı bulunmaktadır. Bu ad; Mall De Pott apsesidir. En sık torakal ve üst lomber vertebralarda gözlenir. Önce vertebra korpuslarına yerleşir, vertebra korpusu harabiyeti yapar. Daha sonra komşu vertebralara yayılır. Lokalize kifoza neden olabilir. (Gibbus) Genellikle yer çekiminin de etkisi ile öne ve aşağı doğru yayılım gösterir. Lomber bölgede apse, psoas kası boyunca aşağı doğru ilerleyerek inguinal apselere neden olabilir. Tüberküloz nedenli omurga apsesi olan insanlarda; gece terlemeleri, kilo kaybı, iştahsızlık, omurga ağrıları ve ateş mevcut olabilir. Bu]]> Omurga Eğriliği Ameliyatı https://www.omurga.gen.tr/omurga-egriligi-ameliyati.html Thu, 29 Nov 2018 18:28:32 +0000 Omurilik eğriliği ameliyatı, omurilik tedavisi için en son tercih edilen yöntemdir. Omurilik eğriliği şikayetinde müdahale edilmesi gereken bölgenin vücut için son derece hayati konumda olması nedeniyle burada cerrahi bir operasyo Omurilik eğriliği ameliyatı, omurilik tedavisi için en son tercih edilen yöntemdir. Omurilik eğriliği şikayetinde müdahale edilmesi gereken bölgenin vücut için son derece hayati konumda olması nedeniyle burada cerrahi bir operasyona başvurmaktan kaçınılır. Bunun yerine hastaların yaş grubuna ve vücut dirençlerinin durumuna göre eğriliği dışarıdan düzeltmeye yönelik tedavi yöntemleri denenir. Bunlardan ilk aşama olan ve hastanın gündelik işlerinde en az değişiklik yaşamasını sağlayan yöntem fizik tedavi egzersizleridir. Bu yöntem genellikle ameliyat için en fazla risk taşıyan 10 yaş altı çocuklarda kullanılır. Vücut gelişim sürecinde çok az yol katedebilmiş 10 yaş altı çocukların omurilik eğriliği ameliyatına tabi tutulması, akciğer gelişimini büyük ölçüde engeller. Bu yüzden omurilik eğriliğine erken yaşta müdahale etmek ve önüne geçebilmek için çocuk, vücut dayanıklılığını, kondüsyonu ve esnekliği artıracak spor egzersizlerine yönlendirilir.  Daha ileri yaş grubunda olan ancak rahatsızlığı ameliyat gerektirecek kadar ilerlememiş olan hastalarda ise korse tedavisi denenir.

      Omurilik eğriliği çok geç fark edilen hastalarda ise çözüm yöntemi son çare olarak ameliyattır. Ülkemizde omurilik eğriliği ameliyatı alanında son zamanlarda büyük gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmeler ameliyat sonrası felç kalma ihtimali ve ölüm riskinin büyük ölçüde azalmasını sağlamıştır. Nöromonitorizasyon tekniği olarak adlandırılan ve ameliyat esnasında kişinin sinir işlevlerinin durumunu gösteren sistem ülkemize 4- 5 yıl önce gelmiştir. Omurilik ameliyatında müdahale edilen bölge, sinir hücrelerinin vücutta en yoğun olduğu bölgelerin başında gelmektedir. Ancak ameliyatı yapan cerrahın müdahale edilen sinirlerin durumunu görememesi, gözleri görmeyen bir doktor tarafından ameliyat edilmekten farksızdır. İşte bu sistem, cerrahların müdahale ettikleri sinir hücresi bloğunun durumundan anında haberdar olmasını sağlayarak vücutta oluşacak komplikasyonların önüne geçmektedir. Noromonitorizasyon tekniği geliştirilmeden önce yapılan ameliyatlarda hastaların, ameliyat masasından felç olmuş şekilde kalkma ihtimalleri fazlaydı. Zira omurilik eğriliği ameliyatını gerçekleştiren hekim, sinirlerde meydana gelen aşınmayı ancak ameliyat sonrasında hastanın bilinci yerine geldikten sonra yapılan fiziksel muayene sonrasında anlayabiliyordu. Sinirlerdeki işlev kaybının bu kadar uzun bir süre sonra anlaşılması ise tedavi edilebilme şansını tamamen ortadan kaldırıyordu. İşlev bozukluğunun ameliyat sürerken fark edilmesi durumunda böylesi sürprizlerin ortaya çıkma ihtimali oldukça düşüktür. Bir kaç müdahale ile sinirlerin işlevini kaybetmesinin önüne geçilebilir veya bu mümkün değilse ameliyata devam etmek için daha az riskli olan başka bir bölgeden ilerlenebilir.

      Omurga Eğriliği Ameliyatı
      Omurilik eğriliği ameliyatlarının daha risksiz ve kolay hale gelmesini sağlayan diğer bir gelişme ise ilk ameliyatın ardından düzenli olarak tekrarlanan kontrol ameliyatlarının ortadan kalkmasıdır. Önceden eğriliği düzeltmek için kemiklere yerleştirilen rodları 6 ay aralıklarla uzatmak gerekirdi. 6 aylık periyotlar omurgada tamamen düzelme sağlanana kadar düzenli olarak gerçekleşirdi. Söz konusu ameliyat maratonu hastalar için psikolojik olarak sürekli korku ve endişe duyguları yarattığı gibi; onları maddi yönden de oldukça masraflı bir sürece zorluyordu. Ancak artık gelişmiş manyetik uzatma teknikleri sayesinde ameliyat sayıları yarı yarıya hatta üçte bir oranına düşürülebilmektedir. Vücuda yerleştirilen rodların manyetik kumandalar yardımıyla uzatılması kontrol ameliyatları ile aynı işlevi yerine getirmektedir. Manyetik teknoloji ile hastalar omurilik eğriliği ameliyatının tekrar tekrar gerçekleştirilmesi derdinden kurtulmuştur. Yapılması gereken kontroller yalnızca düzenli olarak yapılacak mr testlerinden ibarettir. Testlerde görülebilecek herhangi olumsuz bir]]> Boyun Omurga Eğriliği https://www.omurga.gen.tr/boyun-omurga-egriligi.html Thu, 29 Nov 2018 19:49:31 +0000 Boyun Omurga Eğriliği,, Sağlıklı bir omurga yapısı önden ve arkadan bakıldığı zaman düzdür. Yandan bakıldığında ise, boynun ve belin çukurlu kısmına uyumlu hafif bir sırt çıkıntısı olur. Boyun omurga eğriliği Boyun Omurga Eğriliği,, Sağlıklı bir omurga yapısı önden ve arkadan bakıldığı zaman düzdür. Yandan bakıldığında ise, boynun ve belin çukurlu kısmına uyumlu hafif bir sırt çıkıntısı olur. Boyun omurga eğriliğinde esas olarak ön ve arkadan bakıldığında, omurgada sağa ya da sola doğru eğrilikler gözlenir. Sırt ve bel bölgesini meydana getiren omurgalardaki eğriliklere “skolyoz” denir. Skolyoz, doğumdan sonra erken bebeklik zamanından erişkinliğe kadar her dönemde görülebilmektedir. Eğriliğin görüldüğü yaşa, tipine ve eğriliğin geliştiği yere göre hastalığın seyri ve tedavi seçenekleri farklılık gösterebilir. Skolyozun türlerine göre sebepleri araştırıldığında, kalıtsallık, sinir-kemik denge hastalıkları, hormonal nedenler gibi pek çok faktör bulunur. Skolyoz hastalığında ortaya çıkan omurga ve göğüs kafesindeki şekil bozukluklarının hayati fonksiyonları en çok etkileme sebebi, eğrilik ilerlediğinde kalp ve akciğer kapasitesini bozabilmesi ve ciddi derecede sistemik problemlere yol açabilmesidir. Bundan dolayı erken tanı ve tedavi, çoğu hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da son derece önemlidir. Eğriliğin tipi ve derecesine göre bazı eğrilikler yakın takibe alınır fakat, bir tedavi uygulanmaz. Bazılarında egzersiz ve korseler ile desteklenir ve bunun yanı sıra bazı ameliyat yöntemleri, tedavi seçenekleri arasında yer alır. 
      Boyun Omurga Eğriliği

      Nasıl Teşhis Edilir

      Omurga eğriliği gelişen hastalarda sırt omurgalarındaki eğriliğin derecesine, seviyesine, tipine göre bel girintilerinde, omuzlarda ve göğüs kafesinde simetrik bozukluklar ve gövdenin bir yana doğru eğriliği gözlenebilir. Büyüme çağında bu eğriliğin gözlendiği hastalarda, özellikle 11 ile 13 yaşlar arasındaki hızlı büyüme döneminde sırt ve bel bölgesinde eğrilikler hızlı gelişme gösterip kısa sürede belirginleşebilir. İleriki yaşlarda ortaya çıkan skolyozda ise, kişinin omurgasındaki yıpranma ve bozulmalara bağlı eğrilikler, bel ve sırt ağrıları meydana getirebilir. 

      Büyüme döneminde meydana gelen boyun omurga eğrilikleri genellikle kişilerin omuzları arasındaki yükseklik farkları, beldeki yükseklik farkları ve sırtta tek taraflı ortaya çıkan geniş çıkıntılardan dolayı skolyoz hastalığı fark edilebilir. Bunlarla birlikte öne eğilme testi, hastalığın tanısında önemli bir yere sahiptir. Bu testte kişi ayakları birleşik pozisyonda, dizlerini kırmadan öne doğru eğilir. Yukarıdan bakıldığında sırtın sol ve sağ yanındaki yükseklikler arasında farkın olması, özellikle sırt bölgesi omurgalarınının eğriliği tanısında önemli bir göstergedir. Sırttaki eğriliğin tanınmasında, çekilen omurga grafilerinin yanı sıra bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme  yöntemlerinden de yararlanılabilir.  Çocukluk çağı boyun omurga eğriliği hastalığı, erken dönemde teşhis edildiğinde, ameliyatsız ya da  ameliyatlı girişimler ile daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek benzer problemlerin önüne geçilebilir. Büyüme çağında olan çocuklarda, her yaş gurubu için farklı tedavi yöntemleri var. Fakat hepsinde hedeflenen amaç, meydana gelen eğriliğin kabul edilebilir sınırlar içerisinde kalmasını sağlayarak bu durumun ilerleyişini durdurabilmektir. İleri aşamadaki eğriliklerde ise amaç, ameliyat ile eğriliği düzeltebilmek ve düzeltme sonrası mevcut yapıyı koruyabilmektir. 

      Tedavisi,

      Skolyoz tedavisi hastalığın özellikleri ve oluşma tiplerine göre farklılıklar göstermektedir. Doğuştan sırt ve bel omurgalarında yapışma bozukluğu görülen hastalarda bu durum daha hızlı gelişebilir. Eğriliğin derecesine, meydana geldiği yere ve eğriliğin şiddetine göre korse tedavisi uygulanır veya ameliyat yapılır.  Erken yaşta gelişen, kendiliğinden düzelmeyen eğrilikler, çoğu kez küçük yaşlarda yapılacak ameliyatlar ile tedavi edilebilir. .

      İhmal edildiğinde hayat kalitesini ve fiziksel görüntüyü bozan bu hastalığın erken tanı ve tedavisi çok önemlidir. . 

      ]]>
      Omurga Düzleşmesi https://www.omurga.gen.tr/omurga-duzlesmesi.html Fri, 30 Nov 2018 16:44:24 +0000 Omurga Düzleşmesi ile ilgili bilgileri paylaşmadan önce vücudun işleyişinin bizim yaptığımız hatalar sonucu bozulduğunu unutmayalım.Ani hareketler,ani eğilmeler gibi ters hareketler yüzünden omurilik hasar görebilir.Boyun Omurga Düzleşmesi ile ilgili bilgileri paylaşmadan önce vücudun işleyişinin bizim yaptığımız hatalar sonucu bozulduğunu unutmayalım.Ani hareketler,ani eğilmeler gibi ters hareketler yüzünden omurilik hasar görebilir.Boyun kaslarının hep aynı pozisyonda olması da omurga düzleşmesine sebebiyet verebilir. Omurga düzleşmesinin sebepleri arasında boyun fıtığı ve boynun çeşitli sebeplerle zarar görmesini anlatabiliriz.
    Omurların içinden geçen sinirlerin, trafik kazası, eklem hastalıkları gibi rahatsızlıklardan dolayı omurga düzleşmesine neden olur. Ayrıca yanlış pozisyonda oturmak, bilgisayar başında uzun vakit geçirmek, ani hareketlerde bulunmak omurga düzleşmesinin nedenlerinden bazılarıdır. 
    Omurga düzleşmesinin sebebi başın aniden öne gitmesi veya geriye gitmesi sebebiyle, omurganın dengesinin biranda bozulmasıyla oluşan ani hastalıktır.  Kafa öne doğru yer değiştirdiğinde omurga gerilir, bu durumda sinirlerin aniden gerilmesine sebep olur. Bu nedenle omurgalarda hasar oluşur. Bu rahatsızlık son yıllarda  gençlerde daha fazla görülmektedir. Bunun sebebi ise bilgisayar başında uzun süre kalmalarındandır. Omurga düzleşmesi ile omurlara aşırı yüklenme yapılarak kemik çıkıntılarının oluşmasını meydana getirir. Bu hastalıkla omurgalarda bulunan esneklik kaybolur. Aşağıda omurga düzleşmesine karşı alınabilecek tedbirler ve güvenlik önlemleri sıralanmıştır. 

    Omurga Düzleşmesi
    Omurga düzleşmesine karşı alınması gereken önlemler;
    • Bilgisayar karşısında dik oturmak 
    Kişinin bilgisayar karşında başı öne eğik bir şekilde oturması uzun süre bu halde kalması  vücutta eğrilere sebebiyet verir.  Sırt ve belde oluşan eğrilikleri boyun düzleşmesini tetikler. Doğru oturuş şekli ayakların yerle temasıyla beraber başın ekranın üst kısmına dik olarak bakması gereklidir. Bu yüzden masa başında çalışan kişilerin oturma pozisyonlarına dikkat etmesi sağlıkları açısından son derece önemlidir.
    • Fizik tedavi ile düzelme
    Omurilikte oluşan düzleşmeyi fizik tedavi uzmanlarının teşhisiyle oluşan düzleşmeyi röntgen yardımıyla tespit edildikten sonra, tıbbi yönden tedavisine başlanır. Omurilikte bulunan düzleşmeler hasarın büyüklüğüne göre kas gevşetici ilaçlar yardımıyla destek sağlanarak, fizik tedaviye başlanır. Bu esnada boyun ve bel egzersizlerinin sürekli yapılması gereklidir. Bunun yanı sıra duruş, oturuş, hareket bozuklukları düzeltilerek bunların yerine doğru oturuşları uygulanır. Bu sayede orga düzleşmesinin ilerlemesine engel olabiliriz.

    Omurga düzleşmesinin belirtileri

    • Duruş bozukluğu; Normal bir pozisyonda otururken başın kendiliğinden öne eğik olması halidir. Bu düzleşme gözle görülecek kadar belirgindir.
    • Boyun hareketlerinin kısıtlanması; Kişi boynunu sağa veya sola doğru eğerek kaslarındaki gerilme ile oluşan ağrılı haldir. Bu kasılma omurga düzleşmesinin sebebidir.
    • Ağrılar; Omurgadaki düzleşmenin ilerlemiş halidir. Aşırı ağrılar ile omurgada sinire baskı uygulanır. Bu ağrılar genellikle ense bölgesinde olur. Başın hareketi halinde ağrılar şiddetlenir.
    • Güç kaybı: Omurgadaki düzleşme ile sinirlere baskı uygulanır. Bu baskı sonucu uyuşma, hissiyat azlığı, karıncalanma gibi rahatsızlıklar oluşur. Bu da omurilikte düzleşmenin ileri safhasıdır ve genellikle ameliyat olunması gereklidir. 
    ]]>
    Omurga Çatlağı https://www.omurga.gen.tr/omurga-catlagi.html Sat, 01 Dec 2018 15:49:37 +0000 Omurga çatlağı omurganın dışarıdan gelen sert bir darbeyle hasara uğramasıdır. Beyin ve sinir hücreleri arasında koordinasyonu sağlayan omurgada bir hasar oluşması vücudun büyük bölümüne etki eder. Omurga çatlağı Omurga çatlağı omurganın dışarıdan gelen sert bir darbeyle hasara uğramasıdır. Beyin ve sinir hücreleri arasında koordinasyonu sağlayan omurgada bir hasar oluşması vücudun büyük bölümüne etki eder. Omurga çatlağı ise omurgada meydana gelebilecek riskli aksaklıklardan birisidir. Zira omurga çevresinde hem kemikler arasındaki düzeni sağlayan hem de omurgayı dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı dirençli kılan vücut salgısı bulunmaktadır. Omurgaya gelen darbe ilk olarak koruyucu salgıya etki eder. Alınan darbenin şiddetine göre vücut şok durumuna geçebilir. Kişinin omurga çatlağından en az hasarla kurtulabilmesi için şok durumunun kısa sürede atlatılması gerekir. Ancak omurgaya alınan darbe sonucu oluşan şok durumuna müdahale etmek diğer durumlardan daha riskli olabilir. Omurga bölgesinde hasar olan kişileri yerinden oynatmak hastanın mevcut sağlık durumunun ölümcül seviyelere ulaşmasını sağlayabilir. Çünkü hastayı şok pozisyonuna almak, onu sağa sola hareket ettirmek ile mümkündür. Bu ayarlamalar sırasında yapılacak herhangi ters bir hareket ise hastanın çatlayarak hassaslaşmış omurgasına daha büyük bir hasar vermeye yol açabilir. Böylesi durumlara sebep olmamak için uzman olmayan kişilerin mecbur kalmadıkça hastaya müdahale etmemesi ve sağlık ekiplerine haber vererek hastanın yanında beklemesi gerekir.

    Omurga Çatlağı
    Omurga, vücutta el ayak koordinasyonunu sağlayan ve diğer sinir hücreleri arasında iletişimi sağlayan omurilik birimini içerisinde bulundurur. Üst üste konumlanmış olan yatay ve oval kemiklerden oluştuğu için herhangi bir darbe alması sonucu bu kemiklerde kayma ya da daralma oluşabilir. Omurga kemiklerinde meydana gelen ve omuriliği sıkıştırmaya başlayan daralmanın, kaburga kemiklerinin daralarak kalbi sıkıştırmasından farkı yoktur. Her iki durumda da vücut için oldukça fazla ölüm riski bulunmaktadır. Ancak omurga çatlağı, ölüm riskinin haricinde vücudun felç kalması riskini de ortaya çıkarabilir. Bu süreç kişinin hayatının geri kalanı için kritik bir psikolojik döneme neden olur. 

    Omurga çatlağı sonucu kemik kayması ya da daralmaya bağlı felçlik oluşmuşsa bu bölgedeki kaymayı ve daralmayı gidermeye yönelik bir kaç yöntem denenebilir. Hastaya cerrahi operasyon ile platin takılması ve omuriliğe baskı yapan kemiklerin, platin sayesinde eski konumuna getirilerek omurilik üstündeki yükün kaldırılması bunlardan birisidir. İyileşme süreci ve iyileşme ihtimali tamamen hastanın omurga kaymasının ne düzeyde olduğuna bağlıdır. Herhangi bir genelleme yapmak mümkün değildir. 

    Omurga çatlağının küçük olması ya da çatlağa doğru müdahale edilmesi durumunda felç veya ölüm gibi sonuçlar beklenmez. Hasta zor ve sıkıntılı bir süreç geçirir fakat süreç sonunda eski sağlığına büyük ölçüde kavuşur. Küçük çaplı çatlakların tedavi sürecinde hastaya düzenli olarak fizik tedavi egzersizleri yaptırılır. Ayrıca iyileşme sağlanana kadar korse kullanmak gerekebilir.

    Omurga çatlağı vakalarının büyük bölümünün trafik kazasından kaynaklandığı bilinmektedir. İstatiksel veriler, çatlak nedeni ile hastaneye kaldırılan kişilerin % 60 oranında trafik kazası sonucunda yaralandığını göstermiştir. Trafik kazası sonucu alınan darbelerin şiddeti genellikle çok ağır olmaktadır. Haliyle omurgada oluşan hasarı gidermek için yapılacak müdahalenin süresi kısalmaktadır. 

    Omurga çatlağı, kişinin günlük hayatında ters bir hareket yapması ile de oluşabilir. Spor yapan kişilerin antrenman öncesi ısınma yapmaması ve antrenman sırasında kendisini fazla zorlaması sonucu omurilikte hasar oluşabilir. Omurga sağlığı yalnızca aniden gelişen durumlarla alakalı değildir. Kişilerin omurganın hassas yapısını göz önünde bulundurarak günlük hayatta hareketlerine dikkat etmeleri, özellikle boyun bölgesinde ani dönüşlerden kaçınması gerekir. 
    ]]>
    Hamilelikte Omurga Ağrısı https://www.omurga.gen.tr/hamilelikte-omurga-agrisi.html Sun, 02 Dec 2018 00:47:30 +0000 Hamilelikte Omurga Ağrısı, Omurgamız vücudumuzun bütün yükünü üslenen en önemli organlardan biridir. İnsanların her türkü hareketi, yürümesi, koşması hatta oturması omurganın sayesinde gerçekleşmektedir. Omurganın ta Hamilelikte Omurga Ağrısı, Omurgamız vücudumuzun bütün yükünü üslenen en önemli organlardan biridir. İnsanların her türkü hareketi, yürümesi, koşması hatta oturması omurganın sayesinde gerçekleşmektedir. Omurganın taşıdığı insan ne kadar ağırsa taşıdığı yük de o kadar ağır demektir. Hele ki, ani kilo alımıyla üzerine çok daha fazla yük bindiği için, boyun sırt ve bel gibi bölgelerinde ağrılar meydana gelmeye başlar. Bu ağrıların en fazla yaşandığı dönem ise hamilelik dönemidir. Çünkü hamile olan kişiler çok kısa sürede çok fazla kilo alırlar. Bazı hamileler 11. 12 kilo alırken bazıları 30 kiloya varıncaya kadar bir kiloya sahip olurlar. Tabi her hamilenin ağrısı da aldığı kilo miktarınca fazladır. Hamilelik döneminde bu şikayetlerin fazla olmasının en büyük nedeni, günlük hayatında spor yapmamaya bağlı olarak güçsüzleşen omurga, doğru şekilde sağlamlaşmamış olan postür, hamilelik döneminde alınan kilolardan dolayı iyice bocalar. Hamileler gün içinde hareketlerine dikkat etseler bile uyku sırasında yapacakları ani hareket ve yatış bozukluğu bu ağrıların artmasına neden olacaktır.
    Hamilelerde alınan kilolar nedeniyle bel lorzonu dahada çukur bir hal alır. Buda sakatlanmalara zemin hazırlayan bir durumdur. Hamilelik boyunca artan omurga ve bel ağrılarından ve oluşabilecek sakatlanmalara maruz kalmamak için yapılması gereken bazı şeyler vardır. 

    Hamilelikte Omurga Ağrısı
    Omurga Ağrılarını Önlemek İçin Yapılması Gerekenleri Şu Şekilde Sıralayabiliriz:
    • Sağlıklı ve ağrısız bir hamilelik geçirmek isteyen birisinin ilk olarak yapması gereken şey, dengeli ve düzenli beslenmesidir. Hamileler çok iştahlı olurlar ve bu da onların hamileyken çok kısa bir zaman zarfında çok fazla kilo almalarına neden olur. Bu yüzden beslenme çok önemlidir. Hamile ne kadar düzenli beslenirse o kadar az kilo alır. Bu anne için daha az ağrılı ve mutlu bir hamilelik, bebek için de sağlık demektir. Düzensiz beslenmenin hem anneye hemde bebeğe zararı vardır.
    • Hamileliğinin son ağlarında olan kişinin sırt üstü yatarken dizlerini içeri doğru çekmelidir. Ayaklarını uzatarak yatarsa belini ve omurgasını çok fazla zorlamış olur. Üstelikte anne karnındaki bebeğinde sıkışmasına neden olur. Bu nedenle hamile için en doğru yatış şekli sırt üstü yatıldığında ayakları kasacak şekilde ileriye doğru uzatmadan yatmaktır. Ayrıca başında çok ince olmayan başı baya bir yukarıda tutacak yastık ile desteklenmesi gerekir.
    • Normal zamanlarda sağa yatmak önerilirken hamilelerin sola yatmaları tavsiye edilir. Bunun nedeni Vena Ceva damarına giden yolun basınç ile kapanmasını önlemektir.
    • Yan yatıldığında omurganın düzgün yapısını korumak için yatılan yatağın, çok yumuşak olmaması önemlidir. Bu yüzden vücuda uyumlu ortopedik yatak tercih edilmelidir.
    • Omurga ağrılarını engellemek için hamilenin oturuş pozisyonları da çok önemlidir. Örneğin, oturduğunda dik oturmalı ve belini ince bir yastık ile desteklemelidir. Öne eğilerek oturmak, zaten yeterince yükü olan omurgaya 3.5 kilo fazladan yük bindirecektir.
    • Eğilirken ayağa kalkarken, hatta otururken bile ani hareketler yapmaktan kaçınılmalıdır. 
    • Bayanlarda omurga sağlığını bozan en önemli etken topuklu ayakkabılardır. Hamilelerin topuksuz babet tarzında ayakkabı veya terlik giymeleri gerekir.
    • Hamile egzersizleri yapmak, omurganızı güçlendirir ve daha kolay bir doğum yapmanızı sağlar. Bu nedenle günlük egzersiz yapmak omurga ağrılarını engelleyeceği gibi, fazla kilo alınmasının da önüne geçecektir.
    • Yüzme vücut bulunan bütün kasların rahat çalışmasını sağlayan bir spordur. Hamileyken düzenli olarak yüzmek omurga ağrılarına iyi geleceği gibi, sizi de rahat bir doğuma hazırlayacaktır. imkanı olan her kesin kendini fazla yormadan yüzmesi tavsiye edilmektedir
    ]]>
    Omurga Eğriliği https://www.omurga.gen.tr/omurga-egriligi.html Sun, 02 Dec 2018 19:45:48 +0000 Omurga eğriliği, tıpta skolyoz olarak adlandırılan bir omurga rahatsızlığıdır. Aslında bir hastalık olarak kabul edilmemektedir. Omurga ile alakalı bir bulgu olarak tanımlanır. Farklı hastalık türleri omurga eğr Omurga eğriliği, tıpta skolyoz olarak adlandırılan bir omurga rahatsızlığıdır. Aslında bir hastalık olarak kabul edilmemektedir. Omurga ile alakalı bir bulgu olarak tanımlanır. Farklı hastalık türleri omurga eğriliğine neden olabilir. Altta yatan nedene bağlı olarak değişik türlerde ve omurganın değişik yerlerinde oluşum gösterebilir. Aynı hastalığa bağlı olarak gelişse de kişiden kişiye oluşan eğriliklerde fark yaşanabilir. Her hastada omurga eğriliği kendine has bir şekil alabilir. Dolayısı ile tedavi sonrası alınan sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterir.

    Omurga eğrili nasıl olur

    Kişiye arkadan bakıldığı zaman omurga normalde düz bir görünümde olmalıdır. Kişiye yan profilden bakıldığında ise omurgada eğrilik olduğu fark edilir. Göğüs alt kısmında bir kamburluk ya da kifoz varken omurga ve boynun alt kısmında içe doğru bir eğrilik fark edilebilir. Omurga eğriliği olan kişilere arkadan bakıldığında yan tarafa doğru bir meyil görünür. Kişinin yana doğru eğilmiş bir görünüm almasına neden olur. Bu rahatsızlığın duruş bozukluğu ile karıştırılmaması gerekir. Omurga eğriliği ile beraber kişinin yan planında da farklılıkla görünebilir.

    Omurga eğriliği tek eğrilik ya da çift eğrilik görünümü ile ortaya çıkabilir. Skolyozlu omurga kendi çevresinde de döner. Bu durumda vücudun yarısı yukarı doğru kalkar ve hörgüç görünümü ortaya çıkabilir.

    Omurga eğrili çeşitleri ve neden olan hastalıklar

    Omurga eğriliğine değişik birçok hastalık neden olabilir. Bu bulguya maruz kalan kişilerde eğriliğe neden olan hastalığa bağlı olarak takip ve tedavi değişiklik gösterebilir. Omurga eğriliğine yol açan hastalıklar şu şekilde sıralanabilir;

    İdiopatik skolyoz: Omurga eğriliğinde en çok rastlanan hastalıklardan biridir. Nedeni günümüzde hala belirlenemediği için idiopatik yani nedeni açıklanamayan olarak tanımlanmaktadır.

    Omurga Eğriliği

    Nöromusküler skolyoz: İdiopatik skolyozdan sonra görülen ikinci hastalıktır. Bulguya sinir ve kas hastalıkları sebep olur. Hastalıklar beyin ya da omurilik kaynaklı ortaya çıkabilir. Çocuk felci, travmaya bağlı omurilik yaralanmaları sebep olarak sayılabilir. Kas ile alakalı gelişen hastalıklar çocukluktan itibaren başlayabileceği gibi ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir.

    Konjenital skolyoz: Henüz bebek anne rahmindeyken gelişen bir omurga anomalisidir. Doğuştan ortaya çıktığı için genellikle ilerleyerek devam eder.

    Nörofibromatozis: Kemik ve yumuşak dokular ile alakalı olarak gelişen bir rahatsızlıktır. Genellikle beraberinde omurga eğriliği görülür.

    Bu hastalıkların haricinde omurga kırıkları, romatizma hastalıkları, metabolik hastalıklar, omurga ile alakalı gelişen enfeksiyonlar ve sendromik genetik hastalıklar da omurga eğriliğine yol açabilir.

    Omurga eğriliği belirtileri

    • Omurga eğriliğinde kürek kemiğinin biri diğerine göre daha yüksekte olur.
    • Kalçanın biri diğerinden daha yüksekte kalır.
    • Kollar yana bırakıldığı zaman kolun biri ile gövde arasında çok daha fazla boşluk kalır.
    • Kişiye arka profilden bakıldığında omurga öne doğru eğilmiş görünür.

    Omurga eğriliği tedavisi

    Omurga eğriliği tedavisinde takip, egzersiz, korse ve cerrahi işlem gibi tedavi yöntemleri kullanılır.

    Takip ve egzersiz: Omurga eğriliği hafif seyrediyorsa hastanın düzenli takip edilmesi ve beraberinde egzersiz programlarının uygulanması gerekir.

    Korse tedavisi: İskelet sistemi henüz tamamlanmamış kişilerde omurga eğriliği orta şiddette ya da ilerliyorsa tedavi için korse uygun görülebilir. Kullanılan korse büyüme sürecinde eğriliğin ilerlemesini önler. Omurga eğriliğini tam anlamı ile düzeltmeseler de eğriliğin ilerlemesini önlemek için kullanılır.

    Cerrahi tedavisi: Büyüme çağında ve omurga eğriliği]]> Omurga Ağrısı İçin Egzersizler https://www.omurga.gen.tr/omurga-agrisi-icin-egzersizler.html Mon, 03 Dec 2018 16:27:58 +0000 Omurga Ağrısı İçin Egzersizler, Omurga ağrısını günümüzde birçok kişi yaşamaktadır. Esnek bir yapıya sahip olmasına rağmen ani ve ağır yük kaldırmalara karşı aşırı hassas olan omurgalar bazı sebeplerden dolayı a Omurga Ağrısı İçin Egzersizler, Omurga ağrısını günümüzde birçok kişi yaşamaktadır. Esnek bir yapıya sahip olmasına rağmen ani ve ağır yük kaldırmalara karşı aşırı hassas olan omurgalar bazı sebeplerden dolayı ağrıya neden olmaktadır. Kişilerin gün içerisinde hareketleri, duruş pozisyonları ve mesleği gereği yapmak zorunda oldukları hareketler omurga ağrılarına neden olmaktadır. Omurga ağrısı için öncelikle doktora başvurulmalıdır. Uygulanacak yanlış tedaviler kişilerin hayatını olumsuz etkileyebilir ve hiç beklenmedik durumlara neden olabilmektedir. Bu nedenle öncelikle doktora başvurularak ağrının nedenleri öğrenilmelidir. Ağrının nedenlerine uygun yine doktor kontrolünde tedaviye başlanılmalıdır. Omurga ağrısı için tıbbi tedavilerin yanı sıra bitkisel yöntemler ve egzersiz hareketleri de önerilmektedir. Yapılacak olan egzersiz hareketleri doktora danışılmalıdır. Ayrıca egzersiz hareketleri yaparken aşırıya kaçılmamalı ve omurga daha çok zedelememelidir.  Omurga ağrısı için önerilen egzersiz hareketlerden bazıları şunlardır;


    Egzersiz 1:  Bu egzersiz omuz ağrılarına iyi geldiği gibi boyun ağrılarına iyi gelmektedir. Dik bir pozisyonda durun. Elleriniz iki yana salın ve rahat bir şekilde bırakın. Daha sonra boynunuzu sol omzunuzun üzerine doğru eğin. Aniden eğmemeye özen gösterin. Bu şekilde yaklaşık  9 saniye kadar bekleyin.  Dokuz saniye sonra başınızı yavaşça eski haline getirin.  Bu işlemi ortalama 3 kez tekrarlayın. Daha sonra aynı hareketi sağ tarafa da uygulayın. Eğer bu egzersiz esnasında omzunuz da ya da boynunuzda ağrı hissediyorsanız ya tekrar sayısını azaltın ya da hareketi yapmayın. 

    Egzersiz 2:  Dik bir pozisyonda durun. Ayaklarınızın arası çok acık olmayacak şekilde biraz acın. Daha sonra omuzlarınızı öne doğru daireler çizecek şekilde hareket ettirin. Bu hareketi yaklaşık 20 saniye kadar yapın. Öne doğru 20 saniye yaptıktan sonra aynı hareketi geriye doğru tekrarlayın. Bu hareket omuz kaslarının yanı sıra sırt ve boyun kaslarının da esnemesini sağlayacaktır. 

    Omurga Ağrısı İçin Egzersizler
    Egzersiz 3: Dik pozisyondan ellerinizi başınızın arkasında bağlayın. Ellerinizi başınızın arkasında bağlarken dirseklerinizi kırmamaya ve boynunuza baskı yapmamaya özen gösterin. Bu şekilde yaklaşık 10 saniye kadar bekleyin. 10 saniye bekledikten sonra kollarınızı yana bırakarak dinlendirin ve bu hareketi ortalama 3 kez tekrar edin. 

    Egzersiz 4:  Dik bir pozisyonda avuç içi tavana bakacak şekilde başınızın üstüne yerleştirin. Bu hareket esnasında omuzlarınızı açabildiğiniz kadar açın. Bu hareketi 3 tur olmak tekrarlayın. 

    Egzersiz 5: Bir duvara dik bir şekilde sırtınızı yaslayın. Sırtınız tamamen dik bir şekilde durmalıdır. Bu şekilde 10 saniye kadar bekleyin ve bu hareketi 3 kez tekrarlayın.

    Egzersiz 6: Sırt üstü yumuşak olmayan bir zemine uzanın. Sırtınızın altına rulo şeklinde bir havlu koyun.  Daha sonra ayaklarınızı dizlerinizi bükün. Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin. Derin nefes alıp vermeye başlayın. Nefes alıp verirken sırtınızı havluya yaslayın. 
    ]]>
    Skolyoz Omurga Eğriliği https://www.omurga.gen.tr/skolyoz-omurga-egriligi.html Tue, 04 Dec 2018 02:24:10 +0000 Skolyoz omurga eğriliği, stres, psikolojik etkenler, gelişen teknoloji kişide birçok alanda olumsuz etki yaratmaktadır. Özellikle hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen bilgisayar kullanımı birçok hastalığa k Skolyoz omurga eğriliği, stres, psikolojik etkenler, gelişen teknoloji kişide birçok alanda olumsuz etki yaratmaktadır. Özellikle hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelen bilgisayar kullanımı birçok hastalığa karşı davetiye çıkarmaktadır. Skolyoz son zamanlarda çok sık karşılaşılan bir hastalık haline gelmiştir. Omurgada meydana gelen deformasyon nedeniyle oluşum gösteren rahatsızlık, bel ve göğüs bölgesinde hakim olmaktadır. Kadınlarda erkeklere nazaran daha fazla rastlanılan skolyoz omurga eğriliği, her geçen gün daha da artarak seyretmektedir. Hastalık nedeniyle kişinin görünümünde arkadan öne doğru eğrilik yaşanmakta ve yaşanan şikayetler yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir.

    Skolyoz omurga eğriliği belirtileri

    Skolyoz omurga eğriliği belirtileri kişiden kişiye farklık gösterebilmektedir. Omurga eğriliğine neden olan hastalığa göre de yaşanan belirtiler değişmektedir. Hastalığın belirtileri farklı şekillerde seyrettiği için uygulanan tedavide de değişiklikler olmaktadır. Rahatsızlık nedeniyle göğüs bölgesinin üst kısmında kamburluk meydana gelebilir. Ayrıca kürek kemiğinin biri diğerine göre daha yüksek bir görünüm kazanabilir. Omuz ve kalça birbiri ile orantısız olur. Kalçanın biri diğerinden daha yüksek olur. Bu belirtiler rahatsızlıkta en çok dikkat çeken belirtiler arasında yer alır.

    Skolyoz omurga eğriliğine maruz kalan kişinin sırtı hörgüç görünümü alır ve kişi aşağı doğru ya da yana doğru eğildiğinde bu durum daha belirgin olur. Kol ve gövde arasında kolaylıkla fark edilebilecek boşluk olur. Omuzun bir bölüme öne doğru eğilir. Bu şikayetlere eşlik eden, kalça ağrısı, omuz ağrısı, bel ağrısı ve nefes darlığı gibi şikayetler yaşanır.

    Skolyoz Omurga Eğriliği

    Skolyoz omurga eğriliği türleri

    Skolyoz omurga eğriliği hangi türde ise tedavi o yönde gerçekleştirilir. Skolyoz çeşitlerinin meydana gelme nedenleri de tedavide önemli rol oynar. Skolyoz omurga eğriliği çeşitleri;

    • İdiopatik skolyoz
    • Nöromusküler skolyoz
    • Konjenital skolyoz olarak sıralanır.

    Toplumda en sık karşılaşılan skolyoz omurga eğriliği idiopatik skolyozdur. Nedeni tam olarak açıklanamadığı için bu ismi almıştır. İdiopatik skolyoz omurga eğriliği türü kişiyi en fazla etkileyen ve oluşma riski en yüksek olan türüdür. Daha çok çocuklarda görülür. İkinci sırada ise Nöromusküler skolyoz vardır. Kas ve sinirler ile alakalı olarak gelişir. Çocuk felci, travma, yaralanma gibi pek çok nedenden dolayı oluşabilir.  Konjenital skolyoz omurga eğriliği doğuştan gelen bir skolyoz türüdür. Genetik olarak gelişme riski oldukça fazladır. Bebek henüz anne karnındayken omurga ile alakalı anormallikler oluşabilir. Bebek doğduktan sonra omurgadaki anormallik ortaya çıkar ve git gide ilerleyerek devam eder.

    Skolyoz omurga eğriliği nedenleri

    Skolyoz omurga eğriliğinin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmese de bazı hastalıkların ve faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir. Ağır yük taşımak, duruş bozukluğu, taşınan ağırlığın tek bölgeye verilmesi, romatizmal hastalıklar, çevresel faktörler, Uzun saatler bilgisayar başında oturmak, enfeksiyonlar, metabolik hastalıklar, genetik, yumuşak dokularda meydana gelen hasar skolyoz omurga eğriliğine neden olabilmektedir.

    Skolyoz omurga eğriliği tedavisi

    Skolyoz omurga eğriliğinde uygulanacak tedavi kişiden kişiye değişebilir. Hastalığın türü, kişiyi nasıl etkilediği ve omurganın hangi bölümünde meydana geldiğine bağlı olarak tedavi yöntemi belirlenir. Hastalığın tedavisinde cerrahi düşünülecek en son tedavi seçeneğidir. İlk başta hasta yakın takibe alınarak egzersiz programı uygulanır. İlaç tedavisi ve korse kullanımı ile tedavi desteklenir. Hasta rutin olarak kontrol edilir ve hastalığın ilerleyip ilerlemediğine bakılır. Uygulanan tedavilere rağmen skolyoz omurga eğriliğinde bir düzelme yaşanmamışsa ve eğrilik 40 derecenin üzerinde]]> Omurga Kırığı https://www.omurga.gen.tr/omurga-kirigi.html Tue, 04 Dec 2018 03:29:29 +0000 Omurga kırığı, Omurga yaralanmaları, hafif bir travma sonucu omurga kırığı veya omurilik yaralanması gibi, farklı şiddetlerde gerçekleşebilir. Omurga kırıkları, felce bile sebep Omurga kırığı, Omurga yaralanmaları, hafif bir travma sonucu omurga kırığı veya omurilik yaralanması gibi, farklı şiddetlerde gerçekleşebilir. Omurga kırıkları, felce bile sebep olabilecek ciddi sorunlardır. Tedavi şekilleri ,ise kırığın şiddetine göre değişir. Omurga kırıklarının %10 gibi bir kısmı, boyun omurlarında, %70 oranında bel ve sırt omurlarında oluşmaktadır. Geriye kalan kısmı ise, daha aşağıda bulunan bölgelerde oluşur.

    Omurilik yaralanmaları çoğunlukla, kırılan omurga kemiğinin, omurga kanalını daraltmasıyla oluşmaktadır. Fakat herhangi bir kırık oluşmadan, omuriliğin çok fazla gerilmesiyle de oluşabilir. Bu durum çoğunlukla, çocuklarda ve nadir olarak görülür. Omurga kırıkları, boyun kısmından kuyruk sokumuna kadar, omurganın herhangi bir yerinde oluşabilir. Herhangi bir kemiğin üzerine, olması gerekenden daha fazla yük binerse o kemik kırılır. En fazla rastlanan omurga kırığı, omurun ön kısmının çöktüğü çökme kırıklarıdır. Eğer omurganın üzerine binen ağırlık çok fazla ise, omurun orta ve arka kısmı kırılabilir. Kırılan bu parçalar, omurilik kanalına doğru yer değiştirip omuriliğine zarar verebilir. Omurilikte oluşan bu tür kırıklara da, patlama kırığı adı verilir. Oluşan bu patlama kırıklarının hepsi, felce sebep olmasa da, felcin oluşma oranı çok fazladır. Omurga kırıkları çoğunlukla, tek bir omurda oluşur. Fakat nadiren de olsa, ardışık yada ardışık olmayan birkaç omurda oluşabilir.

    Omurganın üzerine yüklenen yükte, fazla oranda artış olursa, omurları birbirine bağlayıp bir arada tutan yumuşak dokularda, bağlarda, eklemlerde ve disklerde yaralanmalar meydana gelebilir. Böyle durumlarda, omurlar arasındaki bağlantı kopar ve omurgada çıkık oluşur. Omurga çıkıkları nadir olarak, sadece yumuşak dokuların yaralanmasıyla oluşan çıkılar olabilirken, omur kırığı ile birlikte oluşan kırık çıkık olarak ta  oluşabilirler. Bu iki tip yaralanma şekli de, ilerleyip çok tehlikeli hale gelebilir. Çoğu zaman oluşan bu kırık ve çıkıklar, cerrahi bir müdahale gerektirebilir.

    Omurga Kırığı

    Omurga Kırıklarının Belirtisi

    Yyaralanmaların şiddetine göre farklılıklar gösterebilir. Bel, boyun ve sırt ağrısı ile kas spazmı bu belirtilerden bazılarıdır. Omurilikte yaralanmada varsa, kol ve bacaklarda uyuşukluk ve hissizlik, idrar kaçırma yada yapamama gibi farklı şikayetler oluşabilir. Çok fazla ilerleyen durumlarda ise, yeterli derecede tedavi uygulanmazsa omurga da kamburluk meydana gelebilir. En fazla rastlanan belirtisi ise çok şiddetli ağrılardır. Trafik kazaları, omurga kırıklarının en fazla rastlanılan sebepleri arasındadır. Trafik kazası dışında, spor kazaları, ateşli silahla yaralanma, düşmeler omurga kırıklarının sebepleri arasındadır. Erkekler, kadınlara göre omurga kırığında 4 kat daha fazla risk altındadır. Oluşan bu vakalarda, kişinin en yakın hastaneye, acil servis yetkilileri tarafından bilinçli bir şekilde ulaştırılması gerekir. Çünkü; hastanın doğru pozisyonda taşınması hastanın geleceğini etkilemektedir.

    Çökme kırıklarında omurilik yaralanması yoksa, genellikle korse yada alçı tedavisi uygulanmaktadır. Alçı ve korseyi uygulama süresi genelde 3 ay kadardır.

    ]]>
    Bebeklerde Omurga Eğriliği https://www.omurga.gen.tr/bebeklerde-omurga-egriligi.html Tue, 04 Dec 2018 20:30:30 +0000 Bebekler de omurga eğriliğinin tedavisi başta egzersiz yapmak ile başlar. 2. basamak tedavisi hastalık çok  ilerlerse eğer korse tedavisi başlar. Bu tedavilerle birlikte doktor kontrolü takibi başlar. Bu tedavi için en önemli egzersiz y Bebekler yüzme yapamayacağı için anneler veya babalar esnek hareketler yaptırmalıdır bu hareketler bebeğin hem rahatlamasını hem de kemiklerinin esneyip gelişmesini sağlayacaktır. 2. aşama olarak korse kullanıldığında otomatik olarak ilerleme duracaktır aksi halde cerrahi müdahale gerekir  bu durum olursa direk doktor kontrolüne detaylı olarak gözükmek gerekebilir. Ameliyata karar verildiği taktirde omurga hem ön taraftan hemde arka taraftan açılır. 

    Bebeklerde Omurga Eğriliği
    Bebeklerde Omurga Eğriliği Nasıl Önlenir

    Bebeklerde doğuştan omurga eğriliği olabilir bunun için yapabileceğimiz tek şey egzersiz esnek hareketler yaptırıp ilerlemeyi durdurmak olur. Fakat doğuştan bu rahatsızlık  ile karşı karşıya kalmadıysak, uygulamamız gereken başka şeyler vardır. Öncelikle, biz anneler çocuk veya işte bebek oturacak kadar büyümediyse kendimizi ve başkalarını büyüdüğüne inandırmak için çabalarız örneğin daha 6 7 ayını doldurmadan sık sık hatta elden geldiği kadar az oturtmamız gerekir aksi halde belde veya kalçada kemik batması ve eğrilik olabilir. İkinci olarak, normalde erkek çocukları için yürütece binme zamanı 8.aydan sonra  başlar çünkü, ilerleyen zamanlarda testislerde sorun yaşayabilir. Ancak kız çocuklarının 5. aydan itibaren binebileceğini söylerler fakat yanlış bilgidir, kız ve erkek olması fark etmez yürütece erken zamanda bindirilmesi hem belde, kalçada eğriliğe yanlış kaynamasına hemde bacak çarpıklığına eğriliğine sebep olur. Bunları dikkate almalısınız. 
    ]]>
    Omurga https://www.omurga.gen.tr/omurga.html Wed, 05 Dec 2018 16:03:22 +0000 Omurga, vücudumuzun iskelet sisteminin en önemli parçasıdır omurga. Omurga kemiklerinin üst üste sıralanması ile omurga sistemi oluşur. Omurga sisteminde otuz üç tane omurga vardır. Omurga sistemi vücuda gerekli desteği sağlar. Omurga, vücudumuzun iskelet sisteminin en önemli parçasıdır omurga. Omurga kemiklerinin üst üste sıralanması ile omurga sistemi oluşur. Omurga sisteminde otuz üç tane omurga vardır. Omurga sistemi vücuda gerekli desteği sağlar. Başımızda göğsümüzde ve karnımızda bulunan organları taşır. Özellikle baş ve gövdenin hareket etmesinde çok etkilidir. Dışarıdan alınacak herhangi bir darbeye karşı organlarımızı korur. Belimizde bulunan omurga kemiklerinde çok önemli diskler bulunur. Omur kemiklerini birbirine bağlayan disklerdir. Omur kemiklerini bağlayan bu disklerin görevi vücuda alınan şiddetli bir basınç ve darbe sonucu omurlara esneklik sağlayarak bu basıncı dağıtmaktır. Omurga sisteminde toplamda yirmi üç tane disk bulunur. 

    Omurga, omurga sistemi ana parçalardan oluşur. Bunlar, omur cismi, lamina, pedikül, faset çıkıntılar, spinoz çıkıntı, transvers çıkıntıdır. Bunların her birinin kendine özel işlev ve görevleri vardır. 

    Omurga
    Omurganın görevleri,
    • Başlıca görevi omuriliği korumaktır. Omurilik vücudumuzun sinir dağıtım merkezidir. Beyinden gelen sinir uçları omurilik üzerinden omurgaya geçmektedir. Buradan da omurga ile tüm vücuda yayılır. 
    • Vücudun dik durmasını sağlar, gövde kısmımızın dik durması ve kaburgalarımızın ölçülü durmasını sağlar. 
    • Kaburga ve iç organların bağlanma yerlerini oluşturur. 
    ]]>
    Sırt Omurga Ağrısı https://www.omurga.gen.tr/sirt-omurga-agrisi.html Thu, 06 Dec 2018 10:18:48 +0000 Sırt Omurga Ağrısı, milyonlarca insanın ortak sorunu haline gelmiştir. Yapılan çaplı bilimsel araştırmaların sonucu; her beş insandan birinin, sırt ağrısı veya omurga ağrısını çektiğini göstermektedir. Özellikle geli Sırt Omurga Ağrısı, milyonlarca insanın ortak sorunu haline gelmiştir. Yapılan çaplı bilimsel araştırmaların sonucu; her beş insandan birinin, sırt ağrısı veya omurga ağrısını çektiğini göstermektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde sırt sağlığına oldukça özen gösterilmektedir. Aksi takdirde bu ağrılar yaşamımızı olumsuz yönde etkiler ve iş hayatını olumsuz olarak fazlasıyla yıpratır. Bir çok hastalıkta da olduğu gibi sırt  ve omurga ağrılarından değil, tedavi için geç kalınmaktan korkulmaktadır. Ufakta olsa, herhangi bir omurga ve sırt ağrısında bir uzmana görünülmesi gerekmektedir. Sırtın genel yapısı; 12 omur, arkada faset eklemleri, omurlar arasında önde disk denilmekte olan yastıkçılar ve arkada deliklerden çıkan spinal sinirlerden oluşmaktadır. Sırt omurga hareketleri; göğüs kafesinden ötürü, boyun ve bel omurga hareketlerine göre daha az olarak gözlemlenmiştir.

    Sırt ve omurga ağrılarının sebebi, sırtımızda omurganın her iki yanında bulunan kasların gerilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu gerilmenin en başlıca nedeni strestir. Strese girildiğinde ilk olarak boyun kaslarının gerildiği görülmektedir. Bu gerilme sonucunda çıkıntılı olan boyun omurgasının düzleştiği görülmektedir. Omuz ve sırta giden sinirlerin çıkış kısımları daralır, sinirler adeta baskı altında kalır. Bu baskıdan dolayı sırttaki kaslar gerilir. Bu yüzden ağrı hissedilir. Kasların uzun süre gergin halde kalması kasların topaklanmasına neden olmaktadır. Yani tıpta fibrozit denilen oluşumlara yol açmaktadır. Bu fibrozitler en ufak bir yorgunlukta, ağır kaldırma sonucunda, klima veya vantilatör altında uzun süre kalmada ağrılar ortaya çıkarır ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Kas gerginliğini azaltmak isterken fark etmeden sırt kamburlaşır, adeta sırt ve omurgalar çöküntülü bir görünüme bürünür. Bu ağrılarla uzun zamandır uğraşan kişiler, avuç avuç ilaç alırlar, hastahanelerde dolaşırlar, ömür boyu bu ağrılardan kurtulamayacaklarını düşünerek, bazen depresyona bile kapılabilirler. Ağrıları tedavi ettirebilmek için ilk olarak nedeni saptanmalıdır. Ağrının tam olarak omurgadan mı yoksa sırttan mı kaynaklandığını bilmek gerekir. Genel olarak, akciğer, safra kesesi ve mide rahatsızlıkları sırtta ve omurgada ağrı yapabilmektedir. Bu nedenle ilk olarak MR çektirilmesi tavsiye edilmektedir.

    Sırt Omurga Ağrısı
    Sırt ve omurga ağrısını geçirebilmek için kasların gevşemesi gerekmektedir. Kas gevşeticiler ve fizik tedavi uygulaması bu konuda oldukça yardımcı olmaktadır. Stres de önemli bir faktör olduğu için, bu tedavilerin yanında psikologa görünmekte de fayda vardır. Yazın denize veya kışın kaplıcalara gitmek doktorlar tarafından çoğu zaman tavsiye edilmektedir. Düzenli egzersizlerde yapılarak sırt ve omurga ağrılarını azaltmak mümkün olacaktır. Ağrı kremi kullanan kişilerin, kremi sürdükten sonra üzerine ütüyle ısıtılmış havlu ve ya saç kurutma makinesi gibi sıcak bir destek, kremi daha etkili bir hale getirebilmektedir.

    Stres her türlü ağrı ve hastalığın başlıca sebebidir. Özellikle sırt ve omurgaları giderek kötü bir hale getirebilmektedir. Stresten uzak durmak ve psikolojik destek almak her zaman mantıklı ve yardımcı bir durumdur.
    ]]>
    Omurga Çökmesi https://www.omurga.gen.tr/omurga-cokmesi.html Thu, 06 Dec 2018 10:38:59 +0000 Omurga çökmesi, bu sorun daha fazla ileri yaştaki kişileri etkiler. Buna engel olmak için, yeteri kadar kalsiyum içeren besinler alınmalı, düzenli bir şekilde egzersiz yapılması gerekir. Omurga kırılması en fazla travma sonucund Omurga çökmesi, bu sorun daha fazla ileri yaştaki kişileri etkiler. Buna engel olmak için, yeteri kadar kalsiyum içeren besinler alınmalı, düzenli bir şekilde egzersiz yapılması gerekir. Omurga kırılması en fazla travma sonucunda meydana gelmektedir. Bu daha fazla trafik kazaları sonucunda olur. Omurga kırılması sırt ve belin birleşim yerinde oluşur. Fakat bu kırılma vücuttaki diğer kemiklerdeki gibi ortadan değil, omurga çökmesi şeklinde meydana gelmektedir. Buna omurganın yükseklik kaybına uğraması denilebilir. Bu durumda ayak ve el kırılmalarında oluştuğu gibi ağrı hissedilmez. Ancak uzun süre devam eden sırt ve bel ağrıları oluşur.

    Sabahları kalkınca şiddetli sırt ağrısı olan ya da gün içinde belinde ağırlık olduğunu hissedenler mutlaka doktora gitmelidir. Bu sadece tutulma olarak görülmemeli, yılların yol açtığı omurga çökmesinin, kırılmasının bir belirtisi olarak kabul edilmelidir. Yükseklik kaybıyla oluşan omurga çökme kırılmasının erken aşamadan teşhis edilmesi durumunda, kapalı teknikle yapılan operasyonla tedavi uygulanabiliyor. Omurga çökmesi sonucunda oluşan kırıklar zamanla ortaya çıksa da, herkesin zamanında alabileceği kolay önlemler sayesinde buna engel olmak mümkündür.

    Gençlerde omurga çökmesi

    Omurga çökmesi genç yaşta olanlarda herhangi bir darbe sonucunda ortay çıkmaktadır. Bu orta yaş ve sonrasında darbeye gerek olmadan da olabilir. Kadınlarda özellikle menopoz döneminde oluşan kemik erimesi buna uygun bir ortam hazırlamaktadır. Ani bir şekilde ayağa kalkmak, hızla oturmak ya da uzun süreli ayakta kalınması bile bazen omurga çökmesi sorunu yaşanmasını sağlayabilir. Yıllar içinde vücutta meydana gelen deformasyonlar, bir öksürük, hapşırık gibi eylemle bile omurgada çökme meydana getirebilir.

    Omurga Çökmesi
    Omurga çökmesi erken teşhis edilirse, hasta erken taburcu edilir

    Bu rahatsızlığın teşhisinde hastanın muayenesinden sonra röntgen çekilmesi yeterli gelebilir. Ancak sinir hasarı olursa ya  da düşünülürse MR tetkiki yapılması gerekebilir. Erken teşhis edilen omurga çökmesinde lokal anestezi altında, kapalı ameliyat ile omurgaya girilmektedir. Burada çökme olan bölgeye müdahale edilerek, yeniden oluşmaması amacıyla özel bir yönteme başvuruluyor. Hasta operasyondan 2-3 saat sonra ayağa kalkabilir, bir gün sonra da hastaneden olabilir. Hastalığın geç dönemde teşhis edilmesi halinde, operasyon açık yöntemle yapılıyor. Bu durumda hastanın taburcu olması yaklaşık 4 gün sonra gerçekleşiyor. 

    Omurga çökmesine engel olmak için ne yapılabilir

    İleri yaşlarda sorun olan omurga çökmesine karşı bazı önlemler alınabilir. Kişiler yeteri kadar kalsiyum içeren besinler almalıdır. Düzenli şekilde egzersiz yapılmalıdır. Uzun süreli egzersiz yapmak yerine, düzenli olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle yüzme ve yürüyüş omurga sağlığınıza iyi gelir. Spordan uzak kişiler, vücutlarını spora yavaş alıştırmalıdır. Birden, ani şekilde yapılacak hareketler omurgaya zarar verir. Egzersiz sırasında belde ağrı oluşursa, ara verilmelidir. Uzun süreli aynı pozisyonda oturmamak, belirli aralıklarla gezinmek gerekir. Yerden alınan eşyaları belin üzerine eğilerek almayın. Yüz üstü uyumayın. Genellikle tam yana doğru ya da sırt üstü yatmak uygundur. Yataktan kalkma sırasında önce yana dönülmeli, ardından kalkılmalıdır. Bu tür hareketlere dikkat edilirse, ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek omurga çökmesi dolayısıyla omurga kırıklarına engel olunabilir.
    ]]>
    Omurga Daralması https://www.omurga.gen.tr/omurga-daralmasi.html Fri, 07 Dec 2018 05:14:37 +0000 Omurga daralması, Omurga insan vücudunun bel kemiğidir. İleriki yaşlarda omurga kanalı daralması ortaya çıkar. Omurga darlığı, omurga kemiğinin ortasında bulunan içinde omurilik ve sinirlerin geçmiş olduğu ince bir kanalın Omurga daralması, Omurga insan vücudunun bel kemiğidir. İleriki yaşlarda omurga kanalı daralması ortaya çıkar. Omurga darlığı, omurga kemiğinin ortasında bulunan içinde omurilik ve sinirlerin geçmiş olduğu ince bir kanalın zamanla daralarak, sinirler üzerine baskı yapmaktadır. Genellikle omurga  kanalı darlığı, omurganın en fazla yük ile karşı karşıya kaldığı, bel bölgesinde de kolaylıkla ortaya çıkar. Birçok insanlarda omurga darlığı kanalını terk ederek, sinirlere ulaşmasıyla baskı yapar. Dolayısıyla sinirler belden bacağa doğru giderse eğer bacak ağrısı, omuz ve kola doğru gitmekte ise boyun, omuz ve kol ağrısına sebeb olur. Bel bölgesinde gelişen bir bir kanal darlığı bel  ve bacak kısımlarına  ağrılara sebeb olur. Sinirler üzerine baskı yapılınca tahriş olması kaçınılmazdır. 
    Bacak kasların kuvveti, ayak ve bacaklarda uyuşma ve karıncalanmalar ortaya çıkabilir. Genellikle hareketsizlik sonucu meydana gelen bu rahatsızlığa, fazla kilolarda eklenebiliyor. En çok 45-50 yaşlarından sonra görülmeye başlayan omurilik daralması, erken tedavisi başlanmazsa zamanla hastayı yatağa mahkum edebilir. Ancak doğuştan omurilik kanalı dar olan hastalarda 30-40 yaş aralığında şikayetler ve bulgular görülmeye başlayacaktır.Bu rahatsızlıklar genellikle hareketsiz yaşam, sigara kullanımı, yaşlanmaya bağlı olarak kireçlenmeler, bel fıtığı  gibi bulgular omurilik daralmasına neden olur. Omurilik daralması bütün kanallarda olacağı gibi tek bir yerde de görülebilmektedir.

    Omurga Daralması
    Omuriliğin kanal çapı genişlediği için hastalar öne doğru eğilerek yürürler. Bu duruma sebep olan faktör, bel fıtığı ve travmalardır. Ancak bu durumda yürüyüşlerinin mesafesi arasında kısalmalar  olacaktır.  Bu hastalığın  çok ilerlediği zamanlarda ise idrar kaçırması yaşanabilir. Boyunlarındaki omurilik kanalı  daralmasına bağlı olarak iki kolda ağrı, uyuşma ve denge bozukluğu görülebilmektedir. Omurilik daralması sonucu, bazen kalıcı hasar bırakabilmektedir. Dolayısıyla hastanın dengesi düzelmeyebilir. Omurilik daralması yani bu hastalığın  şikayetleri kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Omurilik daralmasında  hastalık eğer hafif düzeyde ise fizik tedavi yöntemleri uygulanır. Hastalık ileri derecede ilerlemiş ise dizik tedavisine cevap vermeyebilir. Cerrahi müdahale yapılan hastalarda, tedavi sonrası yaşam kalitesi yükselmektedir.
    ]]>
    Omurga Eklemleri https://www.omurga.gen.tr/omurga-eklemleri.html Fri, 07 Dec 2018 12:29:25 +0000 Omurga eklemleri, birbirlerine eklemlenen omurlardan meydana gelen ve kafatasından leğene denli uzanan kemik eksen. Omurga; boyundan başlayıp kuyruk sokumuna denli sürdürür. Hafif "S" şeklindedir. 33 omurdan meydana gelmiştir. Bo Omurga eklemleri, birbirlerine eklemlenen omurlardan meydana gelen ve kafatasından leğene denli uzanan kemik eksen. Omurga; boyundan başlayıp kuyruk sokumuna denli sürdürür. Hafif "S" şeklindedir. 33 omurdan meydana gelmiştir. Boyun (7 omur), sırt (12 omur), bel (5 omur), sağrı (5 omur), kuyruk sokumu (4 omur) olmak üzere 5 bölgeye ayrılır. Omurların omur delikleri birleşerek omurga kanalını oluşturur. Omurga kanalında omurilik bulunur.

    Omurgayı meydana getiren omur kemikleri birbirlerine yarısı oynar eklemlerle bağlanmıştır. Sadece sağrı ve kuyruk sokumu omurları aralarında oynamaz eklemler bulunur. Omurga, 5 etaptan meydana gelir. Bunlar; boyun, sırt, bel, sağrı ve kuyruk sokumudur. Omurga, hem bir omuriliği korumaktadır, hem de iskelete arkadan yardım verir. Vücudun yüksek durmasını olanağı sağlar. Kaburga ve iç uzuvlara bağlanma yerleri oluşturur. Omurga S biçimde kıvrılan bir mimari olduğundan yaylanma becerisi ve balansta kolaylık olanağı sağlar. 
    Omurga Eklemleri 
    Omur gövdelerinin bizzat içlerinde yaptıkları eklemlerdir. Omurgayı mahaline getiren omurlar, birbirleri üzerine sıralanarak içlerinde omurga eklemlerini yaparlar.
    Eklem yüzeyleri 
    Omur gövdelerinin üst ve aşağı yüzlerinden meydana gelir.Omur gövdeleri arasındaki eklemleşme yarısı oynar eklemler grubundandır. İki omur cismi aralarında, ortası eklem diski çekirdeği olarak bilinen narin bir bölüm ile omurlara sıkıca yapışan katı bir etaptan meydana gelen eklem diski vardır.

    Omurga Eklemleri
    Eklem bağları

    Bağlantının sağlamlaştırılmasını, kemikler arası bağlar olanağı sağlar. Eklem bağları bağ dokusundandır ve tüm omurga süresince yayılmışlardır: Art kafa kemiğinden kuyruk sokumu kemiğini ve omur gövdesini birleştiren öndeki bağlar; kuyruk kemiğine denli uzanan arka bağlar. Omurga bedendeki çoğu kemik yapısının birleştiği yerdir. Kafa tasından kuyruk sokumuna denli uzanan bu kemik yapısı gövde bölümünün temelini oluşturmaktadır. Omurga sırt süresince uzanan ve vücuda yardımcı olan bir kemik yapısıdır. Omurga vücutta mühim bir vazife üstlenmektedir. Omurganın yapısında 33 adet kemik bulunmaktadır. Bunların her birine omur adı verilmektedir. Bu omurlar sıra şeklinde birleşerek omurga oluşturmaktadır. Omurların büyüklükleri bulunduğu yere göre çeşitlilik gösterebilmektedir. Şunlar bulunduğu yerlere göre şu adları almaktadırlar.

    Cervikal Vertebraları: 7 adet durumda olan bu omurlar omurganın kafatası bitim noktasında koltuk almaktadırlar. Buradan geçtiğimiz sinirler kolların ve ellerin davranış ettirilmesini sağlamaktadır. Şayet omurgada bu alanda bir hasar meydana gelirse kollarda ve vücudun aşağı kısımlarında felç meydana gelebilmektedir. Bu felç en son derece riskli olduğunda ölümle dahi sonuçlanabilmektedir.
    Torakal Vertebralar: Ense kökünden kaburgayla omurganın birleştiği kısıma denli durumda olan bölgedeki 12 omurdan meydana gelen alandır. Bu Bölüm gövdenin kontrolünü sağlamaktadır. Omurganın bu kısmında rastgele bir hasar meydana gelirse birey gövdeden aşağıda olan bölümde felç geçirebilmektedir. Bacaklar ve ayaklar fonksiyonlarını yitirebilmektedir.
    Sakral Vertebralar: Kuyruk sokumu bölgesindeki 5 adet omurdan meydana gelmektedir.Omurganın bu kısmı ayakların, genital bölgenin kontrolünü sağlamaktadır. Bu alanda meydana gelebilecek bir hasarda genital bölge ve ayaklar işlevini yitirebilmektedir.
    Coxygeal Vertebralar: Kuyruk sokumunun uç bölümünde birleşen 3-4 omurdan meydana gelmektedir. Omurganın bu kısmı en az bozukluğa sebep olabilecek bir bölgedir. Burada meydana gelebilecek bir hasar kısmen ayakların işlevinde sorun meydana getirebilmektedir.
    Omurların aralarında diskus bulunmaktadır. Bu diskler omurgayı meydana getiren omurlar aralarında yastık misyonu görmektedir. Bu diskler yardımıyla omurga]]> Omurga Yamukluğu https://www.omurga.gen.tr/omurga-yamuklugu.html Fri, 07 Dec 2018 19:26:23 +0000 Omurga yamukluğu, omurganın sağ tarafa ya da sol tarafa doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan, tıpta skolyoz denilen bir sorundur. Bunun tek başına olması bir hastalık olarak değerlendirilmez. Omurga yamukluğu sağlıklı bir omurgada Omurga yamukluğu, omurganın sağ tarafa ya da sol tarafa doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan, tıpta skolyoz denilen bir sorundur. Bunun tek başına olması bir hastalık olarak değerlendirilmez. Omurga yamukluğu sağlıklı bir omurgada bile gelişebilen şekilsel bir deformasyon olarak kabul edilir. Bu sorun omurganın farklı alanlarında etkili olduğu gibi, farklı hastalıklar sonucunda da oluşabilir. Tedavisinde uygulanan yöntemler omurga yamukluğuna neden olan hastalığa ve yamukluğun durumuna göre belirlenir. Bazı hastalarda normal tedavi uygulanırken, bazılarında hastanın verdiği tepkiye göre farklılıklar yapılabilir. Hastanın ergenlik dönemiyle birlikte, omurga yamukluğu daha fazla sıkıntı verebilir, yamukluğun derecesinde de artış olabilir.

    Omurga yamukluğu türleri

    Sebebi belli olmayan omurga yamukluğu (Skolyoz idiopatik):  Bu toplumda en fazla etkili olan omurga yamukluğudur. Omurga yan tarafa doğru S yada C gibi bir oluşum gösterir. Bu esnada omurlarda yana eğilme yapabilir. Yamuklukla birlikte sırtta ve belde bir çıkıntı oluşur. Bu tür omurga yamukluğunun nedeni tespit edilemez. Bu yüzden sebebi belli olmayan omurga yamukluğu olarak bilinir.

    Konjenital omurga yamukluğu: Bu tür omurga yamukluğu anne karnındayken meydana gelir. Omurga yamukluğu bebeğin doğumundan sonra, ilk yıllarda hızla ilerler. Bu açıdan omurga yamukluğunun erken aşamada teşhis edilmesi ve tedavisinin yapılması gerekir. Bu tür omurga yamukluğun da çocuklara erken yaşta cerrahi müdahale yapılması gerekebilir.

    Nöromusküler omurga yamukluğu: Bu tür omurga yamukluğu çok fazla görülen tiptir. Yamukluğun nedeni sinir ve kas hastalıklarından kaynaklanabilir. Beyin ve omurilikte gelişen sinir hastalıkları buna neden olabilir. Kas hastalıkları da özellikle çocuklukta ve ergenlikte etkili olabilir.  Bu hastalarda duygu ve solunum sorunları da ortaya çıkabilir. Bu tür omurga yamukluğun da yapılacak operasyonlar küçük yaşlarda daha başarılı sonuçlar verir.

    Omurga Yamukluğu
    Omurga yamukluğu teşhisi ve tedavisi

    Omurga yamukluğu tanısı radyolojik muayene sonucunda konmaktadır. Ayakta hastanın grafisi alınarak, hissettiği acı tespit edilir. Bu muayene düzenli şekilde tekrar edilir. Anne karnındaki bebeklerde fetal ultrasonografi tetkiki kullanılır ve incelenen omurga yapısıyla tanı konulabilir. Tedavide temel hedef yamukluğu giderilmesi ve yamukluğun ilerlemesine engel olmaktır.

    Cerrahi tedavi omurga yamukluğunun ileri aşamasında tercih edilmektedir. Ancak tedaviden önce gereken tüm önlemler alınmalı ve erken teşhis yapılmalıdır. Konservatif tedavide ergenlik çağındaki hastalarda meydana gelen omurga yamukluğu 6-12 aylık periyotlarla kontrol edilir. Yamukluk derecesi fazla olanlar 3-4 ayda bir kontrole alınır. Omurga yamukluğun da traksiyon alçı ve oryej kullanımı yamukluğun ilerlemesini önlemek içindir. Yamukluğun derecesi ve boyutuna uygun tedavi yolu belirlenir. Bu tedavi yöntemlerin dışında, hastaların düzenli olarak doktor kontrolünde egzersiz yapması da yararlı olur. Bu diğer tedavileri destekleyici bir uygulamadır. Bu nedenle tek başına egzersiz yapılması omurga yamukluğunu düzeltemez.
    ]]>
    Omurga Anatomisi https://www.omurga.gen.tr/omurga-anatomisi.html Sat, 08 Dec 2018 09:20:54 +0000 Omurga anatomisi, omurga omurlardan oluşan ve omuriliği içinde barındıran kemik yapıdır. 70 cm uzunluğunda olan omurganın içindeki omurilik 43-45 cm kadardır. Omurilik omurgaya göre daha kısa olur. İskeletin kemik, kıkırdak ve Omurga anatomisi, omurga omurlardan oluşan ve omuriliği içinde barındıran kemik yapıdır. 70 cm uzunluğunda olan omurganın içindeki omurilik 43-45 cm kadardır. Omurilik omurgaya göre daha kısa olur. İskeletin kemik, kıkırdak ve her ikisinden meydana gelen kısımlarının en önemlisi olan omurga, iskeletin temel eksenini oluşturur. Omurga ilkel balıklarda kıkırdak yapıdadır. Memelilerde ise omurga beş kısım halinde sınıflandırılır. Bunlar boyun, göğüs, bel, sağrı, kuyruk sokumu şeklinde sıralanır.

    Vücuda destek sağlayan omurga sırtta yer alır. Omurgalılarda omurga omurilik beyin sapından başlar, ikinci bel omuruna kadar uzanır. Daha sonra baş dokusu şeklindeki filum terminale denilen bölümle devam eden merkezi sinir sistemine ait önemli bir kısımdır. Omurilik beyin gibi meninskler denilen zarlarla çevrilidir. Bunlar beyin zarlarının devamı niteliğindedir. Zarların arasında beyin omurilik sıvısı olur.

    Omurgayı oluşturan temel yapılar omurlardır. Farklı sayıda ve türde omurlardan oluşur. Omurgalıların çatısını, destek yapısını ve duruşunu oluşturan temel yapı omurgadır. Omur omurgayı meydana getiren 33-34 adet kemikten her biridir. Kafatasının altından başlayarak, kuyruk sokumuna kadar uzanırlar. Omurgada bulunan omurların 7 adeti boyun omuru, 12 adedi sırt omuru, 5 adedi bel omuru, 5 adedi sakral vertebrajsakral, 4 adet koksal vertebradır. 33 omurun ilk baştaki 24 adedi birbirine eklemler yardımıyla bağlanır. Bunlara presakral vertabra adı verilir. Diğer 9 omurun üste bulunan 5 adedi omurgalılarda farklı olabilir.

    Omurga Anatomisi
    İnsan omurgası anatomisi

    Omurgadaki omurlar vücudun esnekliğini ve bükülmesini sağlayacak şekilde birbirine sıkı şekilde bağlıdır. Omurga oldukça destekli bir yapı olmasına rağmen, eğrilebilir bir yapısal özelliği vardır. Omurgalıların hepsinde iskeletin gövde bölümünü omurga oluşturur. Omurlar arasında eklemler olduğundan, çeşitli yönlere doğru omurganın hareketi mümkündür. Omurga baş, gövde, göğüs ve karın boşluğunda olan çoğu iç organın ağırlığını taşır ve bunlara destek olur. Bunun yanında başın ve gövdenin hareketini sağlar. Omurilik içinde oldukça güvenli bir kılıf özelliğindedir. İnsanda da omurga 33-34 omurdan oluşur. 7 boyun omuru, 12 det sırt omuru ile 5 adet bel omuru dışındaki 9-10 omurun ilk 5 adeti birleşerek kuyruk sokumunu, alttaki 4-5 adet omurun birleşimi de kuyruk kemiğini oluşturur. Omurların benzerliği sadece yeni doğanlarda belirgin olur. Vücut geliştikçe vücudun ağırlığı, hareketlerin farklılığı, gövdenin durumu nedeniyle omurga ve omurlarda farklılıklar meydana gelir. Omurga önden ya da arkadan bakıldığı zaman, yan tarafa doğru eğrilmiş, yamulmuş gibi olursa bu skolyoz olarak tanımlanan sorunun ortaya çıktığını gösterir. Omurga eğriliği her yaştan kişide etkili olabilir. Bu doğuştan ya da sonradan oluşabilir.
    ]]>
    Omurga Kanseri https://www.omurga.gen.tr/omurga-kanseri.html Sat, 08 Dec 2018 22:09:02 +0000 Omurga kanseri, birincil ve ikincil tümörlerden kaynaklanabilir. Tümörler omurgada ve omuriliği meydana getiren kemik, sinir ve yumuşak dokuda herhangi bir yerde gelişebilir. Ayrıca omurganın boyun kısmında, sırtta, bel ve kuyruk s Omurga kanseri, birincil ve ikincil tümörlerden kaynaklanabilir. Tümörler omurgada ve omuriliği meydana getiren kemik, sinir ve yumuşak dokuda herhangi bir yerde gelişebilir. Ayrıca omurganın boyun kısmında, sırtta, bel ve kuyruk sokumunda her yerde yerleşim gösterebilir. Tümörler omurga ve omuriliği oluşturan hücrelerden kaynaklandığı gibi, vücudun diğer bölgelerinde gelişmiş tümörlerin bu bölgeye yerleşmesiyle de gelişebilir. İlk grup primer tümörler, ikinci grup ta metastatik tümörler olarak tanımlanır.

    Omurga kanseri nasıl belirti verir

    Hastalarda en belirgin olan belirti omurganın ikili bölgesinden aşağıya ve yukarıya yayılan ağrıdır. Bu bel ağrısı, boyun ağrısı şeklinde olabilir. Özellikle geceleri artan özellikteki ağrılar, aktivite sonucunda artış gösterebilir. Kansere neden olan tümör direkt olarak omurilikten kaynaklanıyorsa ya da vertabra nedeniyle oluşmuşsa, tümör omuriliğe baskı yapıyorsa, hastada omurilik bası belirtileri ortaya çıkabilir. Bası nerede oluyorsa, etkileri de farklı olur. Göğüste, kol ve bacaklarda uyuşukluk ellerde, kol ve bacaklarda güç kaybı, yürümede sorun yaşama gibi belirtiler olabilir.

    Omurga kanseri tanısı

    Hastalara omurga kanseri tanısı için, öncelikle fiziki muayene yapılır. Önceden geçirilen ya da tedavisi devam eden kanser öyküsü araştırması yapılır. Eğer tümörün varlığından şüphe duyulursa, direkt grafi, MR, BT gibi tetkiklere başvurulur. Vücutta başka bölgelerin etkilendiği, tutulum olup olmadığını araştırmak için PET, sintigrafi yapılabilir. Yapılan tetkiklerde tümör tespiti olursa, tümörün tipini, orijinini belirlemek amacıyla biyopsi yapılır. Bu genellikle lokal anestezi ile iğne ya da trokar biyopsisi şeklinde omurga cerrahları tarafından ya da girişimsel radyologlar tarafından yapılır. Bazı hastalarda açık biyopsi yapılır. Bu şekilde tümörün nereden kaynaklandığı ve tipi tespit edilerek, omurga kanseri için tedavi yolu belirlenir.

    Omurga Kanseri
    Omurga kanserinde tedavi yolları

    Hastalara uygulanacak cerrahi olmayan tedavilerde gözlem, radyasyon ve kemoterapi yöntemleri uygulanır. Eğer tümörler ciddi semptomlara yol açmıyorsa, agresif yayılım göstermiyorsa, genellikle MR gibi tetkiklerle takibe alınır. Kötü huylu tümörlerde kemoterapi ve radyasyon tedavilerine hassas olabilir. Bunlara karşı dikkatli şekilde bu tedaviler uygulanır.

    Omurgadan kaynaklanan tümörler tespit edilirse, hemen cerrahi tedavi uygulanması tercih edilir. Çünkü en kısa sürede kötü huylu tümörlerin kansere yol açmaması için bölgeden uzaklaştırılması gerekir. Hastada ilerleyici nörolojik kayıplar, gaita idrar kontrolünün kaybı gibi etkiler oluyorsa, yine cerrahi tedavi tercih edilir. Tümörün omurganın yapısını, dayanıklılığını bozması, omurga hareketlerine engel olması gibi etkileri bulunuyorsa, yine cerrahiye başvurulur. Cerrahi tedavi tümörün kemoterapi ve radyoterapiye hassas olmadığı durumlarda ya da bu tedavilerden yanıt olmaması halinde de uygulanabilir.

    Omurga kanserinde cerrahi tedavi seçenekleri

    Uygulanan cerrahi tedavide amaç tümörlü dokunun tamamen ya da kısmen yerinden çıkarılmasını hedefler. Buna karar veren cerrahtır. Tümörün yayılımı, iyi ya da kötü huylu olması, tedavilere hassas olması, nörolojik kayıplara yol açması, hastanın yaşam süresi gibi etkenler bunda belirleyici olur. Risk yarar oranları dikkate alınarak, tedavi seçenekleri değerlendirmeye alınır. Yapılan cerrahi girişim omurganın ön kısmından ya da arkasından, bazı durumlarda her iki taraftan yapılabilir. Hasta tedaviden sonra 3-10 gün hastanede kalır, ardından belirli süre fizik tedavi ve rehabilitasyon programına tabi tutulur. Bu evde ya da hastanede yapılabilir. Hastaların bir kısmına cerrahiden sonra kemoterapi ve radyoterapi yapılması gerekebilir. Bunlar hastaların iyileş]]>